İki dost sekiz soru

Mevlana İdris

Geçtiğimiz hafta iki yakın dostum arasında ilginç bir tivit yazışması oldu. Türkiye’nin en iyi iktisat beyinlerinden M. Ali Verçin Beyefendi ile Savunma Uzmanı Aydın Çetiner Beyefendi arasında vuku bulan ve ülke gündeminde öncelikli yere sahip bir konuda sorulan soruları ve verilen cevapları arz ediyorum:

“Sayın @aydncetiner

Yüksek nitelikli savaş silahları ve askeri strateji alanında uzman olduğunuz için, müsaadenizle size sorularım var:

Müttefikimiz ABD bize, know-how’ı çalınır diye F 35 uçaklarını vermek istemiyor.

RUSYA S 400’leri veriyor.

ABD ise sakın S 400 almayın diyor

Sorular:

1. F 35’in know-how’ı kolaylıkla çalınacak kadar basit midir?

2. S 400’ün know-how’ı çalınamayacak kadar sağlam mıdır?

3. Ya da S 400’ün know-how’ı çok kolay elde edilebilir olduğu için, başkasının çalmasının bir sakıncası mı yoktur?

4. ABD, niçin diğer RUS silahlarını

SORULAR:

1. F 35’in know-how’ı kolaylıkla çalınacak kadar basit midir?

2. S 400’ün know-how’ı çalınamayacak kadar sağlam mıdır?

3. Ya da S 400’ün know-how’ı çok kolay elde edilebilir olduğu için, başkasının çalmasının bir sakıncası mı yoktur?

4. ABD, niçin diğer RUS silahlarını göz ardı edip, sadece, S 400 için Çin, Hindistan ve Türkiye’yi yaptırımla tehdit ediyor.

5. Rusya daha S 400 teslimatlarını bitirmeden, bir üst versiyon olan

S 500 modeli hakkında niçin konuşmaya başladı?

6. a) Madem yakında S 500 üretilecek, müşteriler, niçin bekleyip bu daha gelişkin üst modeli hedeflemiyorlar? b) Müşteriler acele bir şekilde S 400’e ulaşmak istediklerine göre bir bildikleri mi var? c) Yakın dönemde bir çatışma çıkması ihtimali mi var?

7. Türkiye NATO’nun da yardımıyla S 400’lerin bütün niteliklerini paylaşsa; bu, ABD için daha iyi olmaz mı?

8.ABD gerçekte ne yapmak istiyor?

Sorular artırılabilir.

Cevapları dilerseniz burada da okumak isteriz; ya da yarınki konferansınızda, bu arada Erdoğan Trump görüşmesi de yapılmış olacağı için, detaylıca dinlemek isteriz. Saygılar.”

Bu sorulara mukabil Savunma Uzmanı/Stratejist Aydın Çetiner Beyfendinin cevapları ise şöyleydi:

Sayın @mealivercin “Yapmayı bilmek belki öyle ya da böyle mümkün olabilir ancak arkasındaki ileri teknoloji, endüstriyel ve sınai kompleks ile devasa işletme ve organizasyon gücü ile dünyaya hakim amerika var...Bu saydıklarımı da ilave ederseniz anlamı olur.

2. ve 3.sorulara cevap olarak: Yukarıda ABD için saydıklarımı dünyada ABD’den sonra yapması en mümkün ikinci ülke olarak Rusya’yı ele alın lütfen.

Üstelik soğuk savaştan beri füze yakıtı teknolojileri ve radarları ABD’den iyi idi.

4.Kendileri için abd den korkmayacakları ayrı bir dünya oluşturmasınlar diye.

5.soru: Menzil, hedef tespit, atıs ve vuruş kabiliyeti rakiplerinden çok daha üstün bir füze sistemidir S 400. Bugün var olanların en iyisini yani S400 sistemini üreten ruslar bunu daha fazla ülkeye satarak siyasi askeri ekonomik avantajlar saglamayı planlıyor. Alıcılar ise bugün var olan tehdidi bertaraf etmek icin almaya çalışıyor.

6.soru.S 500 sistemlerinin geliştirilmesi nerede ise bitti şimdi ekonomik kaynak bulup çok sayıda üretmek gerek, bunun icin varolan en iyiyi yani S400’leri çok satacaklar.

Sofistike ve etkin bir silah sistemini geliştirmek onyıllar ve milyar dolarlar gerektiriyor tabi ince bir planlamanın yanısıra «uzun vadeli stratejik öngörü de gerekli.

7. Bu füze rus malı onun dünyasına ait, abd kendi dünyasının ürünlerini kullanan kendi sözünü dinleyen müttefikler istiyor. Bu hangi dünyaya ait olacağımıza bağlı.

Abd için daha iyi olmaz zira biz onlarin yerine abd milli menfaatlerini tarif edersek bu kabul görmez. Zaman zaman bunu yapıyoruz, hatta başkanları ve bazi politika yapıcıları hatalı buluyoruz..ama bize göre.

8. ABD kendi milli menfaatleri çerçevesinde bizi kaybetmemek için uğraş veriyor. Onlara göre iyi olan ile bize göre iyi olanı aynılaştırmaya çalışıyor…”

Böyleyken böyle işte.

Geçmiş olsun uzuyoruz

İnsanlık tarihinin kalıntılarına şöyle bir bakınca eski insanların günümüzdekilere kıyasla çok uzun oldukları konusunda hemfikiriz. Adem AS’ın yaklaşık 30 metre olduğu rivayeti ve Yuşa as kabrinin boyu kafa kaşıttırıyor. Neden kısaldık mevzusundan ziyade neden uzuyoruz diye soracağım. Şimdi bir çocuk ortalama 12 yaşlarına geldiğinde ebeveynlerinin boylarını geçiyor. Annesinin babasının boyunu geçen bu çocukların çocukları olduğunu ve onların da ebeveynlerinin boylarını geçtiğini düşünün. Yoksa insanlık başa mı sarıyor? Şimdiden cami kapılarını uzun yapmakta fayda var maazallah torunlarımız kapıdan sığmıyorum diye bahanelerle gelmesinler.

İyilikleri çoğaltmaktan başka çaremiz yok, amacımız da olmamalı.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.