Seçimin bittiğini unuttuk…

Mikdat Karaalioğlu

Siyasetle dolu hayatımız, arzuladığımız geleceğin, yakını olduğumuz dünya görüşünün iktidara gelmesiyle mümkün olacağı gibi bir yanılgıyı barındırıyor. Oysa Türkiye’nin sorunları, beklentileri ve potansiyelleri farklı dünya görüşlerinin tek başına karşılayamacağı kadar geniş ve çok boyutlu. Bu karmaşa karşısında biraz da kendimizi caresiz hissettiğimiz için siyasete sarılıyoruz.

Aylar öncesinden konsantre olduğumuz belediye seçimlerine, üzerinden aylar geçmesine rağmen doğurduğu ya da doğuracağını umduğumuz sonuçları nedeniyle dikkat kesilmiş vaziyetteyiz. Siyasetin her şeye değiştirmeyi muktedir olduğuna dair inancımız nedeniyle hala yoğun bir şekilde gündemi seçim bağlamından değerlendirmekten kurtulamadık.

Oysa, yine hemen hemen bu seçimler ve ertesi dönemlerine paralel olarak konuşmamız ve çözmemiz gereken gerçek konular hakkında eğitim ve yargı reformları hazırlandı.

Siyasetle dünyayı değiştirmeye şartlı zihinlerimiz, kurumsal anlamda ciddi dönüşümlere vesile olabilecek Eğitim 2023 Vizyonu ile Yargı Reformu Stratejisi projelerinin potansiyelini yeterince kavrayamadı. Bu reformlar kendi alanlarında bir dönüşüm projesi algılamak yerine, iktidar tarafından sunulan “siyasi metinler“ gibi tartışılarak içeriklerine haksızlık yapıldı. Aynı kaderi paylaşma tehlikesini yaşayın son gelişme ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından kamuoyuna sunulan 2023 Sanayi ve Teknoloji Vizyonu.

Kamuoyunun, toplumsal dinamizmin ana merkezinde olan bu üç konuda (hukuk, teknoloji, eğitim) konuşulması gereken o denli çok alan var ki, siyaset tartışmaya vaktimiz bile olmaması gerekiyor.

***

Hukuk reformlarını sadece Adalet Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmek zorunda olan yasal düzenlemeler olarak düşünüyorsak, bir hukuk devleti hakkında hiç bir fikrimiz yok demektir. Devlet aktörlerden sadece bir tanesi, en iyi ihtimalle diğer aktörlerle ancak eş değer öneme sahip. Üniversiteler, barolar, araştırma kuruluşları medya ve elbette bireyler hukuk devleti olma konusunda, bunu başarmış ülkelerde olduğu kadar performans sergileyemiyorsa arzuladığımız sonucu alamayacağımız ortadır.

Yargı paketinin bir bölümü meclisin onayına sunuldu. Umarım kazası belasız bir uzlaşma sağlanır. Tasarının içinde bulunan hukuk fakültesinin beş yıla çıkarılması ve hukuk mesleklerine giriş sınavlarının getirilmesi bile bu alanda tek başına kurumsal bir dönüşümü tetikliyecek potansiyel taşıyor. Kuvvetle muhtemeldir ki biz tasarının bu maddesinden daha ziyade, 15 yıllık avukatlara yeşil pasaport alma imkanı tanıyan daha magazinel taraflarını tartışacağız.

Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyonu ise, eğitimde hem zihinsel hem de kurumsal değişimi öngören bir gelecek tasarımı. Vizyonla igili olarak her gün yeni bir uygulamaya yeni bir projeye şahit oluyoruz. Belki reklamın iyisi kötüsü olmaz diye de sevinmek lazım ancak dünyanın en yenilikçi eğitim projelerinden biri olan 2023 Eğitim Vizyonu Türkiye kamuoyunda geniş kesimlerin gündemine, ancak iki yalan haberle girmeyi başarabildi. Birincisi matematik dersi seçmeli oluyor/kaldırılıyor palavrası, ikincisi ise Mahmut Tuncer’in resminin ve sözlerinin bulunduğu bir ders kitabının okullarda okutulduğu yalanı.

***

Kamuoyu projeye her ne kadar hakettiği ilgiyi göstermediyse de projenin kararlı bir şekilde uygulanıyor olması ise olayın sevindirici yönlendirinden biri. Kurumsal dönüşümlerde tüm aktörleri sürece dahil etme konusunda zorluklar yaşanan ülkemizde MEB’in 2023 Eğitim Vizyonu’un uygulanmasında yaptığı tecrübeleri dikkatle izlemek gerekiyor.

Son olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından açıklanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Vizyonu’ndan bahsetmek gerek . Bakanlığın sayfasında geniş bir biçimde yayımlanan bu metne yazımda yer kalmadığı için ayrıntılı olarak değinemeyeceğim. Ancak dijital gelişmelerle ile ilgili herkes taktir edecektir ki dünyadaki trendlerin farkında, Türkiye’nin imkan ve potansiyellerin bu rekabetteki yeri ve önemin kavramış heyecan verici bir metin.

Aslında önümüzde, önem ve aciliyet sırasına göre (bu sıralama herkese göre değişebilir) hukuk, eğitim ve teknoloji çok önemli meydan okumalar bulunuyor. Yeterki zihinlerimizi biraz siyasetten sıyıralım, Türkiye’nin bu meydan okumalara cevap verecek potansiyeli ve insan kaynağı var.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.