İçeriksiz, kalitesiz, fikirsiz ama gürültülü...

Mustafa Karaalioğlu

Hemen her olayda yumrukların sıkılması ve bir gerilim hattı oluşması artık tabii bir haldir. Sadece İsrail’in Gazze işgali veya bir öncesine gidelim Rusya’nın Ukrayna işgalinde değil, son haftalarda art arda verdiğimiz şehitlerin ardından yapılan tartışma bile buna işaret eder. Krize de gerilime de müptelayız.

Gerilim yaşamadan bir meselede taraf olmak yahut görüş ifade etmek tabiatımıza uygun değildir. Siyasi faydası olmayacaksa veya siyasi rakiplere zarar vermeyecekse konuşmanın lüzumu dahi yoktur…

Büyük, ağır ve iddialı laflar söylendikten sonra hiçbir netice alınmaması; tartışmadan geriye sadra şifa bir cümle dahi kalmaması ve aynı konu yeniden gündeme geldiğinde sıfırdan başlanması bundandır.

Tartışmanın içeriğiyle değil, bizatihi tartışmayla ilgili toplumların hali böyledir. Kabul edelim biz bu toplumların en başında geliyor olabiliriz.

Görüş farklılığıyla kutuplaşma arasındaki çizgi ince değil bir hayli belirgindir. Hararetli tartışmak illa gerilim yaratmaz. Ne var ki tartışmanın, konuşmanın, fikir mücadelesi yapmanın ahlakından bihaber toplumlarda gerilim zaten herhangi bir mesainin mutlak hedefidir. Siyasi tartışmalardan medyaya, artık pek izine rastlanmasa da akademik tartışmalardan sokağa kadar usul, üslup, hedef aynıdır: Mat etmek, köşeye sıkıştırmak, had bildirmek.

Böyle tartışmalardan en ağır yaftalar çıkar: Hain, ajan, terörist…

Dolayısıyla, son şehit haberinin ardından bir parti başkanını neredeyse bütün partileri böyle bir paranteze mahkum etmesi, gerilime ve ithama zaten pek müsait zihin yapısı için anlaşılmaz değildir. Başka ne söyleyecekti de dikkat çekecekti ki? Ayrıca, sükunet çağrısı yapsa gerilim hattının kendi tarafından takdir mi görecekti?

Ya da bir yandan ithalat ve ihracatı muntazaman sürdüren Türkiye’nin aslında Gazze için bütün dünyada dertlenen tek ülke olduğunu; bunun aksini düşünen ve bilhassa söyleyenlerin ise tabiatı gereği İsrail muhibbi olduğunu ilan edenler başka hangi fikirle sesini duyurabilir. Gerilim artıyor veya Gazze üzerinden bile kutuplaşma yaşanıyor, kimin umurunda. Tıpkı, İstanbul’da yapılan Gazze mitinginden sonra, İsrail katliamı konuşulacağına ve Gazze’de ölen çocuklarla dertlenileceğine, günlerce hilafet tartışmasına mahkum olmak gibi. Herkesin kınadığını kınamakta fayda olmadığı için “içerideki düşman”a eldeki bütün imkanlarla ve bunu gerçekte hiç olmayan hilafet bayrağıyla yapmanın sunduğu imkan harcanamazdı.

Harcanmadı…

Gerilim ve kutuplaşmadan tabiatı gereği önce iktidar sorumludur. Bu işi çok sevdikleri de malumdur.

Hatta sadece propaganda aracı değil, bunun düpedüz bir siyaset yapma biçimi haline getirdikleri de aşikardır. Ama gerilim ve kutuplaşmanın işe yaraması, böyle taktiklerin her defasında kolaylıkla tedavüle girmesi gösteriyor ki iktidar karşıtı blok/muhalefet de bu tablonun sorumluluğuna ortaktır. Biraz eksik biraz fazla…

İçeriksiz, kalitesiz, fikirsiz ama okkalı, gürültülü, itham ve empatiden nasipsiz tartışmalar ülkenin ortak karakteri haline gelmiştir. Kutuplaşma ve gerilimden şikayet ise soğukkanlılık ya da efendilik değil, acizlik alameti olmuştur.

Dünyayı Türkiye’den ibaret zanneden, bilgi, rakam, istatistik cahili ve gerektiğinde -ki çoğu kazan gerekir- bunların hepsini çarpıtmaya hazır bir zihin ülkeyi avara kasnak laflarla oradan oraya sürüklüyor. Herkes de peşinden koşuyor… Gelin görün ki, toplasan, elekten geçirsen topu topu iki satırdan ibaret işe yarar malumat çıkmayacak tartışmalar ve o tartışmaların ürettiği kamplar ülkede iktidarı ve gelecek on yılları belirliyor. Kutuplaşma ve kutuplaştırma, bu yüzden faydalı ve vazgeçilmez bir mesaidir.

Eğer ülkede bir gün toz bulutu inerse hepimizi en ziyade meşgul edecek mesele de bu yanlış, maksatlı, kuraldan ve tutarlılıktan mahrum konuşma düzenini değiştirmek olacaktır. Tabii eğer o gün bir başkası çıkıp “Bu faydalı imkandan biraz da biz istifade edelim” diye tutturmazsa…

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (49)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.