Seçmen tercihini anlamak

Mustafa Karaalioğlu

İktidar blokunun bir süredir oy kaybetmekte olduğu ve gerilediği anlaşılıyor. Anketlere güven yüksek olmasa da kamuoyu araştırmalarının genel gidişat konusunda verdiği bilgilere belirli ölçüde itimat var ve bu da hem AK Parti’nin hem de MHP’nin oylarında erime olduğunu anlatmaya yetiyor. Buna mukabil Millet ittifakının oylarını artırdığını ve ayrıca yeni kurulan Gelecek Partisi ve DEVA iye Saadet Partisi’nin de Cumhur ittifakından çözülen oyların bir kısmını almakta olduğu da anlaşılıyor. Rakamlar konusunda isabet kolay değil ama bloklar arasındaki değişim gözlemlenebiliyor.

Ekonomi kötü, dış politika belirsiz ve hukuk, sosyal hayat gibi alanlar da gerilim içinde olduğu için iktidarın oy kaybını izah etmek de kolaydır. Bazı kesimlerin izah etmekte zorlandığı şey ise nasıl olur da AK Parti’nin hala birinci parti olduğu veya oylarını yüzde 30’un üzerinde tutabildiğidir. Sanılanın aksine bu da izahı kolay bir durumdur.

Öncelikle, bilinmesinde fayda var; AK Parti seçmeni sanılanın aksine makarnaya, kömüre oy veren seçmen değildir. Muhafazakar kitle güçlü bir tarihsel duygu taşır ve inançları ekseninde aidiyeti son derece güçlüdür. Ekonomik tablonun kriz içinde olmasından dolayı elbette mağdur ve tedirgindir ama oy verme tercihinde tek kriter bu değildir. Desteklediği partiye defalarca kredi açacak kadar ideolojik tutuma sahiptir. Hatasıyla sevabıyla partilerini destekliyorlar. AK Parti ve Erdoğan yirmi yıldır bu kitlenin geleneksel olarak sahip olduğu; bir anlamda genetik miras olarak nesilden nesile aktardığı duyguyu en iyi temsil eden parti ve liderdir. Erdoğan’ın anlatısı, seçmeni olmayan kesimleri etkilemese de sadik kitlesi için değerlidir ve esasen o insanlar bu anlatının bir parçasıdır. İnanç hürriyeti, tarihe yaklaşımı, dünyayla ilişkilerdeki restçi tavır vesaire muhafazakar geleneğin kolaylıkla uyum sağladığı bir politika setidir. Bugüne kadar birçok sağ/muhafazakar lider de bunları işlemiştir ama en başarılısı Erdoğan olmuştur. Tabanının gözünde Erdoğan dindarların hayatını kolaylaştıran, önlerini açan ve bunu en zor şartta yapma kararlılığına sahip bir liderdir. Yani, seçmeni nezdinde sahici ve güvenilirdir. Aksi olsa bu kadar çok seçim kazanamazdı. Bu noktada, Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çıkışının veya Davutoğlu gibi muhafazakar bir lider ile Babacan ve Karamollaoğlu’nun tutumlarının “kazanım” kaygısı taşıyan kitlelere verdikleri mesajlar da bir ölçüde etki sağlıyor ama sosyopolitik süreçler hızlı sonuç üretmiyor. Parti ile seçmen sarasındaki güven ilişkisi zaman istiyor.

AK Parti’nin sadık seçmen kitlesi hala yerinde duruyor çünkü hem daha güvenilir bir alternatif görmüyorlar hem de Erdoğan’a açtıkları kredi tükenmiş değildir. Öte yandan, AK Parti, tek başına yüzde 50’lere ulaşmışken, hala birinci parti olmakla birlikte bugün yüzde 30 bandına kadar gerilemesinin gerekçesi de burada yatıyor. AK Parti’nin ikinci halka seçmeni diyebileceğimiz merkez sağ ve yine bir ölçüde muhafazakar değerlere sahip kitleler için geleneksel anlatı kadar ekonomi, hukuk ve son dönemde yaşanan yolsuzluk/yozlaşma gibi gelişmeler de belirleyicidir. Onlar hatasıyla sevabıyla destek vermiyorlar.

Hangi partiden olursa olsun seçmeni küçümsemek, tercihlerini değersizleştirmek kadar yanlış bir analiz olamaz. Bazılarının hatalı isimlendirmeyle “fanatik” diye tanımladığı seçmen, iktidar blokunda olduğu kadar muhalefette de vardır; bunu da akıldan çıkarmayalım.

İki gelenek; yani, sağ/muhafazakar ve sol/laik bloklar boşuna değildir. Son yıllardaki gerilim hariç, anlamlı ve kıymetlidir. Her iki kesimin vazgeçilemez ve zaman içinde oturmuş değerleri vardır ve demokrasinin iyi işlediği yıllarda bunlar verimli de olmuştur. Laik gelenek de muhafazakar gelenek de herkes için fayda üretmiştir. Dolayısıyla, bu iki ana akımın parti ve lider tercihlerini küçümsemek, anlamakta zorlanmak yanlış olur. En başta, bugününü ve geleceğin Türkiye’sini anlama zorluğu yaratır.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (63)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.