NATO bitti mi?

Mustafa Morgil

Ünlü Fransız ekonomist, düşünür Jacques Attali geçtiğimiz günlerde NATO’nun artık işlevsiz kaldığını, ABD’nin artık Avrupa’yı korumayacağını ve bir Avrupa ordusu kurulması gerektiğini söyledi. Attali önemli bir isim. Kendisi daha önce Fransa Cumhurbaşkanı Mitterrand’ın danışmanı idi. Aynı şekilde şu anki Cumhurbaşkanı Macron’un da akıl hocası.

Zaten Macron da daha sonra benzer bir açıklama yaparak NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini ifade etti ve bir Avrupa ordusu fikrini yeniden dile getirdi.

Avrupa’da Fransa’nın başının çektiği bir “Amerika’dan bağımsız olma” damarı her zaman vardı. Fransa her daim İngiltere ile beraber anglo-saxon dünyaya mesafeli durmuştur. Daha önce de Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle İngiltere’nin AB üyeliğini veto etmişti.

Aynı Fransa 2008’e kadar NATO’nun askeri kanadında da yoktu. 1966’da NATO’nun askeri kanadından çıkmış ve tüm NATO güçlerinin Fransız topraklarını terk etmesini istemişti.

Dolayısıyla Fransa’nın görüşleri yeni değil ama ne kadar taraftar bulacak ve ne kadar doğru işte orası sorulması gereken soru. NATO’nun dağılması, Avrupa’da siyasi belirsizliklerin oluşması ülkemizi de siyasi-ekonomik olarak etkileyeceği için bu konuya değinmek istedik.

Her şeyden önce NATO’nun bittiği görüşüne katılmıyoruz. Zira NATO halen batı bloğunun nerede ise yegâne askeri gücüdür. Tüm Kıta Avrupası’nda, eski doğu bloku ülkelerinde -ki bunlardan çoğu zaten NATO üyesi- örgütlü durumdadır. Üsleri vardır. Oralardaki NATO bayrağı o ülkeler için bir güvencedir. Gerçekten de kurulduğu günden bugüne hiçbir NATO ülkesinin toprağı işgal edilememiş, hatta Arjantin’in Falkland saldırısı hariç başka bir ülkenin taarruzuna bile uğramamıştır. Zaten Falkland’dan da Arjantin ordusu iki ayda çıkarılmıştı.

Kaldı ki NATO’yu sadece askeri bir örgüt olarak da görmek yanlış olacaktır. Zira ki bu örgütün siyasi kanadı ve üyesi ülkelerdeki ağırlığı azımsanmayacak derecededir. Batı bloğunun çoğulcu demokrasi, serbest Pazar ekonomisi gibi değerlerinin bir yerde bekçisi konumundadır. NATO üyesi orduların üst düzey komutanları arasında birçok NATO’da eğitim görmüş personel bulunur.

Hatırlarsınız NATO’nun bulunduğu ülkelerdeki siyasi ağırlığının Gladio ve benzeri örgütler aracılığı ile adeta bir derin devlet seviyesinde olduğu eskiden beri söylenir. Macron’un Avrupa ordusu ısrarı ile Fransa’daki sarı yelekliler isyanları arasında bir bağlantı olduğu da… Biz sütunumuzda komplo teorilerine yer vermediğimiz için bu noktaları geçiyoruz.

Gelelim Fransa’nın bu NATO karşıtı fikirlerinin ne kadar taraftar bulacağına… Macron, NATO öldü der demez ilk yanıt Polonya cumhurbaşkanından geldi. Kendisi ülkelerinin Rusya’ya karşı askeri güvencesinin NATO ve dolayısı ile ABD olduğunu, NATO’suz bir Avrupa’da Polonya başta olmak üzere birçok ülkenin korumasız kalacağını söyledi. Zaten eski Doğu bloku ülkelerinde müthiş bir ABD hayranlığı ve sevgisi vardır. SSBC boyunduruğundan kendilerini ABD’nin kurtardıklarına inandıkları için ABD ile gönül bağları kuvvetlidir.

Daha önemli bir tepki ise Almanya’dan geldi. Şansölye Merkel de Macron’un fikirlerine karşı bir açıklamada bulunarak NATO’nun Avrupa güvenliğinin temeli olduğunu söyledi. Merkel ayrıca Türkiye’nin de zor bir müttefik olmasına rağmen NATO içinde kalmasının gerektiğini vurguladı. Almanya, Avrupa’nın ekonomik süper gücü olduğu için onun konumu çok önemlidir. Takipçisi Fransa’dan fazla olacaktır.

Bizce benzer bir durum ülkemiz için de geçerlidir. Aşırı sol hariç Türkiye’de hiçbir siyasi görüş NATO üyeliğini sorgulamamıştır. Son yıllarda Avrupa ve ABD ile birçok konuda anlaşamamamıza rağmen NATO üyeliği resmi ağızlarda hiçbir zaman tartışılmaya açılmamıştır. Ülkemizdeki NATO varlığı bu süreçte hiç kısıtlanmamıştır bile.

Bu yazının konusu değil ama kısaca değinmekte fayda var. Fransa ile Almanya arasında Brexit konusunda da anlaşmazlık var. Fransa, İngiltere’ye çok fazla erteleme ve taviz verilmemesini, İngiltere’nin AB’den çıkacaksa bir an önce çıkmasını; Almanya ise sonuna kadar İngiltere’nin masada kalmasını, pazarlık yapılmasını savunuyor.

NATO konusunda ilginç bir ayrıntı ise İttifak’ın omurgası olan ABD’den gelen bazı açıklamalar. Başkan Trump birkaç defa NATO’nun neredeyse tüm mali yükünü ABD’nin çektiğini ve üye ülkelerin daha fazla mali katkı yapmalarını istedi. Ama karıştırmayalım, İttifak’ı dağıtalım gibi net bir ifadesi olmadı.

Özetlersek NATO bitmiş değildir. Askeri, siyasi gücü ile halen ayaktadır. Onun ortadan kalkması için kurulmasına neden olan şartlar gibi (II. Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş) şartların oluşması gerekir ki şu an için ufukta görünmemektedir. Bu tarz tarihi ittifaklar çok büyük tarihi çalkantıların sonunda ortaya çıkar ya da yıkılırlar, bazı ülke devlet başkanlarının iç siyasete yönelik demeçleri ile değil.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (7)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.