Game Over!

Oğuz Demir

Benim ilk gençlik dönemimde atari salonları vardı. Aranızda hatırlayanlar vardır. Bu ayakta oyun oynanan makinelerle dolu salonlardan bahsediyorum.

Arada bir okulu da kırar arkadaşlarla bu atari salonlarına giderdik. O günkü harçlıklarla üç-dört oyunluk jetonu ancak alır oynamaya başlardık. İki kişilik oyunlardı genelde, bugünkü kadar gelişmiş oyunlar yoktu. Bazen basketbol oyunu, bazen bir kavga oyunu. En ünlüsü de “Street Fighter” adı verilen bir oyundu.

Bilenler bilir, bilmeyenler için kısaca anlatayım.

Bu iki kişilik kavga oyununda, oyunda seçtiğiniz dövüşçünüz ile arkadaşınızın seçtiği karakteri nakavt etmeye çalışırdınız. Her oyuncunun ekranda altta bir durum göstergesi vardı ve her darbede karşı tarafın göstergesi sıfıra doğru giderdi. Göstergesi önce sıfırlanan oyunu kaybederdi.

Böyle grup halinde oynamaya gittiğimizde, grubun içinde mutlaka kaybetmekten nefret eden biri hep çıkardı. Kazanırken pis pis yüzünüze sırıtan bu arkadaşımız, oyunda kaybetmeye başladığında yani göstergesi sıfıra doğru yaklaştığında panik halinde bütün tuşlara aynı anda basarak kendini nafile bir çabayla kurtarmaya çalışırdı.

Türkiye’de de hayat bir süredir bu oyuna benziyor. Siyasetçilerin kollar ve butonlarla kavga ettiği, biz vatandaşların da oyun karakteri olarak içinde gerçekten yaşadığımız bir oyun.

Ancak maalesef hayatlarımız bir oyun değil ve oradaki her tuşa basıldığında, darbe alıyoruz ve canımız gerçekten yanıyor.

Son dönemde oyunun bir tarafının attığı tüm adımlar da işte acaba bütün tuşlara basarak kurtulur muyum bu kayıptan diyen o arkadaşa benziyor.

Ve bu oyuncu tüm butonlara panikle bastıkça, bizim canımız daha çok acıyor.

***

Geçtiğimiz hafta yayınlanan turizm tanıtım filmini hatırlasanıza. Gerçekten böylesi bir filmin gösterime girmesi sadece beceriksizlikle açıklanabilecek bir durum mu? Vatandaşın verdiği tepki ile apar topar kaldırılması ise bir başka panik durumu değil mi?

Bakanların hemen hemen her icraatlarında attıkları adımların vatandaş tarafından artık kuşkuyla izlenmesi, birçok adımın geri tepmesi de bunun örneği değil mi?

Ya da son dönemde sık sık yaşadığımız verilen kararların bir türlü anlaşılamaması ve sonrasında da jet hızıyla değiştirilmesi örnekleri saymakla bitecek gibi değil.

***

Şimdi yine benzer bir durumu tam kapanma (!) ve kademeli açılma (!) ile ilgili yaşıyoruz. Normalde bugün kabine toplantısı sonrasında açıklanması beklenen genelge vatandaşın baskısıyla bir gün öne çekildi. 1 Haziran’a kadar “tam kapanma” öncesi şartlara geri dönüleceği ifade edildi. Bir yıldır belirsizlikle boğuşan 1,2 milyon esnafa da tarih olarak 1 Haziran gösterildi.

Sizce böyle kalır mı? Benim tahminim kabine toplantısından sonra değişeceği yönünde. Umarım da değişir ve esnaf durumu kurtaramayacak olsa da en azından yeniden umutlanmaya başlayabilir.

***

Konu bu değildi, özür dilerim. Konu street fighter ve oyunda panikle tüm butonlara aynı anda basan arkadaşımızdı. Yıllarca oyun oynadığımız bu arkadaşlarımızla ilgili deneyimim hep şu oldu.

O panikle butonlara bastıkça daha hızlı oyunu kaybettiler.

Biz sakin bir şekilde oyuna devam ederken onların ekranlarında ise bir noktadan sonra iki kelime belirirdi.

Game Over!

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (8)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.