12 Eylül-28 Şubat

Şenol Kaluç

Sabah akşam bir kesim sürekli olarak 28 Şubat hakkında değerlendirmelerde bulunarak sanki bir şeyleri saklamaya çalışıyor. “Şöyle oldu, böyle oldu, bacılarımıza bu yapıldı vs. vs.” Halbuki aynı dönemde ve öncesinde de bu ülkede toplumun farklı kesimlerine sistemin tüm gücü kullanılarak büyük acılar yaşatılmıştı. Yani kimse mağdurlukta kimse tek başına değildi… 

***

1977 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarında göstericilere kurşun sıkılması ve 37 kişinin hayatını kaybetmesi ile başlayan kanlı olaylar silsilesi Maraş, Sivas ve Çorum Katliamları ile zirve yapmış, bu süreçte tarihe geçen Bahçelievler katliamı, gazeteci Abdi İpekçi, MHP Genel Başkan yardımcısı Gün Sazak, MHP İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlıoğlu vb. birçok cinayet işlenmiş, olaylar ancak 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi ile sona ermişti.  

Sonrasında ortaya çıkan tablo ise en az öncesi kadar korkunçtu. Ve ordu koca bir halkın üstünden adeta tank paletleri ile geçmişti. T24’ün haberinden (https://t24.com.tr/haber/iste-12-eylul-darbesinin-kanli-bilancosu,296166) bazı rakamları paylaşacak olursam: 44 Milyonluk ülkemizde gözaltına alınan kişi sayısı 650 bin, fişlenen: 1.683.000, açılan dava sayısı: 210.000 civarındaydı.          

14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarılmış, 388 bin kişiye pasaport verilmemiş, 23.700 derneğin kapısına kilit vurulmuş, 1990 yılına kadar 52 bin kişi cezaevlerinde hükümlü-tutuklu kalmıştı.       

O günlerde 171 kişi işkence sonucu öldürülüş, işkence iddiaları nedeniyle 9.962 soruşturma veya dava açılmış (1982-1988 arası)… 7 Bin kişi idamla yargılanmış, 517 kişiye idam cezası verilmiş. “Bir sağdan bir soldan asıyorduk” derken, 18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü ismin cezası infaz edilmişti. 

Yine 1980 – 1985 yılları arasında: 22.912 kişiye 0-1 yıl, 10.784 kişiye 1-5 yıl, 6.186 kişiye 5-10 yıl, 2.396 kişiye 10-20 yıl, 939 kişiye 20 yılın üzerinde ceza verildi. 630 kişiye müebbet hapis cezası verildi. 

Diyarbakır Cezaevinde işkencelerle beslenip büyütülen PKK ve terörünü de 12 Eylül’ün faturasının sahiplerine yazmak sanırım yanlış olmaz. 

Rakamlarla kafa şişirmeyelim ama keşke o gün yaşananları büyüklerimiz kafalarındaki rezervleri kaldırarak bizlerle paylaşsalardı da öğrenseydik. Ama maalesef bu konuda hiç umudum yok çünkü herkes kendi mahallesini koruma derdiyle gerçekleri saptırmaktan, en azından bilinmesi gerekenleri ketumca kamuoyundan saklamaktan çekinmiyor ve artık anlatacak da pek kimse yok gibi. 

Maraş Katliamı başlı başına bir felaketken İslami camianın vicdan sahibi olarak bildiğimiz ve pek çok kimsenin örnek aldığı usta bir kaleminin yaşananları kahvehane sohbeti düzeyine indirip amcaoğlu hikayesi ile olayları açıklama kolaycılığına kaçtığında onun adına yaşadığım utancı hiçbir zaman unutmayacağım. 

“Bizim bir akraba o zamanlar morgda çalışıyordu, bana dedi ki ölenlerin çoğu sünnetsizdi!”… 

***

Günümüze gelecek olursak, 28 Şubat güzellemesi yapanlar nedense bana bu önemli ismin tespitini hatırlatıyorlar. O gün yaşananların kanlı canlı şahitleri hala hayatta. O gün başörtüsü başından çekilip alınan, kapılardan geri çevrilen, okuyabilmek için yurtdışına gidenlerin, öğretmenlikten memurluğa indirilenlerin, atılanların çoğu hayatta. Ama o gün bu zulme ortak olan ve en önde koşan kendi mahallelerinin ikiyüzlülerinden kimsenin hesap sorduğu yok. 

Daha fazla yazmak istemiyorum çünkü sabah akşam her şeyi CaHaPe diyerek açıklayan bir zihin dünyasına bir şeyleri anlatmanın mümkün olduğunu pek sanmıyorum.  

Çünkü öyle bir ihtimal için önce içerdeki çürük yumurtaların insan içine çıkamayacak hale getirilmesi gerekirdi ama ne hikmetse 1000 yıl sürecek denilen sürecin mimarlarının en büyük yardımcısı olan muhafazakâr-milliyetçi omurgasız büyükleri(?) hala ya görevleri başında ya da daha da yükseltilerek onurlandırıldılar. 

Hep şunu merak etmişimdir, bu isimler sağda solda her 28 Şubat’ta ortaya çıkıp timsah göz yaşları dökerken mağdurlarından biri bile çıkıp niçin geçmiş günahlarını yüzlerine vur(a)maz? Ben biliyorum ki bazıları bugün birlikte teşriki mesai yapıyorlar… 

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (15)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.