Siz demokratikleşme istediniz mi ki Erdoğan’dan şikayetçisiniz!..

Şenol Kaluç

Türkiye çok tuhaf bir ülke, sevgimizin de nefretimizin de sınırı yok. Hele iş siyasete-spora geldi mi sınır tanımıyoruz. Hakikatler bir anda ilgi alanımız dışına çıkıyor.

Uzun Ak Parti iktidarı yıllarında, karşılıklı taarruzların bir sonucu olarak toplum bu manada ciddi anlamda zihnen sakatlandı. 2002 öncesi siyasal yaşamında da çatlaklar vardı ama en azından merkez siyaset bu denli birbirinden uzaklaşmamıştı. Şimdi ise ya bizdensin ya onlardansın diye siyah-beyaz bir hat çiziyoruz.

Başından beri bu hattın dışında kalmaya çalışanlar ise bugünlerde memlekette ne kadar sorun, sıkıntı varsa ana sebebiymiş gibi her iki tarafça da ezilmeye çalışılıp, susturulmaya çalışılıyor. AKP’nin ilk yıllarında siyaset yapan ve ileride iktidarın deyimi ile “trenden inenler” ile “yetmez ama evetçiler” sürekli bir saldırı altında.

Biraz geriye çekilip olanları hatırlarsak; Ak Parti ilk yıllarında ABD desteği ve AB çapasının peşinde demokratikleşme hamleleri yapmaya çalışırken, bugün iktidarın diktasından şikâyet eden çevreler korkunç bir AB karşıtlığı sergiliyordu. Kopenhag ve Amsterdam kriterlerini kendi vatandaşlarından esirgeyen, bilerek-bilmeyerek statükocu-vesayetçi güç odakları ile işbirliğine girerek sürekli birilerini göreve davet eden ve olumlu her adıma sekte vurmaya çalışan bu kitleler bugün -şikayet ettikleri- otoriterleşme sürecine hiçbir katkı vermemiş gibi “biz demiştik”çilik oynuyor.

Bir kere siz gerçekten demokrasi isteseydiniz ve AB çapası etrafındaki gelişmeleri engellemeye çalışmak yerine daha ilerisini istemiş olsa idiniz, bugün o çok şikayet edilen geniş halk kitleleri Ak Parti ve Erdoğan etrafında bu denli kenetlenmezdi. Halkın 7 Haziran seçimlerinde verdiği mesajı bile yanlış anlayıp bugünkü duruma sizler sebep oldunuz. Ne eski Ak Partililer ne de “Yetmez ama Evet’çiler” bu konuda ortada bir suç varsa sizin kadar suçlu değiller.

Bir de “Seni Başkan yaptırmayacağız!” diyenler vardı! Şimdi ne düşünüyorlar acaba? Hendeğe düşmek yerine demokratik bir başkanlık için çabalasalardı bugünkü resim ortaya çıkar mıydı?

Ve maalesef bugün hala muhalefeti idare eden kadrolar “biz demiştik”çilik oynamaktan ve de iktidarın düşmesi için ortada bir değil onlarca sebep varken hala ciddi anlamda iktidar alternatifi olamıyor ve suç aleminin bir üyesinin söyleyecekleri kadar bile ilgi çekemiyorlarsa şapkalarını önlerine alıp düşünmeleri gerekiyor.

Ama nerde!..

Ak Partinin ilk yıllarında görev yapmış siyasetçi Reha Çamuroğlu’nun geçen hafta Twitter’daki açıklamasına gelen cevaplar muhalefetin bir kesiminin akli ve mantıki tutarlılığı tamamen kaybettiğini gösteriyor. Önemli gördüğüm için Çamuroğlu’nun paylaşımlarını aynen aşağı eklemek istiyor ve siz değerli okuyucularımızı da düşünmeye davet ediyorum: https://twitter.com/RehaCamuroglu/status/1434089834906365958

“Bu tartışmaya girmeyeyim diyorum ama el insaf! Zorluyorlar. “Bugünkü durumdan eski bir AKP’li olarak siz de sorumlusunuz” diyenlere baktığımda bu insanların en ufak mantık sahibi olmadıklarını görüyorum.

1) 2002’nin Ak Partisi ile bugünkü AKP’nin ne savunduğu siyaset ve ne de kadroları bakımından bir alakası kalmamıştır.

2) O arada ülkenin rejimi değişmiştir farkında mısınız? Ve o rejim değişirken mesela karşı çıkıp çıkmadığımızın farkında mısınız?

3) Türkiye’de İslamcılığın yolunu açan 12 Eylül’ün bunu “Kemalizm” adına yaptığının farkında mısınız? Mesela 12 Eylül’de TSK’da teğmen, yüzbaşı, albay olanların bugünlerden sorumlu olduğunu mu söylemeliyiz?

4) “Kahrolsun Batı!” diyerek “Atatürkçülük” oynayanlar, Atatürk’ün “muasır medeniyet” derken Çin’i kastettiğini mi zannediyorlar?

5) Muhalif olup seçmene gidip oy isteyecek olanlar bu ülke nüfusunun büyük bir çoğunluğunun en az bir kez AKP’ye oy vermiş olduğunun farkındalar mı? Kimlerin oylarıyla iktidarı değiştireceksiniz? Seçimler dışında bir yol mu biliyorsunuz?

6) 367 gibi ucube kararlar alındığında sizler Baykal CHP’si ile birlikte alkışlar tutarken bugünlerde hiç mi sorumluluğunuz olduğunu düşünmüyorsunuz?

2002-2011 arasında çılgınlar gibi AB karşıtlığı içindeydiniz, ne oldu da bugün AİHM’yi keşfettiniz. Ama iyi hakaret ediyorsunuz doğrusu aferin size!

O zamanlar Ak Parti bir kitle partisi idi ve bizler de o zamanki çizgisinin Türkiye için yararlı olacağını düşündük, katıldık. Söylediklerimizden, verdiğimiz yahut vermediğimiz oylardan, yaptıklarımızdan sorumluyuz.

Son olarak şunu yazayım, “Siz İslamcı bir partinin bugünlere geleceğini göremediniz mi?” gibi bir itiraz geliyor sık sık. Birincisi tekrar yazayım “İslamcılık” tek bir politik çizgiye tekabül etmez. İkincisi bu görmek yahut görmemek meselesi değil.

Elbette bugünlere teşne insanları o zaman da gördük, şimdi de görüyoruz. Anlaması çok mu zor parti içinde farklı görüş ve gruplaşmalar vardı, bugüne getirenler baskın çıktı.”

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.