Masamdaki kitaplar

Uğur Emek

Türkiye ekonomisindeki olumsuz gelişmeler maddi ve manevi olarak canımızı yakıyor. Üstüne ben de sizlere pek de olumlu yorumlanamayacak mega projeler hakkında yazılar yazıyorum.

Değerli okur bu yazıda ben konuşmayacağım.

Son günlerde masamda bulunan ve ekonomi konusunda değerli bilgiler edindiğim kitaplardan bahsedeceğim.

Nasıl mı?

Gelin başlayalım.

EKONOMİNİN PUSULASI

İlk kitap Prof. Dr. Veysel Ulusoy’un Doğan Yayıncılıktan yakınlarda çıkan kitabı “Ekonominin Pusulası.”

Veysel hoca açıkladığı enflasyon verileriyle TÜİK’e ayna tutan ENAG’ın kurucularından. Öyle bir ayna tutuyorlar ki iktidar çevrelerinde ciddi anlamda rahatsızlık yaratıyorlar.

Hoca kitapta enflasyon, para piyasası, iktisadi büyüme işgücü piyasası, dış ticaret ve planlama gibi son derece önemli konuları ele alıyor ve ekonominin pusulasının şaştığı tespitini ediyor.

Kitabın bir bölümünde ENAG’ın enflasyon çalışmaları hakkında bilgi veriliyor. TÜİK’in enflasyon açıklamaları aylık bazda yapılıyor. Oysa enflasyon ile yakın etkileşim içerisinde bulunan döviz, faiz ve borsa endeksi değerleri anlık değişmektedir. ENAG bu zaman farklılıklarının verileri karşılaştırmada bir güçlüğe neden olduğunu belirtiyor. Yatırımcıların, araştırmacıların ve karar alıcıların daha sağlıklı bir karşılaştırma yapabilmesi için Harvard ve MIT Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Alberto Cavallo’nun geliştirdiği metodolojiyi takip ederek saatlik, günlük ve aylık enflasyon tahmini yapıyorlar.

ENAG’ın Eylül 2020’den sonra açıklamaya çalıştığı enflasyon tahminleri kısa sürede dikkat çekti. Çünkü TÜİK’in ölçtüğü enflasyon ile ENAG’ın ölçtüğü arasında ciddi bir fark var. Tabii ki ENAG’ın tahminleri çok daha yüksek, ancak vatandaşın hissettiği enflasyon seviyelerine de çok yakın. Üstüne TÜİK’in şüphe uyandıran atamalarını ve yöntem değişikliklerini de dikkate alırsanız TÜİK verilerine olan güven giderek azalmakta ve ENAG’a olan güven ise artmaktadır.

TÜİK kendi enflasyon verilerine olan endişeyi azaltmak için şeffaf biçimde hesap vermektense, ENAG’ı baskılamayı tercih etmektedir. Bunun yanı sıra çalıştığı üniversite de Veysel hocaya soruşturma açmış durumda. Düşünsenize bilim yuvası olması gereken bir üniversite bilime ve üniversitenin olumlu yönde tanıtımına sağladığı katkılar nedeniyle Ulusoy’a teşekkür edeceğine baskı uyguluyor.

Kitaptan öğreniyoruz ki Harvard Üniversitesi’nin enflasyon araştırma grubunun yöneticisi Prof. Cavallo aynı zamanda ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun Teknik Danışma Komitesi üyesiymiş.

Değerli okur gelişmiş ülkelerin resmi kurumları akademik çalışmalardan ve bu çalışmalardan faydalanma yöntemleri geliştiriyor. Oysa bu topraklarda araştırmacılar cezalandırılıyor ve araştırmalar yasaklanıyor.

Yaman çelişki.

Hoca haklı olarak ekonominin pusulası şaşarsa toplumun geleceği hakkında sorular, sorgulamalar ve tartışmalar daha da artar diyor.

EKONOMİK BÜYÜME

İkinci kitap Dr. Nimet Çakır ve Prof. Dr. Güray Küçükkocaoğlu’na ait. Siyasal Kitabevinden çıkan kitabın adı: “Türkiye’de Ekonomik Büyümenin Son Yirmi Yılı (2000-2020): Türkiye-Çin Karşılaştırmalı Analiz.”

Karşılaştırmalı analizde ekonomik büyümeyi etkileyen uluslararası 29 tane endeksteki gelişmeler incelenmektedir.

Hocalara göre inceleme döneminde G20 ülkesi Türkiye dünya ekonomileri sıralamasında ilk 20’de yer almasına rağmen kitapta incelenen 29 ülke arasında başarılı olduğu tek endeks Gayri Safi Sermaye Yatırımıdır. Sabit varlıklar arasında arazi iyileştirmeleri, tesis, makine ve ekipman alımları, okullar, ofisler, hastaneler, özel konutlar, ticari ve endüstriyel binalar dahil olmak üzere, otoyolların, köprülerin, demiryollarının, köprülerin, tünellerin ve benzerlerinin inşaatına yapılan yatırımlar yer almaktadır.

Değerli okur bu uzun listeye kısaca beton yatırımları da diyebiliriz.

G20 ülkesi Çin’in 29 endeks arasında başarılı olduğu endeksler arasında Pisa Okuma, Matematik ve Bilim Performansı bulunmaktadır. Çin bunların yanı sıra Borsa Kapitalizasyonu /GSYİH, Toplam Faktör Verimliliği Artışı, Ekonomik Kompleksite ve Global İnovasyon endekslerinde de başarılıdır.

Tabii ki Çin Türkiye gibi Gayri Safi Sermaye Yatırımı endeksinde de başarılıdır. Çin’in başarı faktörü eğitime, bilime, yüksek katma değer yaratan sanayi üretimine ve teknolojiye yatırım yaparak; inovasyonu geliştirmek, Toplam Faktör Verimliliğini artırmak, ekonomik katma değeri yüksek sofistike ürünler satarak zenginleşmeye dayanmaktadır. Bu zenginleşme de altyapı yatırımların finansmanında kullanılmaktadır.

Çakır-Küçükkocaoğlu Türkiye’nin büyük bir yanılgıya düştüğünü ileri sürüyorlar. Çünkü Türkiye sermaye yatırımlarını Çin gibi kendi zenginliğiyle değil borçlanarak finanse ediyor. Özel sektör yatırımlarında kendisi borçlanıyor, devlet ise KÖİ yöntemi başta olmak üzere döviz üzerinden iç ve dış borçlanmaya gidiyor. Bunları yaparken de eğitimi, bilimsel gelişimi, yüksek katma değer yaratan sanayi üretimini, AR-GE ve inovasyonu geliştirici faaliyetleri ikinci planda bırakıyor.

HERKES İÇİN EKONOMİ

Masamdaki üçüncü kitap biraz daha eski tarihte basıldı. Ancak ben kitapla son dönemlerde hem hal olmaya başladım. Dr. Murat Kubilay’ın Doğan Yayıncılıktan çıkan kitabı 2021 yılında dağıtıma çıktı: “Herkes İçin Ekonomi.”

Kubilay öncelikle iktisat hakkında genel bilgiler paylaşmaktadır. İzleyen bölümlerde finans, para ve maliye politikası, uluslararası ticaret ve finans ile küresel sistem hakkında kuramsal ve sayısal bilgiler verilmektedir. Bu bilgiler çerçevesinde büyüme ve kalkınma arasındaki fark, vergilerin orta direğe yükü, ekonomik krizlerin nedenleri ve finansal piyasalarda bankaların merkezi güç olmalarının nedenleri analiz edilmektedir.

Kitabın son bölümünde Osmanlı’nın son dönemlerinden başlayarak tarihi bir perspektiften Türkiye ekonomisi incelenmektedir. Kubilay Türkiye ekonomisi konusunda şu çarpıcı tespitleri yapmaktadır. Türkiye’nin yaşamış olduğu birçok sorun küresel sistemin yerelleşmiş halidir. Ancak ekonomi yönetiminin hatalı tercihleri ve iç politik gerilimleri ekonomiyi daha da kötüleştirmektedir. 2020’lerde iktisadi fay hatları kırıldıkça, Türkiye sürekli iktisadi durgunluk yaşayan ve devamlı yoksullaşan bir kısır döngünün içerisinde debelenecektir.

İyi okumalar.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.