Alanya skandalı ve başkana çağrı

Veysel Taşkın

Geçen hafta ifşa olan hakem skandalı, normalde Türk futbolu adına gündemdeki en önemli konu olması gerekirken, bu hafta biraz Fb-Gs derbisi biraz da geçen yılın şampiyonu Trabzonspor’un Alanya’da uğradığı hezimet, bu skandalı biraz perdeler gibi oldu. Türk futbolunun klasik özelliğidir; sürekli ortaya çıkan sıcak gelişmeler, üzerinde uzun uzadıya durulması, kafa yorulması, kronikleştiği için mutlaka çözülmesi gereken en önemli konuları perdeler, arka plana kaydırır ve yavaş yavaş gündemden çıkarır. Ta ki bir daha o sorun yeniden yaşanıncaya ve can yakıncaya kadar…

Ancak VAR kayıtlarının açılması ile ortaya çıkan ve resmen ifşa olan “hakem tarafgirliği rezaletini” biz bir sonraki yazıda ele almaya çalışacağız. O rezalet kolay kolay unutulacak türden değil zira.

5-0 LIK ALANYA SKNADALI

Geçen sezonun şampiyonu Trabzonspor, bu sezon geçen yılki performansını mumla aratırken lider Galatasaray’ında 18. hafta itibari ile 10 puan gerisinde kalmış durumda. Geçen sezon harika performanslar sergileyen Uğurcan Çakır, bu sezon tam tersi olarak çok fazla miktarda gol yerken Trabzonspor forvetleri de kendisine nazire yaparcasına gol atmakta oldukça ketum bir performans göstermekteler…

Peki ne oldu? Nasıl oldu da Trabzonspor bu denli bir performans gerilemesine düştü?

Herkesin bildiği üzere sezon başı transfer gecikmeleri, uyum sorunu, şampiyon takıma ve hatta ilk on birine çok sayıda transfer yapılması, transferlerin düşük performansı gibi birçok neden üzerinde sezon başından beri epeyce yazılar yazıldı, yorumlar yapıldı.

Ancak bütün bunlar ve hatta daha fazlası Trabzonspor’un içinde bulunduğu “tuhaf “durumu izah etmeye yetmiyor. Zira bordo mavili takım sezonun flaş takımı ve favorilerinden Fenerbahçe’yi rakibine isabetli şut atma imkânı vermeden yendikten tam 3 gün sonra Karagümrük takımından tam 4 gol yerken, sonraki hafta 3 golle kazandığı Giresun spor maçının hemen akabinde Alanya spor’ dan tam 5 gol yiyordu.

Teknik direktör Abdullah Avcı dahi durumu izah etmekte zorlanmakta. “Geçici olmayan bir hastalık, her şeyi denedik, her taktiğe başvurduk ancak problemi bir türlü gideremedik” türünden bir açıklama yaptı hoca. “Böyle bir şeyi ilk kez yaşıyorum” diye de ilave etti. Aslında hoca daha önce de Kasımpaşa ile oynanan hazırlık maçından sonra da yine bir ilk olarak “uzun süredir sabretmemize rağmen bazı oyunculardan bir türlü verim alamıyoruz, bu böyle gitmez, bu gidişle onlarla yollarımızı ayırmak zorunda kalacağız” diye beyanat vermişti. Ancak bu oyuncuların kimler olduğunu açıklamamıştı. İddialara göre bu oyuncular ağırlıklı olarak yerli oyunculardı ve kulüp içerisinde ne yaptığını kimsenin bilmediği “bir danışman” ile oldukça sık temasları vardı.

Yine iddialara göre bu oyuncular, gerek yabancı oyunculara kıyasla daha düşük maaş ve gerekse alınan süreler bakımından kışkırtılıyor, dolduruşa getiriliyor ve böylelikle takım içi barış sürekli bozuluyor ve takım içine nifak sokuluyordu.

Tüm unsurları ile transfer dahil, sezon başı takım kuran aklın yukarıda saydığımız fahiş hataları da bu duruma ilave edilince ortaya bu anormal durum çıkıyor ve Trabzonspor Antalya deplasmanında 5, Adana’da 3, Karagümrük’te 4 ve en son da Alanya’da tam 5 gol yiyerek mağlup oluyordu.

Teknik direktör, görev süresi boyunca ilk kez açıklamakta dahi zorlandığı bir durum yaşadığını söylediğine göre bu durumu kamuoyuna birileri açıklamalıydı.

Geçen sezon daha düşük bütçe ile şampiyon olan takım 40 milyon euroluk bütçeye rağmen neden bu haldeydi?

Şampiyonlar liginden ve akabinde Avrupa liginden elenmenin ve en son ligde de geri de kalmanın 20-30 milyon Euroları bulan zarar maliyetini kim nasıl giderecekti?

BAŞKAN AĞAOĞLU’NA AÇIK ÇAĞRI

Teknik kadro ve tüm takımı aşan bu durumu, genel kurul delegelerinin kulübü emanet ettiği ve kulübün sorumluluğunu elinde bulunduran sayın başkan A. Ağaoğlu açıklayabilirdi belki. Belki değil aslında başkanın tam da “göreve çağrı” zamanıydı. Dolayısı ile,

Sayın başkan;

Malum futbolda dün yok, bugün var. Ve bugün Trabzonspor sıkıntılı bir durumdadır. Bu sıkıntının sebebi ise kamuoyunca ve tabi Trabzonspor camiası tarafından merak edilmektedir. Olay bir teknik direktörün filancayı sağda, filancayı solda ya da 4-4-2 mi yoksa 3-5-2 mi oynatma tercihleri ile açıklanacak kadar basit değil şüphesiz.

Bu durumda;

1-Sizin teknik kadro haricinde ve teknik kadroya dahil olmayan ancak kulübün içinde futbolcularla sürekli iletişim halinde olan bir danışmanınız var mı?

2-Eğer böyle bir danışman varsa tam olarak ne iş yapar ve takım içinde teknik kadro haricinde özel bir fonksiyonu var mıdır?

3-Teknik ekipten alamadığımız herhangi bir veri, oyuncularla ilgili bilgiler, oyuncuların kulüpteki geleceği ve bu ve benzeri konulardaki düşünceleri vs. var mı?

4-Bazı kesimlerce eleştirilen teknik direktörden siz memnun musunuz?

5- Eğer memnunsanız, eleştirilen teknik direktörünüze bir çalışanınız olarak sahip çıkmayı düşünüyor musunuz?

6-Teknik direktör ile en başından beri çalışmak istemediğiniz ve gelmesine karşı çıktığınız iddiaları doğru mudur?

7-Yönetim kurulu üyeleri ve riyaseti ile en son ne zaman toplantı yaptınız?

8-Teknik kadro ile ne sıklıkta toplantı yapıyorsunuz?

9-Antalyaspor, Kopenhag, Karagümrük ve Alanya maçlarından sonra teknik kadrodan rapor aldınız mı?

10-Takım içi barış ve huzuru yeniden nasıl tesis etmeyi düşünüyorsunuz?

11- İçinde bulunduğumuz durum hakkında sizin fikriniz nedir ve bu durumdan nasıl çıkmayı planlıyorsunuz?

Bu konularda kamuoyuna yapacağınız açıklamaların, övgüler dizdiğimiz “Şampiyon Başkan” ünvanlı size, kamuoyu desteğinin devamı için elzem olduğunu düşünmekteyiz.

Ayrıca divan kurulu ve genel kurul üyelerinin bu hususların doğrularını bazı basın organlarından ve onların duyumlarından ziyade bizzat sizin açıklamalarınızdan öğrenme hakkı da var kuşkusuz.

Not: Alanyaspor- Trabzonspor maçı tam bir hakem faciasıdır. Trabzonspor’un aldığı farklı mağlubiyet, Trabzonspor lehine verilmeyen net 3 penaltı ve Alanya spor aleyhine çıkması gereken bir kırmızı kartı örtbas etmemeli, maçın hakemi ve özellikle VAR hakemi hakkında gerekli her türlü girişim yapılmalıdır.

Bu rezil hakem performansı, ister istemez “ofsaytımsı kaşar” hakem çalışmalarını akla getirmektedir.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (18)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.