Kaybeden kaybolabilir

Yusuf Ziya Cömert

HDP’nin oyunu istemeyen parti yok.

Ak Parti, CHP, MHP, İyi Parti ve diğerleri… Hepsi ister. Verirsen alır.

O oyları ya da o oyların bir kısmını alabilmek için tuhaf işler de yapabilirler.

Bunu gördük, Osman Öcalan’ı TRT’de konuşturabiliyorlar, İmralı’nın mektubunu haber piyasasına servis edebiliyorlar.

‘Bizimkiler’ yaparsa “Siyasette olur böyle şeyler.”

‘Onlar’ yaparsa “Siyasette olmaz böyle şeyler.”

Siyasetin terazisi ne hassas ne de iyi niyetli.

Kafasına göre tartar. İşine nasıl geliyorsa.

‘Anadolu irfanı bunu yutar mı’ demenin alemi yok.

Partizandır ‘Anadolu irfanı.’

Onun da ‘sağ’ı ve ‘sol’u var.

Soldaki ‘irfan’ ve sağdaki ‘irfan’ olan biteni görür ve anlar.

Her duruma göre ayrı tefsir yapar.

Bütün seçenekleri kendisine uydurur.

‘Biz’e yarıyorsa bid’at-i hasene, ‘onlar’a yarıyorsa bid’at-i seyyie.

Yaptığı tefsire göre yiyeceği kadarını yer, yemeyeceği kadarını yemez.

Böyle bir ortamda samimiyet testi de yapamazsın.

Yapsan da tutturamazsın.

HDP’nin oyları başkasına gidiyorsa ihanet, bana geliyorsa sadakat.

Vicdan terazisinde (eğer varsa öyle bir terazi) iki yargının da bir sıkleti yoktur.

Buna rağmen, Cumhur İttifakı’nın bu seçimdeki en etkili söylemini HDP’nin Millet İttifakı’nın ‘gizli ortağı’ olduğu iddiası üzerine bina edileceği anlaşılıyor.

Bu söylem bir taraftan da İyi Parti’yi sıkıştırmayı eğer mümkünse bloke etmeyi hedefliyor.

Yani Millet İttifakı için bir HDP sınavından söz edebiliriz.

Seçmende karşılığı var mı?

Bazı bölgelerimizde çok bazı bölgelerimizde az karşılığı var.

Ama Ak Parti heyeti başörtüsü sorununu çözmek için hazırladığı Anayasa değişikliğini Meclis’e sevk ederken HDP’yi ziyaret edip destek istemekte bir beis görmemişti.

Doğru, görmemişti.

Bunu misal vererek Cumhur İttifakı’nın söylemini dengeleyemez misin?

Ya da Osman Öcalan’ın TRT’de konuşturulmasını?

Çok az.

Neden çok az?

Olaylar doğru tartan bir terazide tartılmıyor.

Siyasetin terazisi hileli.

Siyasetin terazisinde karşı tarafın tezleri hafif çekiyor.

Ama kendi seçmenini muhafaza edebilirsin.

Mesela, Kılıçdaroğlu’nun HDP’ye yapacağı ziyaretin etkisini dengeleyebilirsin.

Bir de şu var:

HDP’nin oyları hiç kimse müdahale etmese bile bir tarafa gidecek.

Nereye gidecek? Cumhur İttifakı’na gitme ihtimali var mı?

Bugünkü siyasi şartlarda yok.

Millet İttifakı’na gider mi?

Bugünkü siyasi şartlarda gider.

Tamamı gitmese bile kısm-ı azamı kendi başına gider.

Cumhur ittifakı sadece buradan, HDP seçmeninin Millet İttifakı’na daha yakın durduğu gerçeğinden hareketle kendi söylemini besleyebilir.

Ne olur beslerse?

Fazla bir şey olmaz.

Kitlesel kopuşlar için büyük hatalar, büyük gaflar yapmaları lazım.

Millet İttifakı’nın kendi krizini çözmesinden sonra herkes yerine yerleşti; şimdiden sonra büyük seçmen kitleleri o mahalleden kalkıp öteki mahalleye göçmezler.

Bunun farkındalar.

Farkında oldukları için Cumhur İttifakı büyük küçük demeden etraftaki partileri çatısı altına toplamaya koyuldu.

Artık Hüda-Par’la MHP’nin, Vatan Partisi’yle MHP’nin aynı çatı altına girmesine kimse şaşırmaz.

Millet İttifakı’nda zaten var yeterince ideolojik çeşitlilik. Ama o da masaya yeni bir üye almasa bile iş birliği halkasını genişletmek ister.

İki tarafın potansiyeli denge noktasına yaklaştı.

Yüzde yarımın, yüzde birin, yüzde ikinin değeri arttı.

Dengeyi lehlerine çevirmek için sınırları zorlayabilirler.

Çünkü durum nazik.

İki taraf için de kaybetmenin maliyeti yüksek.

Ne kadar yüksek?

Kaybeden kaybolabilir, o kadar yüksek.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (35)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.