Şeytan aşıldı

Yusuf Ziya Cömert

Kötüsünüz. İçinizdeki kötülük sizi nerede alçaklık, namussuzluk varsa o tarafa doğru çekiyor.

Dokunduğunuz şey kirleniyor.

Temizlik, fazilet, içinizi karartıyor.

Güzel bir şey gördüğünüz zaman... Düzgün, kendi halinde bir insan gördüğünüz zaman, temiz bir seciye gördüğünüz zaman tedirgin oluyorsunuz.

Pisliğin içinde huzur bulabiliyorsunuz.

Aklınız, ya başkasının ekmeğinde, ya başkasının namusunda.

Kafanız, kalbiniz, hiç yabancılık çekmiyor kötülüğe, pespayeliğe, ‘esfel-i safilin’e doğru yürürken.

Olabilir mi böyle şeyler?

Neler?

Hani şu ‘badeci’ veya kurstaki çocuk istismarı...

Sevmiyorum böyle şeyleri işitmeyi de, okumayı da, yazmayı da.

Gazeteciyiz ya, soruyorlar bazen. Doğru mu o olay?

Hepsinin adı batsın, bilmiyorum, bakmadım!

Bakmak da istemiyorum.

Bakmayınca ne oluyor?

Bir tür inkar mı bu? Bir tür kaçış mı?

Yooo, inkar değil. İnsanların ne kadar kötüleşebileceklerine dair en azından teorik bilgim var.

Fakat, bazı kötülüklerden sadece haberdar olmak bile azap veriyor ruha.

O kirlilikten bir şey, işitmekle bile sanki ruhunuza bulaşıyor. Sizi lekeliyor.

Bu yüzden, ne ‘badeci şeyh’ haberlerine baktım, ne kursta çocuk istismarı haberlerine.

Ama nereye kadar?

Hiç mi fikrin yok?

Ne fayda umuyorsun susmaktan?

Bu kötülüklere susarak mı mukabele edeceksin?

Hep biz susarken olmadı mı bu adilikler?

Hoş, konuşurken de olur ama, konuşunca hiç olmazsa kötülüğe ‘kötülük’ demiş olursun.

Bu saiklerle baktım biraz.

Badeci vakası, inanılır gibi değil. Yeryüzünde bu kadar süfli bir insan veya hayvan topluluğu olabilir mi?

Bir sürü kadın, erkek, ne dinde, ne kitapta, ne dinsizlikte yeri olan o fiiller üzerinde ittifak edebilir mi?

Bu kadar çirkinlik, dinin bir koruyucu, bir örtü, hatta bir kalkan olarak kullanıldığı bir ortamda icra edilebilir mi?

Sizler, din hakkında, Peygamberimiz hakkında nasıl bir kanaate sahipsiniz?

Kendi başınıza ne halt işlerseniz işleyin cehenneme kadar yolunuz var.

Yahu dini lekelemeyin!

İçimden sövmek geliyor, fakat sövmek lüzumlu bir şeydir, sövmek dahi kirlenir bunlara sövünce, sövmüyorum.

Ya çocuk istismarı yapıldığı söylenen kurs?

Fıkıh kadar taş düşsün başınıza!

Kurs, Kur’an-ı Kerim kursu.

(Kursun ne kursu olduğunu yazmak bile yorucu.)

“Sizin en hayırlılarınız, yani en iyileriniz, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.”

Elbette öyledir.

İyi de, ‘en iyi’lerin, en kötü fiillerle nasıl bir alakası olabilir?

Buradaki çarpıklık, insanın aklını, ruhunu tersine çevirmez mi?

Allah korkusu ticaretiyle geçiniyorsun, Allah korkusu tahvili alıp satıyorsun, Allahu Teala’nın sadece paraya çevirebileceğin kısmıyla mı ilgilisin, birazcık da kendin korkmaz mısın Allah’tan?

Tövbeler olsun!

Lanetlemek için bile, sövmek için bile, fiileriyle ilgili bir kelam edesim, şöyle yapmışlar, şu şekilde yapmışlar, vay namussuzlar, diyesim yok!

Kur’an-ı Kerim’i bu şeni fiillere kalkan olarak kullanmaktan daha büyük iftira düşünülebilir mi Kur’an-ı Kerim’e?

Bu kadarını yazdım ama, içimdeki infial yazabildiklerimden çok fazlasıdır.

İkrah ettim.

İnsanların, dini göstererek, dinin arkasına saklanarak, dini elinde bayrak gibi sallayarak, din din din diyerek türlü türlü haltlar işlemelerinden, bir sürü saçmalığı, hatta saçma olmayan şeyleri bile din ambalajıyla satmalarından bıktım.

Bu son namussuzluklar da tüy dikti!

Şeytana mı uymuşlar bu herif-i naşerifler?

Zannetmiyorum.

Benim kitaplardan okuduğum, büyüklerimden öğrendiğim şeytan çok iptidai kaldı.

Bunlar şeytanı emekliye ayırdılar!

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (31)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.