Sistem bozuk

Yusuf Ziya Cömert

Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya’dan dönerken yeni bir tartışma armağan etti ülke gündemine.

“50+1 şartının değişmesi isabetli olur” deyiverdi.

Olur mu isabetli?

Sistem bozuk aslında. Cumhurbaşkanı 50+1’le de seçilse 40+1’le de seçilse bozuk.

Yasamanın, yürütmenin, yargının hatta medyanın idaresini Cumhurbaşkanı’nın yetkisine veren ve devlet yapısı içinde bu yetkileri dengeleyecek, denetleyecek bir aygıt bırakmayan bir sistem.

Ama hepsi bağımsız, yüce meclis yasama görevini yapıyor, yüce yargı adalet tevzi ediyor, yürütme yürütüyor, medya da özgür ve bağımsız yazıp çiziyor diyecekler çıkabilir.

Bunu diyecekler bile fiili durumun böyle olmadığını, Meclis’in, yargının, medyanın büyük ekseriyetinin iş yaparken Külliye’nin ne diyeceğini dikkate aldığını, Külliye’nin bakışının tebarüz etmediği istisnai durumlarda karar süreçlerinin aksadığını pekâlâ biliyor.

Aldığı oyun oranı 60+1 bile olsa bir kişiye bu kadar yetki verilmesi, sistemin verdiği yetkinin akıbetini takip edememesi yani doğru mu yanlış mı kullanıldığını sorgulayacak vesaite sahip olmaması sağlıklı değil.

Dolayısıyla, 50+1, bu aşırı yetki temerküzünün mazereti gibi duruyor.

Bir izah şeklinin dayanağı gibi yani:

Yetki çok ama aldığı oy da çok. Olsun o kadar.

“Çoğunluğu alan adayın seçilmesi usulüne geçilmesi halinde Cumhurbaşkanlığı seçimi de seri olur, uğraştırmaz ve yanlış yollara da sevk etmez. Mevcutta 50+1 mecburiyeti partileri yanlış yollara sevk ediyor.”

Yanlış yol?

“Kimin eli kimin cebinde belli değil. Yok altılı, yok on altılı masa… Ama oy sayısı itibarıyla ‘en fazla oyu alan aday seçilir’ denildiği zaman seçim hızlıca tamamlanır.”

Doğru söylüyor Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Sadece muhalefet için değil. Kendisi için de büyük külfet.

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde irili ufaklı bütün partilerle üçe beşe bakmadan masaya oturma ihtiyacı duymuştu.

Muhalefetin masası altılıydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir masa kurmadı ama MHP, Yeniden Refah, Hüda Par, BBP, DSP diye sayılınca o da altıyı buluyordu.

“İsabetli olur” derken muhalefeti mi ittifak külfetinden kurtarmak istiyordu Cumhurbaşkanı Erdoğan yoksa kendisini mi?

Diğer partiler bir dereceye kadar. Ama MHP’nin desteği hayati.

Ayrıca Ak Partinin kimyasını bile etkiliyor.

Bu konuda fikir yürütülebilir.

“MHP’den kurtulmak istiyor” dersiniz.

Fakat doğrulayacak kimse bulamazsınız.

Ayrıca niye kurtulmak istesin MHP’den?

Erdoğan’ın 50+1’in değişmesini olumlayan beyanının ardından herkes 2019’da açık bir biçimde menfi kanaat izhar eden hatta 50+1’in değişmesini lüzumlu gören Faruk Çelik, Cemil Çiçek gibi siyasetçilerin sözlerinde art niyet arayan MHP lideri Bahçeli’nin ne diyeceğine kulak kesilmişti.

Erdoğan “isabetli olur” demeden önce mutlaka Devlet Bey’in nabzını tutmuştur diye düşünenler vardı.

Devlet Bey’in eski kanaatinden çok keskin olmayan bir usulle sarfı nazar edeceğini tahmin edenler de vardı.

Ben de MHP lideri Bahçeli’nin makul bir yol bulacağını tahmin ediyordum.

Fakat Bahçeli 2021’deki grup konuşmasına atıf yaptı.

“Bu sistemin demokratik meşruiyet temeli yüzde 50+1’dir. Cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçildiği ve hükümet TBMM’den güvenoyu almadığı için ‘yönetimde istikrar’ ilkesi kendiliğinden gerçekleşmiştir. Bu itibarla yüzde 50 artı 1 oyla cumhurbaşkanı seçilmesi çoğulcu demokrasinin dünyaya emsal teşkil edecek bir şeklidir. Milletvekili seçmiyoruz, belediye başkanı seçmiyoruz, muhtar seçmiyoruz, cumhurun bütününü temsil edecek cumhurbaşkanını seçiyoruz. MHP olarak dün ne demişsek bugün aynı çizgide, aynı düşüncede, aynı görüşteyiz.”

Bu ifadeler yüzde 50+1 şartının kaldırılmasının kesin bir reddi olarak yorumlanabilir mi?

Yorumlanabilir.

“Ancak Cumhur İttifakı olarak konuşup tartışarak orta yolun, makul çözümün, yeni sistemin doğasını zedelemeyecek tamirat ve onarımın karşılıklı anlayış ve uzlaşmayla yapılacağının inancına ve iradesine de sahibiz.”

Bu ifadeler de orta yolu bulma seçeneğinin müsait olduğuna yorumlanabilir.

Bilemem, 50+1 şartının kaldırılmasında uzlaşabilirler mi, uzlaşamazlar mı?

İyi mi olur, kötü mü olur uzlaşırlarsa?

Ne iyi olur ne de kötü.

Şu kadarını bilebilirim.

Sistemin birçok arızasının ıslah edilmesi lazım.

İlk ıslah edilecek kısmı 50+1 değil.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (25)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.