İmamoğlu'nun Teknoloji Projeleri

Ziyahan Albeniz

Rahat bir nefes alabiliriz, seçim gündemi nihayet bitti.

Son dakika bir müzayede misali nazlı seçmenin gönlünü ve oyunu almak için adaylar vaadlerini arttırsa da, seçim öncesi vaatlere pek kulak kabartıldığını zannetmiyorum.

Yarış bitti. Adaylar büyük bir centilmenlikle birbirlerini selamladılar. Kazanan aday rakibi tarafından büyük bir nezaketle tebrik edildi.

Şimdi vaat defterini açıp, kim ne söylemiş bakabiliriz.

Konumuz özelinde İstanbul'un yeni belediye başkanı İmamoğlu'nun proje dosyasını şöyle bir açalım.

İmamoğlu'nun 132 sayfalık [1] geniş bir proje kataloğu var. Bendeniz, tabii, diğer noktalardan ziyade teknoloji, dijital dönüşüm konularına odaklanmak istiyorum.

Bu konunun 132 sayfalık proje kitabında (evet, bu boyutlarla bir kitapçık muhtevasını çoktan aşmış görünüyor) son sayfalara konumlandırılmış olmaları biraz yüreğimi burksa da neler olduğunu yazmak istiyorum.

Evet yazacağız ve takipçisi olacağız.

Proje kataloğu boyunca teknoloji kelimesine 15 noktada rastlıyorsunuz. Dijital kelimesi ise 10 yerde geçiyor. Kitapçık boyunca internet kelimesi hiç kullanılmamış. Bilgisayar kelimesi ise sadece bir yerde geçiyor.

Ekrem İmamoğlu Gaziosmanpaşa'da 100 hektarlık bir alana kurulacak bir bilişim vadisi vaad ediyor. Bilişim Vadisi'nde katma değeri yüksek yeni teknolojilerin ve ürünlerin üretilmesinin önceliklendirileceği belirtiliyor. İstanbul'un muhtelif yerlerinde benzer merkezler kurulacağına önceki sayfalarda da değinilmiş.

İmamoğlu'nun vaadleri arasında günümüz trendlerinden 3 boyutlu yazılar da var. Kent ve kamu yararını gözeten bir 3 Boyutlu Tasarım ve Üretim Merkezi kurulacağı belirtiliyor. Kente ilişkin pratik çözümler tasarıma ve 3D yazıcılar aracılığı ile ürüne bu merkezler vasıtası ile dönüştürülecek. Gel vatandaş, gel! Prototipini al da gel!

Tasarımcıların, sanatçıların, edebiyatçıların, bilim ve teknoloji alanında çalışan tüm kesimlerin bir araya geleceği İstanbul Hayal Fabrikası isminde bir merkez katalogda dikkatleri çekiyor. Bu yerin amacı kentin geleceğine dair fikirlerin tartışılacağı, hayata geçirileceği bir buluşma noktası olmak. Fütürist kardeş, durma sen de gel!

Araç paylaşım sistemleri, örneğin BlaBlaCar isimli uygulama çeşitli nedenlerle ülkemizde yaygınlaşmamış olsa da yurtdışında oldukça yaygın. İmamoğlu'nun proje dosyasında araç kullanım oranlarını düşürecek bir proje olarak paylaşımlı araç ekosistemi; otonom ve elektrik enerjili araçlar da kendisine yer bulmuş. Bu proje ile İstanbul'un en büyük problemlerinden biri olan park sorununun çözüleceği; sokaklardaki önceliğin yaya ve bisikletlere verileceği vaad ediliyor.

Bu proje ile sadece araçların park ihtiyaçlarına feda ettiğimiz büyük alanları tekrar kazanmak değil, ayrıca şehrin havasını kirleten yoğun gaz emisyonundan da kurtulunması hedefleniyor. Harika! Bize bunlarla gelin!

Akıllı Şehircilik çok fazla seminer ve konferansa konu olsa da ülkemizde hâlâ göz ve gönüllerimizi doyuracak bir örneğe rastlayabilmiş değiliz. Bu işte öncülüğü megakent İstanbul'a vermek niyetinde olan İmamoğlu ekibi Akıllı Şehircilik başlığını da katalogda eksik etmemişler. Ne var ki bir paragrafla yetinilen açıklama, İstanbul'a dair, özellikle de İstanbul'un emek yoğun gerçekleşen hizmetlerine dair büyük bir çözüm perpektifi sunabilirdi. Birkaç örnek ile müstakbel yöneticilerimiz peçeyi aralayıp vizyonlarının yüzünü gösterseydi fena olmazdı hani.

Katalogda dikkatimi çeken noktalardan biri de İstanbul Yatırım ve Tanıtım Ajansı için seçilen isim. İngilizce'de iş, kurumsallık anlamına gelen business (bizinıs) kelimesi ile benzer bir fonetiğe sahip olan BusyInIstanbul kelimesi seçilmiş. Türetim çok başarılı. Seyrantepe İBB arazisine kurulması beklenen ajans uluslararası ölçekte megakent İstanbul'u ve İstanbul'un finans, kültür ve turizm olanaklarını tanıtmayı hedefliyor.

Teknoloji ile doğrudan alakalı olmasa da bisiklet konusu ayrıca merak edip, baktığım konulardan biri oldu. Zira İmamoğlu'nun çıraklık ve kalfalık dönemini geçirdiği Beylikdüzü Belediyesi sınırları içerisinde mücadelesini çok verdiğim konu bisikletli ulaşım meselesi idi.

İmamoğlu ekibi İstanbul Kart ile kiralanabilecek bisikletler, güvenli bisiklet parkları vaad ediyor. Peki benim metrobüs istasyonundan yürüyen Bianchi bisikletimin suçu neydi? Neyse eski defterleri açmayalım...

Son olarak E-İstanbul KİB (Katılımcı İstanbul Belediyesi) uygulamasına değinmek istiyorum. E-İstanbul KİB uygulaması ile kent sakinlerinin karar alma süreçlerine katılıp, hizmetler hakkında görüş bildirebilecekleri belirtiliyor. Peki yetkililer de bizi görebilecek mi? Görüşlerimiz dikkate alınacak mı? Bakalım, göreceğiz...

İmamoğlu'nun sözlerine nazire yaparak bitireyim.

Heyecanımız yüksek, gençliğimiz var, takipteyiz.

[1] https://www.ekremimamoglu.com/wp-content/uploads/2019/03/Projeler-Katalog.pdf

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.