Yabancılara konut satışı her geçen gün artarak sürüyor. Özellikle İranlılar artan krizler sebebiyle yönünü Türkiye’ye çevirmiş durumda. Konut satışı, vatandaşlık ve danışmanlık hizmeti veren VIPTurkishPass’in yönetici ortağı Fatih Çayabatmaz yaptığı açıklamada, Ocak 2017’de 1 milyon dolar olarak başlayan yabancılara vatandaşlık hakkının 18 Eylül 2018 itibarıyla 250 bin dolara düşürülmesinin özellikle İranlıların Türkiye’den konut almaya yönelik talebini artırdığını söyledi. Çayabatmaz, “İranlıların geleneksel olarak tercih ettiği vatandaşlıklar arasında ABD, Kanada ve AB ülkeleri ilk sırayı alıyordu. Suriye meselesinin ortaya çıkması, milyonlarca insanın Avrupa’ya göç etmek istemesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın başa geldikten sonra uyguladığı göçmen karşıtı politikalar İranlıların, yönünü Türkiye’ye çevirmesine neden oldu.” şeklinde konuştu.

Çayabatmaz, İran’ın ambargolar sonrası uyguladığı içe kapanma politikaları, ihracat ve ithalat yasakları ve etrafındaki ülkelerle yaşadığı sorunların Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Umman gibi Körfez ülkelerinde bulunan yaklaşık 75 bin İranlı şirketin kapanmasına ve bu şirketlerin yönünü Türkiye’ye çevirmesine neden olduğunu söyledi. Savaş söylentileri ve yaşanan askeri hareketliliğin, döviz piyasasındaki ani yükselişleri tetiklemekle kalmayıp siyasi gelecek ile ilgili tedirginliklere de yol açmaya başladığını ifade eden Çayabatmaz, ambargonun derinleşmesi ve kapsamının genişletilmesi, İran parasındaki değer kaybının devam etmesi ve savaş söylentilerinin; belirsizlikten bunalan İranlıların Türkiye’den konut satın alma taleplerini artıran faktörler olduğunu vurguladı.

TÜRKİYE’Yİ GÜVENLİ LİMAN GÖRÜYORLAR

Çayabatmaz, “Gerekli sunumlar ve tanıtımlar ile doğru bilgilendirme olursa birkaç yıl içinde 50-100 bin İranlının Türkiye’den ev alması uzak bir ihtimal değil.” dedi. Çayabatmaz “İranlıların bir kısmı paralarını güvenli liman olarak gördükleri Türkiye’de değerlendirmek, bazıları da İran bankacılık sisteminin yaptırım kapsamında olmasından dolayı Türk vatandaşlığının ticarette getirdiği avantajlardan yararlanmak için Türkiye vatandaşlığı almak istiyor. Bir kısmı da Türk pasaportunun 114 ülkeye vizesiz giriş hakkının olması dolayısıyla turizm hizmetlerinden yararlanmak istiyor. Diğer ülkelerde parasını yatırdıktan 2-3 yıl sonra vatandaşlık alabiliyorken, bu süre Türkiye’de 2-3 ay gibi kısa bir süre... Bu tür kolaylıkların ve avantajların olması İranlıların Türkiye’ye olan rağbetini artırıyor” dedi. İran’a yönelik ambargolar sonucu ülkedeki para biriminin değerinin düşmesinin insanları, paralarının değerini koruyabilecekleri ülkelere yatırım yapmaya yönlendirdiğini ifade eden Çayabatmaz, Türkiye’nin bu noktada öne çıktığını, vergi dairesinden alınan bir vergi numarası ve pasaport tercümesi ile İranlıların Türkiye’nin her yerinden konut, taşıt alabildiğini ve kolayca şirket kurabildiğini anlattı.

63 ÜLKEDEN BİN 276 KİŞİ TÜRKİYE VATANDAŞI OLDU

Ocak 2017’de çıkan kanunla 1 milyon dolara ev sahibi ve vatandaş olma imkanı getirilmesi sonrası Eylül 2018’e kadar geçen sürede 19 ülkeden 58 kişinin vatandaşlık aldığını aktaran Çayabatmaz, söz konusu miktarın Eylül 2018’de 250 bin dolara düşürülmesinin ardından Şubat 2019’a kadar geçen 5,5 ayda 63 ülkeden bin 276 kişinin vatandaşlık aldığını ve vatandaşlık alanların 289’unun İranlı olduğunu bildirdi.

BURSA VE TRABZON’A YAKIN MARKAJ

İki ülke arasındaki sosyokültürel yakınlığın bu taleplere çok etki ettiğini belirten Çayabatmaz “Son dönemde Bursa ve Trabzon gibi şehirlerimiz ön plana çıktı. İranlıların buralara kayda değer bir talebi söz konusu. Bursa’nın yeşil olması ve İran’ın kuzey bölgesine benzemesi burayı tercih edilir kılıyor. Trabzon’un ise hem iklimi hem de denizi, İranlıların bu tarafa yönelmesine neden oluyor.”