11 Eylül 2001'de ne oldu? New York'taki İkiz Kuleler'e kim saldırdı? İşte anbean yaşananlar

ABD tarihinin en büyük terör eylemi olarak tarihe geçen, modern dünya tarihinin dönüm noktalarından biri olan 11 Eylül saldırıları, Usame bin Ladin'in lideri olduğu cihatçı örgüt El Kaide'nin 4 uçak kaçırarak ABD'nin önemli yapılarını hedef aldığı ve yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne neden oldu. İşte, 11 Eylül saldırıları hakkında bilgiler...

11 Eylül 2001 günü sabah saatlerinde El Kaide örgütünün kaçırdığı 4 uçaktan ikisi ABD'nin New York kentindeki Dünya Ticaret Merkezi'nin 'İkiz Kuleler' olarak bilinen güney ve kuzey kulelerine çarparak intihar saldırısı yaptı. Uçaklardan üçüncüsü ABD Savunma Bakanlığı karargahı Pentagon'a çarptı ve Pensilvanya'nın Pittsburgh ketindeki Yahudi Sinagogu'nu hedef alan diğer uçak ise F-16'lar tarafından Pensilvanya kırsalında düşürüldü.

11 EYLÜL SALDIRILARI NEDİR?

11 Eylül 2001 tarihinde ABD'nin başkenti Washington'da ve New York'ta kaçırılan uçaklarla düzenlenen saldırılarda 2 bin 977 kişi hayatını kaybetti, 6 binden fazla kişi yaralandı. Uçakları kaçıran 19 hava korsanı öldü.

ABD ekonomisinin uğradığı maddi zarar 120 milyar doların üzerinde hesaplanırken saldırıların New York şehrinde ve altyapısında yarattığı maddi hasar ise 60 milyar dolardan fazla.

11 Eylül saldırıları, dünyada güvenlik politikaları ve diplomasi alanında birçok değişikliği de beraberinde getirdi. Bu nedenle birçok kişi tarafından 'dünyanın değiştiği gün' olarak tanımlanıyor.

11 EYLÜL 2001'DE NE OLDU?

El Kaide tarafından üstlenilen saldırılarda, toplam 19 hava korsanı aşağı yukarı aynı saatlerde kalkış yapan 4 yolcu uçağını kaçırdı.

Korsanlar, yanlarında getirdikleri maket bıçakları ile kokpite girerek, uçakların kontrolünü ele geçirdi.

Bu uçaklardan ilki Boston-Los Angeles uçuşunu gerçekleştiren American Airlines'ın 11 numaralı seferini yapıyordu. Bu uçak, kalkıştan kısa bir süre sonra rotasını New York'a çevirerek şehrin güneyindeki Dünya Ticaret Merkezi'nin kuzey kulesine çarptı.

İkinci uçak da yine Boston'dan kalkıp Los Angeles'e giden United Airlines'ın 175 numaralı sefer sayılı uçuşuydu. Bu uçak da ilkinden 17 dakika sonra Dünya Ticaret Merkezi'nin güney kulesine çarptı.

Uçakların çarpmasının ardından kulelerde yangın çıktı ve yaklaşık iki saat sonra her iki kule de geride 1,8 milyon ton enkaz bırakarak yıkıldı.

İkinci uçağın da kuleye çarpmasından kısa bir süre sonra açıklama yapan dönemin ABD Başkanı George W. Bush, olayı 'terör saldırısı' olarak nitelendirdi.

Bu açıklamadan birkaç dakika sonra American Airlines'ın Washington-Los Angeles seferini yapan 77 sefer sayılı uçuşunu gerçekleştiren yolcu uçağı ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) batı tarafına girdi.

Kaçırılan dördüncü uçak da San Francisco'ya gitmek üzere New Jersey'den kalkan United Airlines'ın 93 sefer sayılı uçuşu oldu. Bu uçak kalkıştan kısa bir süre sonra Pennsylvania eyaletinde boş bir araziye düştü.

Uçağın içindeki yolcuların diğer saldırılardan haberdar oldukları için saldırganları durdurmaya çalıştığı sırada çıkan arbede nedeniyle düştüğü öne sürüldü. Ancak uçağın diğer saldırıların ardından ABD Hava Kuvvetleri'ne ait jetler tarafından vurularak düşürüldüğü de daha sonra ortaya atılan iddialar arasında yer aldı.

11 Eylül saldırılarını planladıkları iddiasıyla uzun zamandır Guantanomo'daki cezaevinde tutulan ve ABD'de yargılanan Halid Şeyh Muhammed ve Remzi bin el-Şibh verdikleri ifadede, son uçağın hedefinin ABD Kongre binası olduğunu söyledi.

11 EYLÜL SALDIRILARINA DÜNYADAN GELEN TEPKİLER

Irak hariç, ABD'nin diplomatik ilişkisi bulunmayan ülkeler dahil hemen her ülke saldırıların ardından ABD'ye destek açıklaması yaptı.

Irak'tan yapılan açıklamada, "Amerikan kovboyları, insanlığa karşı işledikleri suçların meyvesini topluyor" denildi. Filistin Yönetimi, Afganistan ve İran da saldırıların ardından dayanışma mesajı verdi.

NATO Şartı'nın bir üyeye yapılan bir saldırının tüm üyelere yapılmış olacağını belirten 5'inci maddesi ilk kez yürürlüğe konuldu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), saldırıları kınadı ve 'terörle mücadele konusunda' her türlü askeri adımı atmaya hazır olduğunu ilan etti.


ABD Başkanı George W. Bush'un terörist saldırısı haberini aldığı an

ABD 11 EYLÜL SALDIRILARI SONRASI NE YAPTI?

Saldırıların ardından ABD'de dış ve iç politikada bir dizi önemli değişiklik yürürlüğe sokuldu.

İlk etapta ABD tarihinde ilk kez ülkenin hava sahası kapatıldı ve saldırılar sırasında havada olan yaklaşık 500 uçuş kalkış noktasına geri döndürüldü ya da başka ülkelere yönlendirildi.

Saldırıların hemen ardından ilan edilen olağanüstü hal, halen yürürlükte.

İç Güvenlik Bakanlığı kuruldu, kısa adı PATRIOT olan bir yasa çıkarılarak, "terörle mücadele" konusunda atılacak adımlar detaylandırıldı ve Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA) yetkileri genişletildi.

Guantanamo adasında "yasa dışı düşman savaşçılar" adı verilen kişilerin tutulduğu bir hapishane kuruldu. Hem burada hem de daha sonra CIA'in dünyanın farklı yerlerinde El Kaide bağlantılı olduğu iddia edilen kişilere işkenceli sorgular yapıldığı ortaya çıktı.

Saldırıların ardından Kongre'de kurulan 11 Eylül Araştırma Komisyonu, çok ciddi bir istihbarat zafiyeti olduğu sonucuna vardı. Bunun ardından ABD istihbarat sistemi yeniden yapılandırıldı.

11 Eylül saldırılarının ardından ABD dış politikası El Kaide'ye karşı verdiği mücadeleye destek vermeyen ülkelerin düşman olarak kabul edilmesi eksenine oturdu.

Başkan Bush, saldırıdan kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada, İran, Irak ve Kuzey Kore'yi "şer ekseni" olarak tanımladı.

ABD, önce Afganistan'ı, daha sonra da Irak'ı "terörle mücadele" stratejisi kapsamında işgal etti.

ABD'de milliyetçilik yükselişe geçerken, FBI'ın 2014 yılında açıkladığı bir rapora göre 2001'e kıyasla nefret suçlarında bir düşüş görülse de Müslümanlara karşı işlenen suçlarda bir artış oldu.

Düşünce kuruluşu PEW'un 2017 yılında yayımladığı raporda da 11 Eylül saldırılarının ardından geçen 15 yıl içerisinde Müslümanlara yönelik saldırıların yüzde 50 oranında arttığı belirtildi.

11 EYLÜL'DEN SONRA DÜNYADA NELER DEĞİŞTİ?

En önemli değişimler arasında havaalanlarında ve sivil havacılıkta güvenlik önlemlerinin sıkılaştırılması yer alıyor. Kokpit kapıları, açılmalarını zorlaştıracak şekilde yeniden tasarlandı.

Sivil havacılık sektörü ağır bir ekonomik krizin içine girdi. Bazı büyük havayolu şirketleri kapanırken, ABD Kongresi sektörün ayakta kalabilmesi için 15 milyar dolarlık mali yardım yapmak zorunda kaldı.

Sadece ABD'de değil, dünyanın birçok yerinde kamu binaları ve kalabalıkların olduğu yerlerin güvenlik önlemleri artırıldı.

İlgili Haberler

New York'ta Türkevi fikri nasıl ortaya çıktı?
Biden, 11 Eylül Saldırıları gizli belgelerinin açıklanması için çalışma başlattı
El-Kaide'nin Joe Biden'a suikastini Usame Bin Ladin engellemiş

Dünya Haberleri