Prof. Dr. Niyazi Beki yazdı: Kur'an'ın verdiği onay

23 yıl boyunca peyderpey indirilen Kur’an, semavî/ilahî bir kimliğe sahip olduğunu, beşer söz olmadığını ısrarla vurgulamış ve bunu ilan etmiştir. Bunun doğruluğunu ispat etmek için ise hiç kimsenin kendisinin bir benzerini ortaya koyamayacağı hususunda bütün insanlara ve cinlere karşı meydan okumuştur. İşte onlardan birkaç örnek...

Bu onayın özeti şudur: Semavî vahiy olarak ken dini takdim eden kitapların en meşhuru, en ilmîsi, en mucizelisi, en çok okunanı, milyonlarca hafızların ezberinde bulunan eşsiz bir kitap olan Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Muhammed (s.a.v)’in elinde ortaya çıktığı, bütün dünyaca bilinen bir gerçektir. Hz. Muhammed (s.a.v) ise ısrarla bu kitabın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Aslında hayatı boyunca, diğer konuşmalarının, Kur’an’daki üsluptan çok farklı olması, Kur’an’ın gerçekten onun malı olmadığını ortaya koymaktadır. Eğer Kur’an, semavî kimliğini ispat ederse, bu kimlik aynı zamanda Hz. Muhammed (s.a.v)’in nübüvvetini tasdik eden bir imza olacaktır. Kırk yönden mucize olan Kur’an-ı Kerim’in bütün i’caz yönlerini burada yazmak çalışmamızın maksadını aşan bir husustur. Bu sebeple birkaç hususa işaret etmekle iktifa edeceğiz...

Bilindiği üzere, 23 yıl boyunca peyderpey indirilen Kur’an, semavî/ilahî bir kimliğe sahip olduğunu, beşer söz olmadığını ısrarla vurgulamış ve bunu ilan etmiştir. Bunun doğruluğunu ispat etmek için de hiç kimsenin kendisinin bir benzerini ortaya koyamayacağı hususunda bütün insanlara ve cinlere karşı meydan okumuştur. Bu meydan okuma, yalnız Kur’an’ın indiği döneme mahsus değil, daha sonra gelecek tüm insanlara, ortaya konulan tüm bilimlere, tüm bilgilere, tüm bilginlere karşı yapılmış ve yaklaşık 15 asırdan beri devam edegelmiştir. Ve kıyamete kadar da sürmektedir. Eğer bu meydan okuyuşa karşı, benzer bir eser ortaya konulursa, İslam dini tamamen terk edilmeye mahkûm olur. Yok eğer, Kur’an’ın bir benzeri yapılmamışsa bu durum Kur’an’ın Allah kelamı olduğunu ispat edeceği gibi, Hz. Muhammed (s.a.v)’in de hak peygamber olduğunu tasdik eden bir imza hükmünde olacaktır. Bu meydan okumalardan işte birkaç örnek:

a. Kur’an’ın bir benzeri yapılamaz

“De ki: Andolsun, bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun bir benzerini ortaya koyamazlar” (İsra, 17/88).

b. Sadece on surenin bir benzerini de getiremezler

“Yoksa, ‘Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu’ mu diyorlar? De ki: ‘Eğer doğru iseniz, Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin.’ Eğer (onlar) size cevap veremiyorlarsa, bilin ki, o (Kur’an) ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka ilah yoktur. Artık siz Müslüman olursunuz değil mi?” (Hûd, 11/13-14).

c. Bir tek surenin bile benzeri  yapılamaz

“Eğer kulumuz (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an’ın Allah katından geldiği) hususunda bir şüphe içindeyseniz, ona benzer bir sure getirin. Eğer iddianızda samimî iseniz Allah’tan başka şâhitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın. Eğer bunu yapamazsanız ki asla yapamayacaksınız, o halde kâfirler için hazırlanmış ve yakıtı insanlarla taşlar olan cehennem ateşinden sakının (yani Müslüman olup kurtulun).” (Bakara, 2/23-24).

d. Kur’an, ümmî bir insanın malı olamaz

“Sen bundan (Kur’an’dan) önce ne bir kitap okuyor, ne de elinle onu yazıyordun. Öyle olsaydı, bâtıla uyanlar/yanlış düşünenler, şüpheye düşerlerdi. Hayır; o (Kur’ân) kendilerine ilim verilenlerin kalplerinde yerleşen apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başkası, inkâr etmez. Onlar: Ona (peygambere) ‘Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?’ derler. De ki: ‘Mucizeler ancak Allah katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.’ Kendilerine okunan bu (kırk yönden mucize olan) kitabı/Kur’an’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz ki bunda, iman eden bir kavim için bir rahmet ve bir mesaj vardır. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Bâtıla iman edip Allah’ı inkâr edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir” (Ankebut, 29/48-52).

İşte Kur’an-ı Kerim, mucize yapısıyla, beşer üstü üslubuyla, ortaya koyduğu semavî kimliğiyle elinde bulunduğu ümmî peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)’in nübüvvetini -ilahî kelamdan çıkan ıslak imzasıyla- onaylamıştır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Prof. Dr Niyazi Beki yazdı: Peygamberin elçiliğini tasdik eden imzalar
Prof. Dr Niyazi Beki yazdı: Hz. Muhammed’in şahsiyetinin verdiği onay
Prof. Dr. Niyazi Beki yazdı: Hz. Muhammed’in elçiliğine Allah’ın onayı

Ramazan 2018 Haberleri