Kuru saldık enflasyonu bağladık

Döviz kurundaki artış bir türlü durdurulamıyor, Türk lirasının değeri sürekli düşüyor. Ama açıklanan resmî enflasyon rakamları üç aydır değişmiyor.

Ekonomi yönetimi kurda ‘serbest tırmanış’ yaklaşımına döndü. Ancak temmuz-haziran döneminde 6.85 seviyesinde tutmak için uygulanan ve işe yaramadığı görülen çabanın benzeri bu kez enflasyon için devrede. Elektrik, akaryakıt ve gıda gibi çok sayıda kaleme zamlar geldi. Türk-İş’in çalışmasına göre, 4 kişilik bir ailenin aylık mutfak masrafı önceki yılın sonuna göre 320 TL arttı. Yıllık gıda fiyatlarındaki yükseliş ise yüzde 20.59 oldu. 

KAĞIT ÜSTÜNDE HEP AYNI SEVİYE

Zamların yanında hem içeride hem dışarıda salgın etkisiyle yaşanan etkiye, TL’nin değerindeki düşüşe rağmen enflasyonun kağıt üstünde belirli seviyenin üstüne çıkmaması dikkat çekiyor. Açıklanan yıllık enflasyon rakamları da ilginç tabloyu yansıtıyor. Son üç ayda yıllık oranlar 11.76, 11.77 ve 11.75 olarak duyuruldu. Ekim ayında da ‘sabit enflasyon’ devam etti. Yıllık enflasyonun yine 11.76 seviyesinde olacağı hesaplandı. 

DOLAR BAYRAM DİNLEMEDİ 

Ekonomi yönetiminde piyasa beklentilerinin dışında atılan adımlarla birlikte salgın etkisi kurun ateşini yüksek tutuyor. Dolar tatil olmasına rağmen yükselişini sürdürdü, 8.32 seviyesini gördü. Uzmanlar, piyasanın açılmasıyla sert yükseliş trendinin süreceğini belirtti.

KURU SALDIK ENFLASYONU BAĞLADIK

Türkiye’nin yıllık enflasyonu son 3 aydır aynı temmuz-haziran dönemindeki kur gibi yerinden oynamıyor. Uzun bir süre 6.85 liradan fiyatlanan kur karşısında şimdi de enflasyon 11,75 seviyesinde seyrediyor.

TCMB Başkanı Uysal’ın açıklamaları da bunu doğrular nitelikte. Uysal, rekor kıran dolara karşı reel ya da nominal bir hedeflemelerinin olmadığını söyleyerek “Enflasyon görünümü için elimizdeki tüm araçları kullanma imkanına sahibiz” dedi.

Türkiye’nin enflasyonu aynı yaklaşık 3 aydır 11,75 seviyesinde seyrediyor. En son Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) eylülde aylık bazda yüzde 0,97 yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,65 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 11,75 yurtiçi üretici fiyatlarında yüzde 14,33 oldu.

Bir dönem kurda da olduğu gibi enflasyon da 11,75 seviyesine sabitlendi. Kur ise temmuz aylarında uzun bir süre 6.85 seviyesinde idi. TÜİK tarafından 3 Kasım Salı günü açıklanacak ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketi, 17 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı. Ankete göre, ekonomistlerin ekim ayı enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 2,01 oldu. Ankete katılan ekonomistlerin ekim ayı için enflasyon beklentileri, en düşük yüzde 1,21 en yüksek yüzde 2,65 aralığında yer aldı.

Ekonomistlerin ekim ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına (yüzde 2,01) göre, bir önceki ay yüzde 11,75 olan yıllık enflasyonun yüzde 11,76’ya çıkacağı hesaplanıyor. Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 12,06 olurken, tahminler yüzde 10,75-13,74 aralığında yer aldı.

Kurun yükselmesiyle birlikte maliyetlerde yaşanan artışların enflasyonu hiç de etkilemediği görülüyor. Haziran başından temmuz sonuna kadar dolar/TL 6.85’te sabitlenmişti. Şimdi de enflasyon 11,75 de kilitlendi. Yaşanan olumsuz olaylardan şimdi de kur etkileniyor enflasyon sabit kalıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 2020 yılına ilişkin enflasyon beklentisini yükseltirken, Başkan Murat Uysal sıkılaşma vurgusu yaptı. Yılın son enflasyon raporu sunumunda Uysal daha önce yüzde 8,9 olarak açıklanan 2020 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 12,1’e çektiklerini belirtti. Önceki gün açıklamalarda bulunan Uysal, rekor kıran dolar kuruna karşı kurda reel ya da nominal bir hedeflemelerinin olmadığını söyledi.

Döviz kuru geçişkenliğinin ortalama yüzde 20 olduğunu söyleyen Uysal “Döviz kurundaki hareket birçok etkenden etkileniyor. TCMB olarak nominal ya da reel herhangi bir kur seviyesi hedeflemiyoruz. Orta vadede makro gerçeklerle uyumlu bir noktaya gelecektir. Reel açıdan TL aşırı değersiz. Değersiz TL fiyat istikrarına ilişkin riskler oluşturuyor. Enflasyon görünümü için elimizdeki tüm araçları kullanma imkanına sahibiz. Politika faizi dahil gerekli adımları atabiliriz, kendimizi sınırlamıyoruz” ifadelerini kullandı. 

TEMEL İHTİYAÇ HARCAMASI 1 YILDA BİN LİRA ARTTI

Türk-İş’in çalışmasının sonuçları göre, ekim ayında gıda fiyatları aylık yüzde 1,41 yıllık yüzde 20,59 artarken, yoksulluk sınırı 8 bin 86 TL olarak hesaplandı. Hesaplamaya göre, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması (mutfak masrafı) tutarı önceki yılın sonuna göre 320 TL, temel ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama ise bin 41 TL arttı.

Son bir yıl itibariyle bakıldığında, ortaya çıkan ek harcama gereği gıda için 424 TL, toplam hanehalkı harcaması için bin 381 TL oldu. TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim 2020 Ekim ayı itibariyle şu şekilde olmuştur: Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,41 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk on ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 14,78 oranında oldu. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 20,59 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 14,54 olarak kayıtlara geçti.

AKADEMİSYENLER TÜİK’İN 4 KATINI HESAPLADI

Akademisyenler tarafından oluşturulan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) yayınlamaya başladığı verilere göre eylülde enflasyon TÜİK’in açıkladığı yüzde 0,97’nin hayli üzerinde, yüzde 3.61 seviyesinde kaydedildi.

Enflasyon Araştırma Grubu’nun başında yer alan Profesör Veysel Ulusoy Reuters’a şunları anlattı: “Ay başından sonuna günlük enflasyon oranlarının ortalaması ile oluşan aylık enflasyon oranı (eylülde) yüzde 3,61 olarak gerçekleşti. Hem her grupta farklı fiyat değişimi ve oynaklığını gözlemledik. Özellikle eğitim dönemi başlangıcı olması ve pandeminin etkisi ile bilgisayar, tablet, cep telefonu vb. elektronik eşyaların ve gıda ve diğer tarım sanayii ürünleri gibi tarımsal ürünlerin fiyatlarındaki artışlar kayda değerdi.”

DÖVİZ BAYRAM BİLE DİNLEMEDİ  

Merkez Bankası’nın sürpriz hamlesiyle harekete geçen kur, psikolojik sınır olan 8 lirayı geçerek yeni zirvelere imza attı. Resmi bayram öncesinde 8.32 lirayla yeni rekorunu yazan dolar/TL, tatil gününde de yerinde durmadı. Yeni rekorunu kaydeden dolar/TL 8.33 seviyesine ulaştı. Euro ise zirveye çok yakın seviyeden fiyatlandı. 

Pandemi öncesiyle başlayan kur atakları, koronavirüs etkisiyle hızlansa da yapılan hamleler dövizi tutmak için yeterli olmadı. Aylık rekorlar haftalığa, haftalık rekorlar ise günlüğe döndü. Merkez Bankası’nın eylül ayında artışa gitti faizle birlikte TL kısa bir nefes alırken, ekim ayındaki sürpriz yeni rekorların gelmesine neden oldu.  

Para politikası toplantısı öncesinde güçlü bir faiz artışı beklentisi oluşunca, kur 8 liraya yakın seviyelerden 7.80’in altına kadar gerilemişti. Fakat, Merkez’in sabit faiz açıklamasıyla kur ilk kez 8 liranın üzerine çıktı.  

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatili öncesinde 8.32 lirayla rekor kıran dolar, resmi tatilde de artışını sürdürdü. Yükselişini sürdüren kur 8.33 lira seviyesinden işlem gördü.  

Piyasaların kapalı olmasına rağmen dolar/TL rekorun hemen üstünde dengelendi. Euro ise 8.76’ya kadar çıktı. Dünyada piyasaların yönünü koronavirüs salgını her geçen gün daha fazla belirliyor. Dün Almanya ve Fransa’da yeni vaka sayısındaki artış sebebiyle yeni kısıtlamalar açıklandı. Bu gelişmeler yatırımcıların risk iştahında önemli bir düşüşe yol açıyor. 

Küresel piyasalar, koronavirüs vakalarındaki artış ve dünyanın birçok ülkesinde yeniden gündeme gelen sıkı tedbirlerin etkisiyle satışlara devam ediyor. ABD borsalarında önceki gün yaşanan yüzde 3’ü aşan değer kayıplarının ardından dün de Asya borsalarında eksiler görüldü.  

Asya’daki kayıplar ABD borsaları kadar derin olmasa da Avustralya’da, yüzde 1,5 Güney Kore borsası KOSPI’de yüzde 1 civarı kayıplar dikkat çekti.  

Japonya’da Nikkei endeksi yüzde 0,3 değer kaybederken Çin’de ise hisse senetleri dünkü kapanışa göre hafif yükselişte. Piyasa uzmanları, ABD’deki gelişmelerin yanı sıra Avrupa’da koronavirüs salgınının devam etmesi ve vaka sayılarındaki artışın sürmesinin yarattığı kaygıların da yatırım pozisyonu almayı zorlaştırdığına dikkat çekiyor. 

ABD Doları’nın altı büyük para birimine karşı değerini ölçen endeks, geçen hafta içerisinde son bir ayın en düşük düzeyine geriledi. Euro/dolar paritesi de bir ayın en yükseğini gördü. 

YENİ REKOR İÇİN NEDEN ÇOK 

Bloomberg haber ajansının aktardığına göre, TL’de değer kaybı sürecinin üst üste 5’inci günde de sürdüğünü ve bu yılki en kötü aylık performansın yaşandığını vurguladı.  

TCMB’nin geçen hafta faiz artışına gitmemesinin yarattığı hayal kırıklığının TL’yi bu hafta rekor düşük seviyelere gerilettiğini öne süren ajans, artan koronavirüs vakaları, ABD seçimleri ve mali teşvik paketiyle ilgili belirsizlik ve Avrupa ile artan tansiyonun da TL’deki değer kaybında etkili olduğuna değindi.  

Commerzbank AG’nin kıdemli ekonomisti Tatha Ghose “Önümüzdeki haftalarda dolar/TL’nin 9 seviyesini aşamaması için bir neden yok” dedi.  

TCMB’nin faiz artışlarının artık güvenilir bir uzun vadeli politika tepkisi olarak işlev görmeyeceğini vurgulayan Ghose, yine de olağanüstü bir toplantıyla yüklü bir faiz artışına gidilmesinin TL’deki değer kaybının önüne geçecek tek seçenek olabileceğini düşündüklerini vurguladı.  

Öte yandan, Bloomberg, kamu bankalarının bu hafta TL’yi desteklemek için 1 milyar dolarlık satış yaptıklarını aktardı. 

‘OLAĞAN DIŞI ARTIŞ OLABİLİR’ 

İngiliz Financial Times gazetesi, Merkez Bankası yaklaşımını savunurken TL’nin rekor düşük seviyeye gerilediğine dikkat çekti.  

Sözcü’de yer alan habere göre, “Türkiye ile geleneksel batılı müttefikleri arasında artan tansiyon, para politikası kaygılarıyla birleşti, bu da TL üzerinde son günlerde var olan satış baskısına eklendi” diyen gazete, kur krizinin tekrarlanacağı endişelerinin arttığını öne süren gazete, yatırımcılar ve uzmanların, TL’deki değer kaybının sürmesi durumunda TCMB’nin olağanüstü toplantıyla faiz artışına gitmek zorunda kalabileceği uyarısında bulunduğunu aktardı. 

18 AYDA 134 MİLYAR DOLAR HARCANDI 

Rabobank döviz analisti Piotr Matys’in “Joe Biden’ın kazanması, S400 alımı kaynaklı Türkiye için sert yaptırımlar anlamına gelebilir. Piyasa ayrıca Türkiye ile Fransa ilişkilerinin hızla kötüleşmesinden endişe ediyor” dedi.  

BBC, TL’yi desteklemek için son 18 ayda 134 milyar dolar harcandığını iddia ederek, buna rağmen TL’nin bu yıl yüzde 26 değer kaybettiğine işaret edildi.  

Reuters da TL’deki değer kaybını sık sık sayfalarına taşıyor. Ajansın haberinde, TCMB’nin yıl sonu enflasyon tahmini 3,2 puan artışla yüzde 12,1’e yükseltmesi sonrasında TL’nin rekor düşük seviyeye gerilediği belirtildi.  

Haberde, geçen hafta TCMB’nin faizi sabit tutmasına ve Ankara’nın ABD, Fransa, Yunanistan ile yaşadığı gerilime ve Dağlık Karabağ’da yaşanan çatışmaya değinildi. 

PİYASALAR SATIŞA DEVAM EDİYOR 

Yurt içinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle işlem yapılmayacak olan günde küresel piyasalar, artan vaka sayıları ve yeniden gündeme gelen salgın tedbirleriyle gerilemeye devam ediyor. Uluslararası piyasalarda işlem gören dolar/TL ise rekorun hemen altında.  

Bir süredir 1.900 doların üzerini zaman zaman test eden ancak tutunamayan altın fiyatları önceki gün tekrar 1.900 doların altına geriledi ve 1.869 dolar düzeyine kadar inmişti. Dün ise bu seviyelerden gelen tepki alımlarıyla altının ons fiyatı 1.887 dolar seviyesine yükseldi.  

Salgına dair ve talep kaynaklı endişeler nedeniyle 40 doların altına çekilen brent petrol fiyatları bugün yatay seyirle 39,80 dolardan işlem görüyor. ABD tipi ham petrolde son işlemler 37,4 dolardan gerçekleşiyor.

PETROLDE KISITLAMA BASKISI 

Brent petrolün varil fiyatı 41 dolara kadar yükselmesinin ardından dün yönünü düşüşe çevirdi. 38 dolara kadar gerileyen Brent petrol, yeni bir arz fazlasıyla karşı karşıya. 

Libya’da, petrol tesisleri ve limanlarındaki mücbir sebep halinin kaldırılmasının ardından tekrar başlayan üretimin piyasalarda oluşturduğu arz fazlası endişesi de fiyatları aşağı yönde etkiliyor. Talep tarafında ise dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarında görülen artışın uluslararası petrol piyasalarında oluşturduğu “küresel petrol talebinin zayıf kalmaya devam edeceği” endişesi fiyatlarda baskı oluşturmaya devam ediyor.  

Öte yandan, ABD’de Zeta kasırgasının Meksika Körfezi’nde etkili olmaya başlamasıyla enerji şirketlerinin bölgedeki açık deniz petrol ve doğal gaz platformlarındaki faaliyetlerini durdurması ise fiyatların düşüşünü kısıtlıyor.  

ABD İçişleri Bakanlığına bağlı Güvenlik ve Çevre Uygulama İdaresi, kasırga nedeniyle Meksika Körfezi’ndeki petrol üretiminin yaklaşık yüzde 49’unun, doğal gaz üretiminin ise yüzde 55’inin durdurulduğunu bildirdi.  

Son düşüşlerde koronavirüs vakalarında dünya genelinde yaşanan artışlar etkili oldu. Dün Almanya ve Fransa yeni koronavirüs kısıtlamaları açıkladı. Almanya’da kasım başından itibaren paket servis yapanlar dışında tüm restoran ve barlar kapatıldı. Ayrıca 2 hafta sonra gidişata göre yeni önlemler açıklanabileceği duyuruldu. 

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

İlgili Haberler

Son dakika! TÜİK'e göre de enflasyon Ekim'de yüzde 2,13 arttı
Son dakika! Dolarda tüm zamanların rekoru... Dolar/TL kuru 8,42'i de gördü
Merkez Bankası'ndan sıkılaştırma hamlesi: Borç limiti sıfırlandı

Ekonomi Haberleri