Azerbaycan'da okullarda ve resmî eğitim kurumlarında başörtülü öğrenci ve öğretmenlere yönelik uygulanan fiili yasaklar, ülkede geniş çaplı bir tartışma ve infial dalgasına yol açtı. Sosyal medya platformlarında paylaşılan ve milyonlarca kullanıcıya ulaşan iki ayrı video, din ve vicdan hürriyeti ile anayasal eğitim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle kamuoyunun gündemine oturdu.
ÖĞRETMEN ZEHRA HASANOVA: "ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAKKI VE GELECEK UMUDU ÇALINAMAZ"
Yasağa maruz kalan öğretmenlerden Zehra Hasanova, okul idaresi tarafından çağrılarak başörtülü şekilde artık derse girmesine izin verilmeyeceğinin tebliğ edildiğini duyurdu. Gözyaşlarını güçlükle tutarak çektiği videoda kişisel yaşam mücadelesini aktaran Hasanova, eğitimin bir hak olduğunu vurguladı:
"Mektebe çağrıldım ve başörtülü şekilde artık derse giremeyeceğim, öğretmen olarak faaliyet gösteremeyeceğim söylendi. Resmî bir karar olmadığını biliyoruz ancak bu uygulama hayata geçiriliyor. 90’lı yıllarda gaz lambası ışığında, geceleri saat 03.00’lere kadar ders çalıştım. Annem beni okutabilmek için temizlikçilik yaptı. Rus sektöründe dereceyle mezun oldum. O dönemde de okullarda izin verilmediği için 11. sınıfı bitirir bitirmez örtündüm.
Benim başka işim var, rızkımı kazanırım. Ancak başörtülü kız çocuklarının, şakirtlerin hakkını savunmak zorundayız. Onların eğitim hakkı elinden alınmamalı, gelecek umutları yarı yolda bırakılmamalıdır. Başörtüsüne özgürlük istiyorum. Kimseye zorla başörtüsü taktırılmasına da zorla başının açılmasına da karşıyım. Bu keyfi engelleme adalete sığmaz."
KARABAĞ GAZİSİNİN FERYADI: "KOLUMU VATAN İÇİN VERDİM, KIZIM BAŞÖRTÜLÜ DİYE OKULA ALINMIYOR"
Kamuoyunda en sert yankıyı uyandıran tepkilerden biri ise 2. Karabağ Savaşı'nda kolunu kaybeden Azerbaycan gazisinden geldi. Protez kolunu ve savaşta kaybettiği uzvunu göstererek video kaydı yayımlayan gazi, kızının başörtülü olduğu gerekçesiyle okula sokulmadığını ve gözyaşlarına boğulduğunu belirterek Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Eğitim Bakanlığı'na seslendi:
"Bax bu qolumu 2. Vatan Uğrunda döyüşlerde feda elemişem. Vatan sağ olsun! Ama bu günlerde benim kızım başörtüsü taktığına göre artık mektebe gidebilmeyecek. Çocukların gözü yaşlı kaldığına göre mektebe gidemeyecek.
Sizden rica ediyorum; bu sesimi Eğitim Bakanına, Cumhurbaşkanına ulaştırın! Bizim kanımız, çocuklarımızın gözü yaşlı kalsın, mektebe gidemesinler diye dökülmedi! Ben buna itiraz ediyorum. Hiçbir resmî emirde 'başörtüsü yasağı' yazmıyor. Bu zulme sessiz kalanlara da sesleniyorum; bu haksızlık kabul edilemez!"
ALİYEV YÖNETİMİNE VE EĞİTİM BAKANLIĞI'NA ÇAĞRI
Sosyal medyada yayılan görüntüler kısa sürede geniş bir dayanışma hareketine dönüştü. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu, hukukçu ve vatandaş; Anayasa ile güvence altına alınan eğitim hakkı ile inanç özgürlüğünün "kılık-kıyafet yönetmeliği" veya idari inisiyatiflerle çiğnenemeyeceğini hatırlattı.
Özellikle Karabağ zaferinde canını ve uzuvlarını ortaya koyan şehit ve gazi ailelerinin maruz kaldığı bu muamelenin vicdanları yaraladığını belirten vatandaşlar, Bakü yönetiminden ve ilgili bakanlıktan başörtüsü yasağının derhal kaldırılmasını ve okullardaki keyfi engellemelere son verilmesini talep ediyor.
