Yunnan eyaletinde yaşayanlar, her yıl mantar sezonunun açılmasıyla birlikte sıradışı bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalıyor. Hastanelere başvuran yüzlerce kişi; kapıların altından geçen, duvarlara tırmanan ve mobilyalara tutunan minik, elf benzeri figürler gördüklerini rapor ediyor. Doktorların her yıl hazırlıklı olduğu bu "toplu halüsinasyon" vakalarının arkasında, bölgedeki çam ağaçlarıyla simbiyotik ilişki kuran ve mutfakların vazgeçilmezi olan aromatik bir mantar türü yatıyor.
RESTORANLARDA 15 DAKİKA KURALI
Bölgedeki pazarlarda yaygın olarak satılan ve restoran menülerinde başköşede yer alan Lanmaoa asiatica mantarı, aslında oldukça lezzetli ve aromatik bir tür. Ancak bu mantarın tadını çıkarabilmek için tam pişirme yöntemiyle pişirilmesi öneriliyor.

Utah Üniversitesi’nden biyoloji alanında doktora adayı Colin Domnauer, bölgedeki bir restoranda yaşadığı çarpıcı tecrübeyi şu sözlerle aktarıyor:
"Gittiğimiz bir restoranda garson, saatin alarmını 15 dakikaya kurarak bizi uyardı. 'Bu alarm çalana kadar sakın yemeyin, yoksa küçük insancıklar görebilirsiniz' dedi."
PİŞMEYEN MANTAR ZİHNİ YANILTIYOR
Mantar sezonunun en yoğun olduğu haziran-ağustos döneminde evlerde de sıkça tüketilen bu tür, yeterince pişirilmediğinde içerisindeki bileşenler nedeniyle sinir sistemini etkiliyor. Hastaların gördüğü "minik insancıklar" şikayeti, tıbbi literatürde mantarın toksik etkilerine bağlı gelişen halüsinasyonlar olarak tanımlanıyor.
Uzmanlar, aromatik tadıyla büyüleyen bu mantarın doğru teknikle hazırlanmadığı takdirde bir ziyafeti kâbusa çevirebileceği konusunda hem yerel halkı hem de turistleri uyarıyor.
