Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD’den toplam 200 Boeing uçağı satın alınacağı bildirildi.
Açıklamada, anlaşmanın havacılık alanındaki ticari iş birliğinin yanı sıra sanayi tedarik zinciri ve gümrük vergileri konusunda da çeşitli maddeler içerdiği ifade edildi.
Bakanlık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Anlaşmaya göre ABD, uçak motoru parçaları ve bileşenleri için Çin’e tedarik garantisi sağlayacak. İki taraf ayrıca ekim ayında varılan gümrük vergisi ateşkesinin uzatılması için çalışacak ve her biri 30 milyar dolar veya daha fazla değerdeki ürünlerde gümrük vergisi indirimleri sağlamayı hedefleyecek"
AÇIKLAMA Şİ-PUTİN GÖRÜŞMESİ SIRASINDA GELDİ
Çin’in Boeing anlaşmasına ilişkin doğrulamasının, Şi Cinping ile Vladimir Putin arasındaki görüşme sırasında yapılması dikkat çekti.
Pekin yönetiminin aynı dönemde hem Washington hem Moskova ile yoğun diplomatik temas yürütmesi uluslararası kamuoyunda yakından takip edildi.
TRUMP ANLAŞMAYI PEKİN ZİYARETİNDE AÇIKLAMIŞTI
ABD Başkanı Donald Trump, 15 Mayıs’ta Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı görüşmelerin ardından Çin’in 200 Boeing uçağı sipariş edeceğini duyurmuştu.
Trump, anlaşmanın Boeing açısından beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek şu açıklamayı yapmıştı:
"Bugün kabul ettiği şeylerden biri de 200 uçak sipariş edecek olmaları. Bu büyük bir olay. 200 büyük uçak. Bu çok fazla istihdam demek. Boeing 150 istiyordu, o 200 verdi"
Trump, uçakların hangi modellerden oluşacağı ve teslimat takvimine ilişkin ise ayrıntı paylaşmamıştı.
Beyaz Saray açıkladı: Trump ve Şi'den yeni ticaret hamlesi
BOEİNG’DEN “İLK AŞAMA” AÇIKLAMASI
Boeing şirketi de anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada Çin pazarının yeniden açılmasının şirket açısından önemli olduğunu belirtti.
Şirket açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
"Çin pazarının Boeing uçak siparişlerine yeniden açılması yönünde çok başarılı bir ziyaret gerçekleştirildi. İlk aşamada 200 uçaklık bir taahhüt alındı ve bunun ardından ek siparişlerin gelmesini bekliyoruz"
Anlaşmanın, son yıllarda ticaret gerilimleri nedeniyle zaman zaman gerilen ABD-Çin ekonomik ilişkilerinde yeni bir iş birliği adımı olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
