Dünya kamuoyunun yakından takip ettiği Jeffrey Epstein soruşturması, ABD siyasetinin en tepesindeki isimleri adliye koridorlarına taşıyor. Aylardır ifade vermeyi reddeden Bill ve Hillary Clinton çifti, Cumhuriyetçi James Comer liderliğindeki Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi’nin baskılarına ve "Kongre’yi küçümseme" suçlamasıyla karşı karşıya kalma riskine boyun eğerek ifade vermeyi kabul etti.
Trump: Epstein dosyaları beni akladı: Jeffrey Epstein ile hiçbir ilgim yok
"CEZAİ YAPTIRIM" KISKACI KARARI DEĞİŞTİRDİ
HalkTv'nin haberine göre, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi, bu hafta içinde Clintonlar hakkında cezai işlem başlatmaya ve olası hapis veya ağır para cezalarının önünü açacak "Kongre’yi küçümseme" oylamasına gitmeye hazırlanıyordu. Clinton kanadı, celpleri daha önce "geçersiz" ve "siyasi misilleme" olarak nitelendirse de, Demokrat üyelerin bir kısmının da şeffaflık adına Cumhuriyetçilere destek vermesiyle geri adım attı.
Epstein dosyasında şoke eden yazışmalar: Afrika'dan bebek getirebilirim, kız mı erkek mi?
Ölümüyle kapanmayan dosya: Epstein CIA’nin eski uçağını kullanmak istedi
Clintonların sözcüsü Angel Urena, kararı duyururken sert ifadeler kullandı:
"Clintonlar iyi niyetle müzakere etti ancak Cumhuriyetçiler etmedi. Yine de eski Başkan ve eski Dışişleri Bakanı orada olacaklar. Herkes için geçerli olacak bir emsal oluşturmayı sabırsızlıkla bekliyorlar."
BELGELERDEKİ ÇARPICI DETAYLAR: "WJC" KODLU YAZIŞMALAR
Sızdırılan 3 milyon belgelik dev arşiv, Bill Clinton’ın "pedofili milyarder" Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell ile olan yakınlığını belgelerle ortaya koyuyor:
Bill Clinton’ın, Epstein’a ait özel jetle en az 16 kez uluslararası seyahat gerçekleştirdiği kesinleşti.
"William J. Clinton" isminin kısaltması olduğu değerlendirilen "WJC" ibareli yazışmalarda, son dakika yemek davetleri, seyahat düzenlemeleri ve bazı müstehcen ifadelerin yer aldığı görüldü.
Yazışmalarda, Clinton’ın ekibinin İskoçya’daki bir golf organizasyonu için Maxwell aracılığıyla İngiltere Prensi Andrew’un telefon numarasına ulaştığı anlaşıldı.
Ghislaine Maxwell’in Clinton’ın ofisine gönderdiği e-postalarda, personellere yönelik cinsel içerikli ifadeler kullandığı ancak doğrudan Clinton ile Maxwell arasında bir yazışma kanıtının henüz bulunmadığı belirtildi.
