The Jerusalem Post gazetesinin İsrail ordusu kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, İsrail ordusu, ABD’nin desteklediği ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasında Gazze Şeridi’ne girmesi planlanan günlük 600 insani yardım tırının üçte iki oranında azaltılmasını talep etti. Haberde, ordunun bu sayının 200 tırla sınırlandırılmasını istediği belirtildi.
Ordu tarafından yapılan değerlendirmelerde, Gazze’deki nüfusun günlük ihtiyaçlarının 200 tırla karşılanabileceği öne sürülürken, daha fazla yardımın Hamas tarafından “ele geçirildiği ve örgütün bölge üzerindeki kontrolünü güçlendirmek için kullanıldığı” iddia edildi.
İLK AŞAMA İÇİN ‘İYİ NİYET’, İKİNCİ AŞAMA İÇİN KISITLAMA YAKLAŞIMI
Haberde, İsrail ordusu komuta kademesinin, 10 Ekim’de varılan ateşkesin ilk aşamasında uzun vadeli gıda güvenliğini sağlamak ve ABD yönetimine “iyi niyet göstermek” amacıyla günlük 600 yardım tırının girişine onay verildiğini savunduğu aktarıldı. Ancak ikinci aşamanın “farklı koşullarla” ele alınması gerektiği yönünde bir kanaatin oluştuğu ifade edildi.
BM VE GAZZE YÖNETİMİ: YARDIMLAR ZATEN YETERSİZ
Birleşmiş Milletler, ateşkes yürürlükte olmasına rağmen İsrail’in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle Gazze Şeridi’ne giren yardım miktarının hâlâ yetersiz olduğuna dikkat çekiyor.
Gazze’deki hükümet yetkilileri ise İsrail’in ilk aşamada günlük 600 tırın girişine izin verdiği yönündeki iddialarla çelişen açıklamalar yapıyor. Gazze Hükümeti Medya Ofisi Müdürü İsmail es-Sevabite, 24 Kasım’da yaptığı açıklamada, “Ateşkes anlaşması ve günlük en az 600 yardım tırı ile ticari malzemenin girişini öngören bağlayıcı insani protokole rağmen, işgalci İsrail Gazze’ye günlük en fazla 200 tırın girişine izin veriyor.” demişti.
İsrail’in saldırıları ve insani yardım girişini sınırlayan ablukası, Gazze Şeridi’ni su, ilaç, tıbbi malzeme ve hijyen ürünlerine erişimin son derece kısıtlı olduğu bir insani krize sürüklemiş durumda. Yerel ve uluslararası yardım kuruluşları, İsrail’in “açlık ve susuzluğu bir silah olarak kullandığını” savunuyor.
İSRAİL ORDUSU, GAZZE YÖNETİMİ ULUSAL KOMİTESİ’NDEN RAHATSIZ
Haberde ayrıca, İsrail ordusunun ABD’nin Gazze için açıkladığı barış planı kapsamında kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG)’ne yönelik değerlendirmelerine de yer verildi. Ordu kaynaklarının, komitenin “Hamas’ın işini kolaylaştırdığı” görüşünde olduğu aktarıldı.
Kaynaklar, NCAG’nin Hamas için yalnızca taktiksel bir geri çekilme anlamına geldiğini, örgütün Hizbullah’ın Lübnan’da uyguladığı modele benzer şekilde Gazze’yi perde arkasından kontrol etmeyi hedefleyebileceğini öne sürdü. Komitenin büyük ölçüde Filistin Yönetimi etkisi altında olacağı, ancak sahada Hamas kontrolündeki alt kademe yetkililere dayanmak zorunda kalacağı da iddialar arasında yer aldı.
Komitenin sahadaki etkisinin görülmesi için 2 ila 3 aylık bir süreye ihtiyaç duyulacağı değerlendirilirken, Mısır-Gazze sınır kapısının açılmasıyla birlikte NCAG üyelerinin Gazze’de görevlerine başlamasının kolaylaşmasının beklendiği belirtildi.
GAZZE’DE GEÇİŞ SÜRECİNDE ROL ALACAK YAPI
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, ateşkesin ikinci aşaması kapsamında 16 Ocak’ta Kahire’de çalışmalarına başladı. Komite, Gazze’de günlük kamu hizmetlerini yürütmekle görevli, siyasi olmayan bir yapı olarak tanımlanıyor. Başkan Ali Şaas liderliğindeki komite, 11 Filistinli üyeden oluşuyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın planına göre NCAG, Gazze’deki geçiş sürecini yönetecek dört ana yapıdan biri konumunda bulunuyor. Diğer yapılar Barış Kurulu, Gazze Yürütme Konseyi ve Uluslararası İstikrar Gücü olarak sıralanıyor.
