İsrail Yerleşim İşleri Bakanı Orit Strock, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Barış Kurulu” planını hedef aldı. Planın İsrail askerlerini tehlikeye attığını savunan Strock, Gazze’nin işgal edilmesi çağrısında bulundu.
Yerleşimci radyosu Galey Israel’e konuşan Strock, İsrail ordusunun “kusurlu bir girişim” uğruna riske atılmaması gerektiğini belirterek, “Bu kötü plan için askerlerimizi tehlikeye atamayız. Gerekirse hükümetten ayrılmak zorunda kalabilirim” dedi.
“2005’TE ÇEKİLDİK DE NE OLDU?”
Strock’un açıklamaları, Trump’ın Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamında “Barış Kurulu”nun kuruluş belgesini imzalamasından günler sonra geldi.
Gazze’nin yeniden işgal edilmesi halinde yönetimin kime devredileceğini sorgulayan Strock, bunun ağır bir bedeli olacağını savunarak, “Diyelim ki İsrail ordusu Gazze’ye girip işgal etti. Sonra burayı kime devredeceğiz? Filistin Yönetimi’ne mi? Bunu 2005’te yaptık ve sonucu gördük” ifadelerini kullandı.
“GAZZE’DE TEK OTORİTE İSRAİL OLMALI”
2005 yılında İsrail, dönemin Başbakanı Ariel Sharon'un görev süresi boyunca uygulanan tek taraflı bir geri çekilme planı kapsamında Gazze'den güçlerini çekmişti.
İsrail’in 2005’te Gazze’den çekilerek yerleşimleri dağıttığını hatırlatan Strock, “Gazze silahsızlandırıldıktan ve Hamas yenildikten sonra İsrail tek otorite olarak kalmalı” dedi.
Gazze’de 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesin ikinci aşamasında, Hamas ve diğer Filistinli grupların silahsızlandırılması, İsrail’in askeri kısmen çekmesi ve yeniden inşa sürecinin başlatılması öngörülüyor.
Hamas ise silahlarını teslim etme çağrılarını reddederek, bunun yerine “depolanmasını veya dondurulmasını” önerdi. Grup kendisini, BM'nin Filistin topraklarında işgalci güç olarak kabul ettiği İsrail'e karşı bir direniş hareketi olarak tanımlıyor.
“KABİNE BUNA OY VERMEZ”
Strock, Güvenlik Kabinesi’ndeki hiçbir bakanın İsrail askerlerini Gazze’de savaşa gönderip daha sonra bölgeyi Filistinli teknokrat Ali Şaath’a devretmeye onay vermeyeceğini söyledi. Strock, “Başbakanın bu yönde bir sınır koyduğunu görene kadar, bir noktada ‘yeter artık’ demek zorunda kalabilirim” ifadelerini kullandı.
