Kuzey Kore’den kaçanların tanıklıkları: Dizi izleyenler infaz ediliyor, çocuklar halka açık idamlara zorla götürülüyor

Kuzey Kore’den kaçanların tanıklıkları: Dizi izleyenler infaz ediliyor, çocuklar halka açık idamlara zorla götürülüyor

Uluslararası Af Örgütü tarafından Kuzey Kore’den kaçan kişilerle yapılan kapsamlı görüşmelere dayanan yeni rapor, Güney Kore yapımı dizi ve filmleri izleyen kişilerin sistematik biçimde ağır cezalara, zorla çalıştırma kamplarına ve infaza varan yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Tanıklıklar, çocukların “ideolojik eğitim” adı altında halka açık infazlara zorla götürüldüğünü, rüşvet verebilenlerin ise aynı suçlardan cezasız kalabildiğini gösteriyor.

Kuzey Kore, uzun yıllardır bilgiye erişimin en sert biçimde sınırlandığı ülkeler arasında yer alıyor. Yabancı medya içeriklerinin takibi, yalnızca siyasi bir suç olarak değil, rejimin ideolojik bütünlüğüne yönelik doğrudan bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, özellikle Güney Kore menşeli diziler, filmler ve müzikler söz konusu olduğunda daha da sertleşiyor.

Uluslararası Af Örgütü, 2025 yılı boyunca Kuzey Kore’den kaçmayı başaran 25 kişiyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmeler, farklı dönemlerde ve farklı bölgelerde yaşanan olaylara ilişkin tanıklıklar içermesine rağmen, uygulamaların niteliği ve sonuçları bakımından yüksek düzeyde tutarlılık gösteriyor.

“HER AN BASKIN YAPILACAK” KORKUSUYLA YAŞAMAK

Görüşülen kişilerin büyük bölümü, evlerine her an baskın düzenlenebileceği ve keyfi şekilde gözaltına alınabilecekleri korkusuyla yaşadıklarını aktardı. Tanıklıklara göre, evlerde izinsiz aramalar, sokaklarda çanta ve telefon kontrolleri sıradan uygulamalar haline gelmiş durumda.

Bazı görüşmeciler, ilkokul çağından itibaren bu korku ortamı içinde büyüdüklerini ve yabancı medya izlemek bir yana, bu içeriklere sahip olmanın bile hayatlarını tehlikeye atabileceğini bildiklerini ifade etti.

“RÜŞVETİNİZ YOKSA İZLEDİĞİNİZ BİR DİZİ HAYATINIZA MÂL OLABİLİR”

Uluslararası Af Örgütü Büyük Çin Bölgesel Direktör Yardımcısı Sarah Brooks, tanıklıkların Kuzey Kore’de uygulanan ceza sisteminin keyfi ve ayrımcı niteliğini açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Tanıklıklar, Kuzey Kore’nin Güney Kore televizyonunda bir programı izlemenin, eğer rüşvet verecek durumunuz yoksa hayatınıza mâl olabileceği anlamına gelen distopik yasalar uyguladığını gösteriyor. Yetkililer, uluslararası hukuka aykırı olarak bilgiye erişimi suç sayıyor, sonra da kamu görevlilerinin cezadan korkan kişilerden faydalanmasına izin veriyor. Bu, yolsuzlukla iç içe geçmiş bir baskı ve en çok maddi gücü, bağlantıları olmayanlara zarar veriyor. Korku ve yolsuzluk üzerine inşa edilmiş bu keyfi sistem, temel adalet ilkelerini ve uluslararası çapta kabul görmüş insan haklarını ihlal ediyor. Kuzey Korelilerin hakları olan özgürlüklerden yararlanmaya cesaret edebilmeleri için bu sistem ortadan kaldırılmalıdır.”

YASALAR: DİZİLER İÇİN 15 YIL, “ÇOK İZLEME” İÇİN ÖLÜM CEZASI

2020 yılında yürürlüğe giren Reaksiyoner Düşünce ve Kültürle Mücadele Yasası, Güney Kore dizilerini, filmlerini veya müziklerini izleyen ya da bulunduran kişilere beş ila 15 yıl zorunlu çalışma cezası verilmesini öngörüyor. Aynı yasa, “büyük miktarda” içerik dağıtanlar veya grup halinde izleme etkinliği düzenleyenler için ölüm cezası dahil olmak üzere daha ağır yaptırımlar getiriyor.

Tanıklıklara göre bu yasa, yalnızca hukuki bir düzenleme değil; güvenlik birimlerinin keyfi uygulamalarına geniş bir hareket alanı tanıyan bir baskı aracı olarak kullanılıyor.

“CEZALAR SUÇA DEĞİL, PARAYA GÖRE VERİLİYOR”

2012–2020 yılları arasında Kuzey Kore’den kaçan kişiler, Uluslararası Af Örgütü’ne, ağır yaptırımların yaygınlığına rağmen Güney Kore dizilerinin ülkede geniş bir izleyici kitlesi bulunduğunu anlattı. Ancak aynı kişiler, cezaların uygulanmasında ekonomik durumun belirleyici olduğunu vurguladı.

2019’da ülkeden ayrılan 39 yaşındaki Choi Suvin, durumu şu sözlerle anlattı:

“İnsanlar aynı eylemden yakalanıyor ama cezalar tamamen paraya bağlı. Parası olmayanlar, ıslah kamplarından çıkmak için 5 bin veya 10 bin dolar toplamak üzere evlerini satıyor.”

Bu miktarların, çoğu Kuzey Koreli aile için birkaç yıllık gelire denk geldiği belirtiliyor.

BAĞLANTISI OLAN KURTULUYOR, OLMAYAN KAMPLARA GÖNDERİLİYOR

28 yaşındaki Kim Joonsik, Güney Kore dizilerini izlerken üç kez yakalandığını, ancak ailesinin yetkililerle bağlantıları sayesinde cezadan kurtulduğunu söyledi:

“Genellikle lise öğrencileri yakalandığında, ailelerinin parası varsa sadece uyarı alıyor. Bizim bağlantılarımız vardı, o sayede ceza almadım.”

Kim, buna karşın kız kardeşlerinin üç arkadaşının, ailelerinin rüşvet verecek gücü olmadığı için uzun yıllar çalışma kamplarına gönderildiğini anlattı. Kız kardeşi gözaltına alındığında ise ailesinin dava açılmadan önce serbest bırakılması için 9 bin dolar ödediğini aktardı.

USB BELLEKLERLE GİREN DİZİLER, ‘NOTETEL’LERDE İZLENİYOR

Tanıklıklara göre Güney Kore dizileri ve filmleri çoğunlukla Çin üzerinden USB belleklerle gizlice ülkeye sokuluyor. Bu içerikler, “notetel” adı verilen televizyonlu dizüstü bilgisayarlarda izleniyor. Özellikle gençler arasında bu cihazların yaygın olduğu belirtiliyor.

109 GRUBU: YABANCI MEDYAYA KARŞI ÖZEL BİRİM

Görüşmeciler, yabancı medya içeriklerinin izlenmesini engellemekle görevli özel bir kolluk birimi olan “109 Grubu”nun, izinsiz ev baskınları, sokak aramaları ve dijital cihaz kontrolleri yaptığını anlattı. Farklı bölgelerden 15 kişinin bu birimi anması, uygulamanın ülke genelinde sistematik olduğunu gösteriyor.

Bir tanık, gözaltına alındığında 109 Grubu mensuplarının kendisine şunları söylediğini aktardı:

“Sana sert bir ceza vermek istemiyoruz ama hayatımızı kurtarmak için patronumuza rüşvet vermemiz gerek.”

Görüşmeciler, güvenlik görevlilerinin de yabancı medyayı izlediğini ancak aynı davranış nedeniyle başkalarını cezalandırdığını söyledi. Bir tanık bu durumu şöyle özetledi:

“İşçiler alenen izliyor, parti yetkilileri gururla izliyor, güvenlik görevlileri gizlice izliyor, polis ise güvenli alanda izliyor. Herkes biliyor, herkes izliyor; baskıyı uygulayanlar da buna dahil.”

HALKA AÇIK İNFAZLAR: TOPLUMU KORKUTARAK İTAATE ZORLAMA

Tanıklıklara göre halka açık infazlar, rejimin toplumu korkutarak kontrol altında tutmasının temel araçlarından biri olarak kullanılıyor. Choi Suvin, 2017 veya 2018’de yabancı medya içerikleri dağıtmakla suçlanan bir kişinin infazına tanık olduğunu anlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Yetkililer, herkese gelmelerini söyledi ve Sinuiju kentinden on binlerce kişi izlemek için toplandı. Beyin yıkamak ve bizi terbiye etmek için insanları infaz ediyorlar.”

ÇOCUKLAR İNFAZLARA “İDEOLOJİK EĞİTİM” İÇİN GÖTÜRÜLÜYOR

Bazı görüşmeciler, okulların sistematik biçimde öğrencileri halka açık infazlara katılmaya zorladığını söyledi. 2017’de ülkeden kaçan bir tanık, Kuzey Hamgyong Eyaleti’ndeki Chongjin kentinde tüm ortaokul ve liselere infazları izleme talimatı verildiğini anlattı:

“Mesaj şu: ‘[Güney Kore programlarını izlerseniz] böyle olur.’ İki infaz gördüm, her ikisinde de ortaokuldaydım.”

İnfazların çoğunlukla kurşuna dizme yöntemiyle gerçekleştirildiği, bazı vakalarda konuşmayı engellemek için hükümlülerin ağızlarına bir madde yerleştirildiği aktarıldı.

“16 YAŞINDAYKEN İNFAZ İZLETİLİYORDU”

2019’da ülkeden çıkan 40 yaşındaki Kim Eunju, çocukların infazlara götürülmesini şu sözlerle anlattı:

“16-17 yaşlarımızda, lisedeyken bizi infazlara götürür ve her şeyi gösterirlerdi. İnsanlar, Güney Kore medyasını izledikleri veya yaygınlaştırdıkları gerekçesiyle infaz edildi. Bu bir ideolojik eğitim: ‘İzlersen sana da böyle olur’ mesajı veriliyordu.”

OKULLARDA SAATLER SÜREN ALENİ AŞAĞILAMA

2019’da ülkeden kaçan 26 yaşındaki Kim Yerim, yabancı televizyon kanallarını izledikleri gerekçesiyle 10 lise öğrencisinin saatler süren “kamusal eleştiri” toplantılarına maruz kaldığını anlattı:

“Yetkililer, yanlış bir şey yaptığınızda ne olacağını göstermek için ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerini bir araya topladı. Genç Ligi’nden ve diğer parti örgütlerinden yetkililer, suçlanan öğrencileri saatlerce eleştirerek, onlara ‘Karakterin bozuk’, ‘İdeolojik hazırlıktan yoksunsun’ gibi laflar söyledi.”

KUZEY KORE YÖNETİMİ YANIT VERMEDİ

Uluslararası Af Örgütü, araştırma bulgularını Kuzey Kore hükümetiyle paylaşarak yanıt talep ettiğini, ancak bugüne kadar herhangi bir yanıt alınamadığını bildirdi. Örgüt, bilgiye erişimi suç sayan yasaların kaldırılması, ölüm cezasının tamamen kaldırılması ve özellikle çocukların halka açık infazlara maruz bırakılmasının derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN