Miami'deki lüks golf kulübünde diplomasi skandalı: Trump'ın Putin'e mazot kıyağı krize dönüştü

Miami'deki lüks golf kulübünde diplomasi skandalı: Trump'ın Putin'e mazot kıyağı krize dönüştü

Trump'ın Rus dizeline yönelik yaptırımları askıya alma kararı, Washington ile Kiev arasında son dönemin en ciddi diplomatik krizlerinden birini başlattı. ABD'nin Ukrayna ve Avrupalı müttefikleriyle Miami'de yürüttüğü barış görüşmelerinde, Trump yönetimi Kiev'den Rus petrol rafinerilerine saldırıları durdurmasını istedi. Ukraynalı müzakerecilerin karşılığında ne alacaklarını sorması üzerine Amerikalı yetkililer ABD'nin sağladığı istihbarat desteğini gündeme getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile yaptığı dizel yakıt anlaşması, Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerde yeni bir krize yol açtı. The New York Times gazetesi, Anton Troianovski, Jeanna Smialek, Andrew E. Kramer ve Steven Erlanger imzasıyla yayımladığı araştırmada, Trump'ın Rus dizeline yönelik yaptırımları askıya alma kararının perde arkasını ve bu kararın Washington-Kiev ilişkilerinde yarattığı gerilimi ele aldı.

Habere göre ABD yönetiminin enerji fiyatlarını düşürmek amacıyla Moskova ile anlaşmaya varması, Ukrayna ve Avrupa ülkelerinin üst düzey temsilcilerini hazırlıksız yakaladı.

Krizin başlangıç noktası ise Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff'a ait, Miami yakınlarındaki Shell Bay golf kulübünde 9 Ekim Cuma günü gerçekleştirilen görüşme oldu.

MİAMİ'DEKİ TOPLANTIDA SÜRPRİZ RUSYA KARARI

NYT'nin aktardığına göre Ukrayna ve Avrupa'dan üst düzey yetkililer, savaşın sona erdirilmesine yönelik yeni önerileri değerlendirmek üzere Trump'ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile bir araya geldi.

Yaklaşık altı saat süren toplantıya Ukrayna'nın üç kişilik müzakere heyetinin yanı sıra İngiltere, Almanya ve Fransa liderlerinin ulusal güvenlik danışmanları ile Avrupa Birliği ve NATO'dan üst düzey temsilciler katıldı.

Görüşmenin gündeminde Ukrayna'nın Avrupa Birliği üyeliği, toprakların kontrolü ve Rusya ile müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik öneriler bulunuyordu.

Ancak Amerikalı temsilcilerin yaptığı açıklama toplantının seyrini değiştirdi.

Witkoff ve Kushner, ABD'nin Rus dizel yakıtına yönelik yaptırımları askıya alacağını bildirdi. Ardından Trump'ın Ukrayna'dan Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları durdurmasını istediğini iletti.

NYT'ye konuşan kaynaklara göre açıklama Ukraynalı ve Avrupalı müzakereciler arasında şaşkınlık yarattı.

UKRAYNALILAR "KARŞILIĞINDA NE ALACAĞIZ?" DİYE SORDU

Görüşmenin en dikkat çekici anlarından biri, Ukrayna heyetinden bir üyenin Rus rafinerilerine yönelik saldırıların durdurulması karşılığında Kiev'in ne elde edeceğini sorması oldu.

NYT'nin toplantıya ilişkin bilgi sahibi üç kaynağa dayandırdığı haberine göre Amerikalı temsilciler, ABD'nin Ukrayna için zaten çok şey yaptığını ve saldırıların durdurulması karşılığında ayrıca bir taviz verilmesinin gerekmediğini söyledi.

Amerikan tarafı bu sırada Ukrayna'nın savaş kapasitesi açısından kritik öneme sahip ABD istihbarat desteğini de hatırlattı.

Toplantıya ilişkin bilgi sahibi iki kaynak, bu ifadelerin görüşmedeki bazı katılımcılar tarafından istihbarat yardımının kesilebileceğine yönelik örtülü bir tehdit olarak algılandığını belirtti.

ABD yönetiminden bir yetkili ise istihbarat desteğinin kesilmesiyle tehdit edildiği iddiasını reddetti.

Aynı yetkili, Trump'ın Ukrayna'ya yönelik öfkesinin giderek arttığını ve bundan sonra nasıl bir karar alacağını öngörmenin güç olduğunu söyledi.

TRUMP'IN TEMSİLCİLERİ MOSKOVA ZİYARETİNİ ASKIYA ALDI İDDİASI

NYT'ye göre Miami'deki görüşmelerin ardından Washington ile Kiev arasındaki gerilim daha da tırmandı.

Gazetenin müzakerelere yakın iki kaynağa dayandırdığı haberde, Witkoff ve Kushner'ın planlanan Rusya ziyaretini şimdilik askıya alma kararı verdiği ileri sürüldü.

Amerikalı temsilcilerin, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Trump arasındaki ilişkiler düzelmeden Moskova'ya gitmek istemediği belirtildi.

Bu gelişme, Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik girişimlerin geleceğini de belirsiz hale getirdi.

NYT, yaşanan gerilimi Trump ile Zelenskiy arasında geçen yıl Beyaz Saray'da yaşanan tartışmadan bu yana iki ülke arasındaki en büyük kriz olarak nitelendirdi.

TRUMP: ZELENSKİY SALDIRILARI DURDURSA İYİ OLUR

Trump, 10 Ekim Cumartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarından duyduğu rahatsızlığı sert sözlerle dile getirdi.

Zelenskiy'yi hedef alan Trump, “Bunu kesinlikle durdursa iyi olur” dedi.

Ukrayna'nın saldırılarının dünya ekonomisinde sorun yarattığını savunan Trump, Zelenskiy için “Dünyaya sorun çıkarıyor. Çiftçilerimiz ve hayvancılıkla uğraşanlarımız için sorun çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca Ukrayna'nın yeni bir devlet başkanına ihtiyacı olduğunu söyledi.

ABD Başkanı'nın açıklamaları, Rusya'nın Ukrayna enerji altyapısına yönelik saldırılarının devam ettiği bir dönemde geldi.

TRUMP ATEŞKES İLAN ETTİ, RUSYA VE UKRAYNA DOĞRULAMADI

Gerilimin ardından Trump, 11 Ekim Pazar günü sosyal medya hesabından Rusya ile Ukrayna'nın derhal yürürlüğe girecek bir “enerji ateşkesi” üzerinde anlaştığını duyurdu.

Ancak ne Moskova ne de Kiev yönetimi böyle bir anlaşmaya varıldığını doğruladı.

Trump, 12 Ekim Pazartesi günü Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada ise ateşkes ilanını savunarak, “Anlaştılar çünkü ben anlaştıklarını söyledim” ifadelerini kullandı.

Putin'in barış anlaşmasına Zelenskiy'den daha istekli olduğunu ileri süren Trump, “Bence aslında Putin, Zelenskiy'den daha fazla anlaşma yapmak istiyor” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ise Rusya'nın Trump'ın ateşkes açıklamasından yalnızca birkaç saat sonra Ukrayna enerji altyapısına yeniden saldırdığını belirtti.

Ukrayna yönetimi, Rusya'nın enerji tesislerini hedef almayı durdurması halinde kendi saldırılarına son vermeye hazır olduğunu daha önce açıklamıştı.

Moskova ise karşılıklı enerji saldırılarının durdurulmasına yönelik bu öneriyi kabul etmedi.

AVRUPALI YETKİLİLER DE KARARDAN HABERSİZDİ

NYT'nin haberinde, Trump yönetiminin Rus dizeli kararının Avrupalı müttefikler arasında da şaşkınlık yarattığı belirtildi.

Miami'deki toplantıya katılan üst düzey AB yetkilisi Björn Seibert, 11 Ekim Pazar günü Birliğin 27 üye ülkesinin büyükelçilerine görüşmenin ayrıntılarını aktardı.

Yaklaşık 20 dakika süren bilgilendirmede, ABD'nin Rus dizeline ilişkin kararının Avrupalı müzakereciler tarafından önceden bilinmediği ifade edildi.

NYT'ye konuşan diplomatik kaynaklara göre Seibert'in görüşmeden çıkardığı önemli sonuçlardan biri, Washington'ın Moskova ile kamuoyuna açıkladığından daha kapsamlı temaslar yürüttüğü değerlendirmesiydi.

Ancak bu temasların kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de kriz sırasında Zelenskiy'ye destek açıklamalarında bulundu.

ABD KONGRESİNDEN TEPKİ: PUTİN'E MALİ CAN SİMİDİ VERİLMEMELİ

Trump'ın Rusya ile yaptığı dizel anlaşması, ABD Kongresinde de eleştirilere yol açtı.

Cumhuriyetçi senatörler Susan Collins ve John Curtis'in de aralarında bulunduğu, iki partiden altı senatörün ortak açıklamasında, Rusya'nın Ukraynalı sivillere yönelik saldırıları sürerken Moskova'ya ekonomik destek sağlanmaması gerektiği belirtildi.

Senatörler, Rusya'ya mali kaynak sağlayabilecek kararın derhal geri alınması çağrısında bulundu.

Eleştirilerin merkezinde, Rusya'nın enerji ihracatından elde edeceği gelirlerin Ukrayna'daki savaşın finansmanına katkıda bulunabileceği endişesi yer aldı.

DİZEL FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN ARKASINDA İRAN SAVAŞI DA VAR

NYT, Trump'ın Rusya ile anlaşmaya yönelmesinde ABD'deki yüksek enerji fiyatlarının belirleyici olduğunu yazdı.

Kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde dizel fiyatlarının yükselmesi, özellikle tarım sektöründe maliyetlerin artmasına neden oluyor.

Hasat döneminde yakıt giderlerinin yükselmesi, Trump yönetimi üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor.

Trump, fiyat artışlarından Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarını sorumlu tutarken, NYT'nin dikkat çektiği uluslararası enerji verileri farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Enerji ihracatı ve piyasaya ilişkin istatistikler, dizel ve diğer enerji ürünlerindeki fiyat artışının büyük ölçüde ABD'nin İran'la yürüttüğü savaşın etkilerinden kaynaklandığını gösteriyor.

Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları da fiyatlar üzerinde etkili olmakla birlikte, enerji piyasasındaki yükselişin tek nedeni olarak görülmüyor.

WASHINGTON'IN HESABI: EKONOMİK ANLAŞMAYLA PUTİN'İ MÜZAKEREYE ÇEKMEK

Trump yönetimi ise Rus dizeline yönelik yaptırımların askıya alınmasını yalnızca enerji fiyatlarıyla ilgili bir karar olarak değerlendirmiyor. NYT'ye göre Washington, Rusya ile kurulacak ekonomik ilişkilerin Moskova'yı Ukrayna konusunda uzlaşmaya teşvik edebileceğini savunuyor.

ABD yönetiminin yaklaşımı, Rusya'nın savaşın sona erdirilmesine yönelik tavizler vermesi halinde uluslararası ekonomiye yeniden entegre olabileceğinin gösterilmesine dayanıyor.

Ancak Kiev ve Avrupalı müttefikleri, Rusya'nın Ukrayna enerji altyapısını hedef almayı sürdürdüğü bir dönemde yaptırımların gevşetilmesinin Moskova'ya karşı baskıyı azaltmasından endişe ediyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN