Suriye’de geçiş yönetimine bağlı İçişleri Bakanlığı, 20 Ocak’ta, IŞİD mensubu olduğu ileri sürülen yaklaşık 120 mahkumun, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) denetimindeki Şeddadi Hapishanesi’nden kaçtığını duyurdu. Bakanlık, kaçışın ardından Suriye ordusu ve özel kuvvetlerinin Şeddadi’ye girdiğini; aramalar sonucunda 81 firarinin yakalandığını ve operasyonların sürdüğünü açıkladı.
SDG ise daha önce kaçanların sayısının yaklaşık 1.500 olduğunu iddia etmişti. Taraflar, kaçışın nasıl gerçekleştiği konusunda birbirini sorumlu tutuyor.
KARŞILIKLI SUÇLAMALAR
BBC News Türkçe'nin hazırladığı habere göre SDG basın ofisi; Ayn İsa, Şeddadi ve Rakka çevresinde ordu güçleriyle çatışmalar yaşandığını bildirdi. Şam yönetimi, SDG’yi IŞİD’lileri “serbest bırakmakla” suçlarken; SDG, ordunun hapishaneye “saldırdığını” öne sürdü. Şam, cezaevi yönetiminin kendilerine devredilmediğini savundu.
İddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı. BBC Türkçe de karşılıklı beyanların teyide muhtaç olduğunu aktardı.
SDG VE KOALİSYONLA İLGİLİ İDDİALAR
Rudaw’ın aktardığına göre SDG Sözcüsü Farhad Şami, Şeddadi’den 1.500 IŞİD’linin kaçtığını iddia etti. Açıklamada, ABD öncülüğündeki koalisyon üssünün hapishaneye yaklaşık 2 kilometre mesafede olmasına karşın yardım çağrılarına yanıt verilmediği de ileri sürüldü.
Suriye’nin resmi ajansı SANA, Şeddadi’de sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini ve serbest bırakıldığı öne sürülen kişilerin yakalanması için çalışmaların başlatıldığını duyurdu. Ajans, hükümetin SDG’yi IŞİD’lilerin “kaçmasına izin vermemesi” ya da “serbest bırakmaması” yönünde uyardığını; aksi durumun “savaş suçu” ve bölgesel güvenliğe tehdit olarak değerlendirileceğini aktardı.
TÜRKİYE’DEN “DEZENFORMASYON” VURGUSU
Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, “Türkiye’nin desteğiyle Suriye ordusunun DEAŞ’lıları serbest bıraktığı” iddialarını asılsız olarak niteledi. Açıklamada, Türkiye’nin IŞİD’e karşı bölgede en güçlü mücadeleyi veren ülkelerden biri olduğu vurgulandı ve bu tür iddialara itibar edilmemesi istendi.
EL AKTAN HAPİSHANESİ VE GÜVENLİK KAYGILARI
SDG, Rakka’da IŞİD’lilerin tutulduğu El Aktan Hapishanesi çevresinde de şiddetli çatışmalar yaşandığını belirterek durumu “son derece tehlikeli” olarak tanımladı. Son üç günde mahkumların başka yerlere nakledilmeye çalışıldığı, çatışmalar sırasında 9 SDG mensubunun öldüğü, 20’sinin yaralandığı açıklandı.
ATEŞKES VE ENTEGRASYON ANLAŞMASININ GÖLGESİNDE
18 Ocak’ta imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşması; SDG’nin Rakka ve Deyrizor’dan çekilerek devlet kurumlarına entegre olmasını ve IŞİD’li mahkumların tutulduğu cezaevleri ile kampların güvenliğinin Suriye ordusu ile birleşik yapılar tarafından sağlanmasını öngörüyor. Nihai yasal ve güvenlik sorumluluğunun Suriye hükümetine geçmesi planlanıyor.
Geçiş dönemi Devlet Başkanı Ahmed Şara, anlaşmanın ülkenin bölünmüşlüğünü sona erdirmesini umduklarını söyledi. SDG Komutanı Mazlum Abdi ise çatışmaların kendilerine “dayatıldığını” ve anlaşmayı “akan kanı durdurmak için” kabul ettiklerini belirtti. Abdi ile Şara’nın Şam’da bir araya gelmesi bekleniyordu.
Suriye’nin doğusundaki cezaevlerinde yaklaşık 10 bin IŞİD’li mahkum, kamplarda ise 50 bine yakın aile üyesi bulunuyor. Bu tesislerin güvenliği, IŞİD’le mücadelede kritik önemde.
ANKARA’DAN MESAJ
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ocak’ta yaptığı açıklamada Şam yönetimini “yalnız bırakmayacaklarını” vurgulayarak, “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın gerekleri süratle yerine getirilmeli; hiç kimse bir kez daha yanlış hesap yapmamalıdır” dedi.
