ABD’nin 1930’lu yıllarda hazırladığı ve sınıflandırılmış bir strateji olan “War Plan Red”, Britanya İmparatorluğu ile olası bir savaş senaryosunda, Kuzey Amerika’daki İngiliz egemenliğindeki Kanada’ya yönelik harekâtı öngören askeri planlardan biriydi. Planlar, Britanya İmparatorluğu ile olası bir çatışmada Kanada’nın ABD tarafından işgal edilmesini içeriyordu. Ancak bu plan hiçbir zaman yürürlüğe konulmadı ve resmi olarak Kongre veya başkan tarafından onaylanmadı; dönemin askeri planları arasında yer alıyordu.
TRUMP’IN SÖZLERİ VE KANADA’DA ENDİŞE
Globe and Mail gazetesinin haberine göre, Trump’ın dış politika söylemleri, bu tarihsel planın yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Trump, Kanada Başbakanı ile bir görüşmesinde iki ülke arasındaki sınırı “birinin cetvelle çizdiği düz bir çizgi” olarak nitelendirmiş ve kıtanın birleşmesinin “olması gereken durum” olduğunu savunmuştu.
Trump’ın sosyal medya paylaşımlarında Kanada, Grönland ve Venezuela’nın ABD bayrağıyla kaplandığı yapay zeka üretimi haritalar paylaşması, Ottawa’da bu söylemlerin “varoluşsal bir tehdit” olarak algılandığına dair değerlendirmelere yol açtı.
Geçmişte Trump, Kanada’yı ABD’nin “51. eyaleti” yapma fikrini defalarca dile getirmiş; bu söylemi gümrük vergileri ve sınır güvenliği tartışmalarıyla da ilişkilendirmişti.
KANADA SAVUNMA HAZIRLIKLARI
Kanada ordusunun, olası bir ABD işgaline karşı savunma modelleri üzerinde çalıştığı da basına yansıdı. Bazı değerlendirmelerde, konvansiyonel saldırı senaryolarında stratejik noktaların kısa sürede ele geçirilebileceği; ordunun direniş stratejilerini Afganistan’daki gibi pusular, sabotaj ve drone taktiklerine odakladığı belirtildi.
2025 yılında yapılan bir ankete göre, Kanadalıların yaklaşık yüzde 43’ü, önümüzdeki beş yıl içinde bir ABD askeri saldırısını “muhtemel” görüyor.
TRUMP’IN GRÖNLAND VE “DONROE DOKTRİNİ” SÖYLEMİ
Trump yönetimi, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland’ın ilhakı için baskıyı artırdı. Trump, James Monroe’nun ismini çağrıştıran “Donroe Doktrini” adını verdiği yaklaşım çerçevesinde, Batı Yarımküre’nin tamamen ABD kontrolünde olması gerektiğini savunuyor.
Bu söylemler, hem Kanada hem de Grönland’da endişe yaratmış; Danimarka’daki protestolarda “Grönland satılık değildir” sloganlarıyla geniş katılımlı gösteriler yapılmıştı.
Son dönemde ABD ile Kanada arasındaki ilişkilerde ticaret ve dış politika gerilimleri de artıyor. Trump yönetimi, Kanada’ya yönelik %100 tarife tehdidinde bulunarak, Kanada’nın Çin ile ticaret anlaşması arayışını eleştirdi. Bu durum, iki ülke ilişkilerinin önceden daha yapıcı olduğu döneme kıyasla belirgin bir şekilde gerildiğini gösteriyor.
Mark Carney, küresel tartışmalar ve ABD ile yaşanan gerilimlerin ortasında Kanada’nın egemenliğini vurgulayan açıklamalar yaptı ve ülkesinin kendi yolunda ilerleyeceğini belirtti. Carney, Trump’ın açıklamalarına karşı durarak Kanada’nın kendi değerleri ve kimliğiyle ayakta durduğunu ifade etti.
1927’de tasarlanan ve 1930’da onaylanan War Plan Red, esasen ABD ile Britanya İmparatorluğu arasında olası bir savaşta Kanada’nın ele geçirilmesini öngören askeri bir plan olarak ortaya çıkmıştı. Bu plan hiçbir zaman uygulanmadı ve zaman içinde tarihsel bir belge olarak değerlendirildi.
