Ukrayna, 10 Ekim gecesi Rusya'nın Rostov bölgesinde bulunan NZNP petrol ürünleri terminaline insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi. Tesiste peş peşe patlamalar meydana gelirken, saldırı sonrasında yükselen alevler çevreden kaydedilen görüntülere yansıdı. Saldırı, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 9 Ekim'de gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinin ardından Rus dizelinin ABD'ye ve dünya pazarlarına sevk edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığının duyurulmasından yalnızca saatler sonra gerçekleşti.
Trump ile Putin arasında yakıt anlaşması: Rusya'dan milyonlarca ton dizel tedariği
RUSYA'NIN CAN DAMARI İHRACAT TERMİNALİNDE BÜYÜK YANGIN
Bağımsız Rus medya kuruluşu ASTRA'nın açık kaynak görüntüleri üzerinden yaptığı incelemeye göre saldırının hedefi, Rostov-na-Donu kentinin Jeleznodorojnıy bölgesindeki, daha önce Yug Rusi adıyla bilinen petrol yükleme terminaliydi.
Novoshahtinsk Petrol Ürünleri Fabrikası (NZNP) ile bağlantılı tesis, petrol ürünlerinin dış pazarlara sevk edilmesinde kullanılıyor. Yıllık yaklaşık 2,5 milyon ton aktarma kapasitesine sahip terminal, Rusya'nın yakıt ihracat altyapısının parçalarından biri olarak faaliyet gösteriyor.
Rostov Bölge Valisi Yuri Slyusar, gece boyunca bölgede 100'den fazla insansız hava aracının düşürüldüğünü veya etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Saldırılarda altı kişinin yaralandığını, konutların ve iki geminin hasar gördüğünü bildirdi. Ayrıca bir demiryolu köprüsünün zarar görmesi nedeniyle tren seferleri durduruldu.
TRUMP İLE PUTİN 4,8 MİLYON TON DİZEL İÇİN ANLAŞMIŞTI
Saldırıdan bir gün önce, 9 Ekim'de Trump ve Putin arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde Rus dizelinin yeniden ABD ve dünya pazarlarına sunulması konusunda anlaşmaya varılmıştı.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada görüşmeyi başarılı olarak nitelendirerek Rusya'nın ilk aşamada 300 bin tondan fazla dizel yakıt sağlayacağını duyurmuştu.
Açıklanan takvime göre Rusya'nın kasım ayında 500 bin ton, hemen ardından 1 milyon ton ve daha sonraki süreçte 3 milyon ton ek dizel tedarik etmesi planlanıyor. Böylece toplam sevkiyat miktarının yaklaşık 4,8 milyon tona ulaşması öngörülüyor.
Trump, anlaşmanın Amerikan çiftçileri, nakliyecileri ve tüketicileri açısından önem taşıdığını belirterek temel önceliğinin ülkedeki yakıt fiyatlarını düşürmek olduğunu söylemişti.
ABD, RUS DİZELİNE YÖNELİK YAPTIRIMLARI GEVŞETTİ
Trump'ın açıklamasının hemen ardından ABD Hazine Bakanlığı, Rus menşeli dizelin uluslararası pazarlara sevk edilmesine olanak sağlayan geçici bir lisans yayımladı. Reuters'ın aktardığına göre düzenleme, belirlenen koşullar kapsamında Rus dizeliyle ilgili işlemlere 7 Nisan 2027'ye kadar izin veriyor.
Karar, Washington yönetiminin Rusya'nın enerji gelirlerini sınırlamayı amaçlayan yaptırım politikasında önemli bir değişiklik anlamına geliyor. ABD'de dizel fiyatlarının galon başına 6,28 dolara yükselmesi ve 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerinin yaklaşması, Trump yönetiminin yakıt maliyetlerini düşürme arayışını hızlandırmıştı.
Anlaşmanın açıklanmasının ardından ABD dizel vadeli işlem fiyatları yaklaşık yüzde 5 geriledi.
ZELENSKİY'DEN ANLAŞMAYA TEPKİ: PUTİN'E HEDİYE
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Trump yönetiminin Rusya'ya yönelik dizel yaptırımlarını gevşetmesini eleştirdi. Zelenskiy, kararı güçlü ortaklar tarafından alınmış zayıf bir karar olarak nitelendirerek Moskova'ya sağlanacak yeni enerji gelirlerinin Ukrayna'ya karşı yürütülen savaşın finansmanına katkıda bulunacağını savundu.
Rusya'ya verilen ekonomik tavizlerin barış getirmeyeceğini belirten Zelenskiy, ABD'nin kararının Moskova'nın elini güçlendireceği görüşünü dile getirdi.
Axios'a konuşan bir ABD'li yetkili ise Trump'ın, Ukrayna'dan Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmasını defalarca istediğini, Kiev'in bu talepleri yerine getirmemesi üzerine Putin ile dizel anlaşmasına yöneldiğini öne sürdü.
Saldırı öncesinde sosyal medyada Ukraynalı askeri kaynaklara atfedilen bir açıklamada da Trump yönetiminin Rus dizelini kullanarak ABD'deki fiyatları düşürme girişiminin "sonuç vermeyeceği" savunulmuştu.
