ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın, Trump'ın ilk başkanlık döneminde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve İsrail'le yürüttüğü gizli diplomatik ilişkiler sırasında milyarlarca dolarlık örtülü finansman ağına erişim sağladığı iddia edildi. Amerikan dergisi Vanity Fair, araştırmacı gazeteci Matthew Cole'un Princes and Thieves: Jared Kushner and Mohamed bin Zayed's Secret Plot to Remake the Middle East (Prensler ve Hırsızlar: Jared Kushner ve Muhammed bin Zayed'in Orta Doğu'yu Yeniden Şekillendirmeye Yönelik Gizli Planı) adlı kitabından bir bölümü 22 Ekim'de yayımladı.
Cole'un dört yılı aşkın araştırmasına dayandırdığı iddialara göre Kushner, Beyaz Saray'da görev yaptığı dönemde Körfez ülkelerinin finanse ettiği ve resmî kayıtlarda açıklanmadığı ileri sürülen banka hesaplarına erişim sağladı.
Araştırmada Azerbaycan, büyük tutarlı para transferlerinde kullanılan önemli bir ara merkez olarak öne çıkarken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da finansal işlemlerin yönetiminde rol oynadığı iddia edildi.
HOLLANDA İSTİHBARATI KUSHNER'IN TELEFONUNA NASIL SIZDI?
Matthew Cole'un aktardığına göre olaylar, 2017 yılının sonlarında Hollanda Askerî İstihbarat ve Güvenlik Servisinin (MIVD) Rus istihbaratıyla bağlantılı bir bilgisayar korsanına ulaşmasıyla başladı.
Rus askerî istihbarat servisi GRU adına çalışan ve çalıntı banka verileri konusunda uzmanlaşmış olan kişi, İngiltere'ye gerçekleştirdiği seyahat sırasında Hollandalı istihbarat görevlilerince tespit edildi.
Cole'un kaynaklarına göre kendisine Hollanda istihbaratıyla iş birliği yapmak ya da İngiltere'de casusluk suçlamasıyla yargılanmak arasında bir tercih sunuldu.
İş birliğini kabul eden Rus hacker, Hollandalı yetkililere GRU'nun Rusya'nın Rostov kentindeki sunucularından birine erişim sağladı.
İstihbarat görevlileri, sunucuda yaptıkları incelemede Jared Kushner'ın iPhone telefonundan alınmış ekran görüntülerine ulaştı.
Bunun üzerine Hollandalı uzmanlar, Rusların telefona nasıl sızdığını araştırmaya başladı.
2018'in başlarında iPhone'daki güvenlik açığını kullanan Hollanda istihbaratı, Kushner'ın telefon ekranını uzaktan izlemeye başladığı ileri sürüldü.
Bu yöntemle telefonun kamerasına veya mikrofonuna erişilemediği, ancak Kushner'ın cihazı kullanırken ekranında görüntülenen bilgilerin kaydedilebildiği belirtildi.
AZERBAYCAN'DAN DUBAİ'YE YÜZ MİLYONLARCA DOLAR
Hollandalı istihbaratçıların Kushner'ın telefonunu izlerken dikkatini çeken ilk gelişme, Dubai merkezli bir banka hesabına yapılan yüksek tutarlı para transferleri oldu.
Cole'a göre Kushner, Birleşik Arap Emirlikleri'nin en büyük finans kuruluşlarından First Abu Dhabi Bank'ta bulunan bir hesaba telefonuyla erişiyordu.
Araştırmada kimliği gizlemek amacıyla "Alpha" olarak adlandırılan hesaba, 2017'den itibaren Suudi Arabistan ve BAE kaynaklı yaklaşık 750 milyon dolar aktarıldığı ileri sürüldü.
Hollandalı istihbaratçıların izlediği para hareketlerinde ise transferlerin doğrudan Körfez ülkelerinden değil, Azerbaycan'daki bir banka üzerinden gerçekleştirildiği görüldü.
Cole'un aktardığına göre Azerbaycan'daki bazı bankalar, Suudi riyali veya BAE dirhemi cinsinden gelen büyük miktardaki parayı dolar olarak başka ülkelere transfer etmek amacıyla aracılık ediyordu.
Bu yöntemde parayı gönderen kişi veya kuruluş, tutarı Azerbaycan'daki bankaya yatırırken banka da farklı bir hesap üzerinden eşdeğer dolar tutarını belirlenen alıcıya iletiyordu.
Kitapta, bazı bankaların bu işlemler için yüzde 6-7 oranında komisyon aldığı iddia edildi.
Söz konusu yöntem, transferlerin gerçek kaynağının dışarıdan yapılan incelemelerde belirlenmesini güçleştirebiliyordu.
DUBAİ'DEKİ 750 MİLYON DOLARLIK HESABIN SAHİBİ BİR VAKIFTI
Araştırmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri, Kushner'ın eriştiği ileri sürülen Dubai hesabının doğrudan kendi adına açılmamış olması.
Cole'a göre hesap, BAE hükümetinin finansman sağladığı Watani Al Emarat adlı vakfa aitti.
Vakfın başında, BAE Federal Ulusal Konseyi üyesi Dherar Belhoul Al Falasi bulunuyordu.
Araştırmadaki kaynaklar, vakfın insani yardım ve sivil toplum faaliyetlerinin yanı sıra BAE'nin yurt dışındaki gizli askerî ve istihbarat operasyonlarını finanse etmek amacıyla da kullanıldığını ileri sürdü.
BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed'in kardeşi Tahnoon bin Zayed ise hesabın bulunduğu First Abu Dhabi Bank'ın yönetim kurulu başkanlığını yürütüyordu.
Cole'un iddiasına göre Muhammed bin Zayed ve Tahnoon bin Zayed, Kushner'a bu hesap üzerinde işlem yapma yetkisi tanıdı.
Buna göre Kushner, hesabın sahibi olmamasına rağmen para transferlerini gerçekleştirebilecek yetkili kişiler arasında yer alıyordu.
Araştırmada, bu mekanizmanın Kushner'ın ABD yönetimi adına yürüttüğü bazı dış politika girişimleriyle bağlantılı olduğu savunuldu.
İSRAİL MERKEZ BANKASI'NDA 1 MİLYAR DOLARLIK İKİNCİ HESAP İDDİASI
Cole'un kitabında yer alan en önemli iddialardan biri de İsrail Merkez Bankası'nda tutulduğu ileri sürülen ikinci bir banka hesabına ilişkin.
"Beta" olarak adlandırılan bu hesaba, 2018 yılının ilkbaharına kadar yaklaşık 1 milyar dolar aktarıldığı öne sürüldü.
Araştırmaya göre söz konusu para, BAE lideri Muhammed bin Zayed tarafından sağlandı ve yine Azerbaycan üzerinden İsrail'e gönderildi.
Cole'un görüştüğü bir kaynak, bu paranın Kushner'ın kişisel yararına kullanılmak üzere ayrıldığını ileri sürdü.
İsrail Merkez Bankası'nın bireysel müşteriler için hesap açmadığını belirten Cole, paranın görünürde bir devlet hesabında tutulduğunu savundu.
Araştırmada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun paranın Merkez Bankası'nda tutulmasını teşvik ettiği de iddia edildi.
NETANYAHU'NUN BİLGİSİ OLMADAN PARA TRANSFERİ YAPILAMIYORDU İDDİASI
Kitaba göre İsrail Merkez Bankası'ndaki devlet hesaplarında para transferleri için iki yetkilinin onayını gerektiren bir sistem uygulanıyordu.
Cole'un kaynakları, Netanyahu'nun Kushner'dan bu hesaptan herhangi bir işlem gerçekleştirmeden önce kendisini bilgilendirmesini istediğini ileri sürdü.
Kushner'ın Netanyahu'ya ilettiği mesajların dönemin ABD'nin İsrail Büyükelçisi David Friedman üzerinden aktarıldığı iddia edildi.
Böylece Netanyahu'nun para hareketlerinden haberdar olduğu ve işlemler üzerinde belirli bir denetime sahip bulunduğu savunuldu.
Araştırmada, Kushner'ın hesabın sahibi olarak görünmemesi ve paranın devlet hesabında tutulması sayesinde BAE'den geldiği ileri sürülen kaynağın izinin sürülmesinin zorlaştığı belirtildi.
İSRAİL'DEKİ PARANIN BİR BÖLÜMÜ KIBRIS'A MI AKTARILDI?
Matthew Cole'un görüştüğü ve Kushner'la birlikte İsrail'deki paranın başka hesaplara aktarılması sürecinde çalıştığını söyleyen bir kaynak, yaklaşık 1 milyar dolarlık hesabın önemli bölümünün Kıbrıs'taki banka hesaplarına gönderildiğini öne sürdü.
İddiaya göre para, Kıbrıs üzerinden başka finansal hesaplara taşındı.
Ancak yayımlanan araştırmada bu hesaplardan ne kadar para aktarıldığı, transferlerin hangi tarihlerde gerçekleştirildiği ve nihai alıcıların kimler olduğu ayrıntılı olarak açıklanmadı.
BİR SAVAŞ AĞASINA, PARALI ASKERE VE ESKİ TETİKÇİYE PARA TRANSFERİ İDDİASI
Cole'un araştırmasındaki bir başka iddia ise Dubai'deki hesaptan yapılan para transferleriyle ilgili.
Gazetecinin görüştüğü ilk kaynak, Kushner'ın erişimine açık olduğu öne sürülen hesaptan üç ayrı kişiye yüksek tutarlı ödemeler yapıldığını anlattı.
Bu kişilerden birinin yerel bir savaş ağası, diğerinin paralı asker, üçüncüsünün ise geçmişte kiralık tetikçilik yapmış bir kişi olduğu ileri sürüldü.
Cole, kendisine aktarılan bilgileri başlangıçta inanılması güç bulduğunu, ancak yaklaşık altı ay sonra BAE'nin Orta Doğu ve Afrika'daki paralı asker faaliyetleri hakkında görüştüğü başka bir kaynağın da Kushner ile bağlantılı para transferlerinden haberdar olduğunu belirtti.
Araştırmada söz konusu kişilerin isimlerine, aldıkları para miktarlarına veya ödemelerin hangi faaliyetler karşılığında gerçekleştirildiğine ilişkin ayrıntılar paylaşılmadı.
TRUMP'IN MEKSİKA DUVARINA 10 MİLYAR DOLARLIK GİZLİ FON PLANI
Kitaptaki iddialar, Kushner'ın gizli finansman ilişkilerinin Trump'ın ilk başkanlık döneminin başlangıcına kadar uzandığını ortaya koyuyor.
Cole'un aktardığına göre Muhammed bin Zayed ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 2017 yılında Trump yönetiminin dış politika hedeflerini desteklemek amacıyla ortak bir finansman mekanizması oluşturmayı görüştü.
İlk görüşmelerde 10 milyar doların üzerinde bir kaynak ayrılması gündeme geldi.
Bu finansman mekanizmasının olası kullanım alanları arasında Trump'ın ABD-Meksika sınırına inşa etmek istediği duvarın desteklenmesi de bulunuyordu.
Ancak araştırmaya göre 10 milyar dolarlık geniş kapsamlı fon planı hayata geçirilmedi.
Bunun yerine Körfez liderlerinin, Kushner'ın erişimine sunulduğu öne sürülen en az iki hesaba toplam 2 milyar dolar veya daha fazla kaynak sağladığı iddia edildi.
Cole, bu paranın nasıl paylaştırıldığına ilişkin bütün ayrıntıların bilinmediğini belirtti.
İRAN'A KARŞI İSRAİL-BAE SAVUNMA FONU İDDİASI
Cole'un kitabında, Kushner'ın BAE ile İsrail arasında üçüncü bir gizli finansman mekanizmasının kurulmasına da aracılık ettiği ileri sürüldü.
Araştırmaya göre BAE yönetimi, İran'dan gelebilecek büyük ölçekli bir askerî saldırı durumunda İsrail'in ülkeyi savunmasına yönelik bir anlaşma üzerinde çalıştı.
Bu kapsamda İsrail'in sağlayacağı askerî desteğin finansmanı için BAE tarafından ayrı bir kaynak oluşturuldu.
Kitapta söz konusu kaynağın da İsrail Merkez Bankası'na aktarıldığı iddia edildi.
Cole, bu üçüncü hesabın Orta Doğu'daki diplomatik normalleşme girişimleriyle bağlantılı gizli savunma iş birliğinin parçası olduğunu savundu.
KUSHNER'IN BEYAZ SARAY'DAKİ GÖREVİ HUKUKİ TARTIŞMANIN MERKEZİNDE
Jared Kushner, Trump'ın 2017-2021 yılları arasındaki ilk başkanlık döneminde Beyaz Saray'da kıdemli danışman olarak görev yaptı.
Cole, Kushner'ın bu dönemde ücret almamasına rağmen kamu görevlisi statüsünde bulunduğuna dikkat çekti.
ABD'deki kurallar uyarınca üst düzey kamu görevlilerinin yabancı banka hesapları ve mali çıkarları hakkında bildirim yükümlülükleri bulunuyor.
Araştırmada, Kushner'ın yabancı devletlerle bağlantılı hesaplarda işlem yapma veya bu hesaplardan yararlanma yetkisi bulunduysa, bunları ilgili makamlara açıklamasının gerekebileceği savunuldu.
Cole'un görüştüğü, Robert Mueller soruşturmasında görev yapmış eski bir savcı da yabancı devlet yetkililerinden alınan mali imkânlar karşılığında siyasi bir taahhütte bulunulmuş olması halinde rüşvet ve yabancı temsilcilik mevzuatı açısından hukuki sorumluluk doğabileceğini değerlendirdi.
Ancak iddialara ilişkin Kushner hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı veya yayımlanan araştırmada belgelenmiş bir suç tespiti bulunmuyor.
KUSHNER'DAN SERT YALANLAMA: TAMAMEN UYDURMA
Vanity Fair'deki iddiaların ardından Jared Kushner, X hesabından yaptığı açıklamada araştırmayı sert sözlerle reddetti.
Kushner, Matthew Cole'un ortaya attığı iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek hiçbirinin yaşanmadığını savundu.
Araştırmada banka hesap dökümleri, transfer belgeleri, hesap numaraları, işlem tarihleri veya iddiaları kanıtlayacak doğrulanabilir kayıtların sunulmadığını söyleyen Kushner, haberi uydurma olarak nitelendirdi.
Trump'ın ilk başkanlık döneminde medya, Kongre komisyonları ve özel yetkili savcılık tarafından yoğun şekilde incelendiğini hatırlatan Kushner, bütün bu süreçlerde kendisine yöneltilen yeni iddiaların hiçbirinin gündeme gelmediğini belirtti.
Kushner, 30 saatten fazla ifade verdiğini de vurgulayarak iddiaların tamamını reddetti.
Avukatları da Kushner'ın Watani Al Emarat Vakfı veya söz konusu BAE hesabıyla herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, İsrail'de anlatıldığı türde bir hesaptan haberdar olmadığını açıkladı.
Dönemin ABD'nin İsrail Büyükelçisi David Friedman da Netanyahu ile Kushner arasında gizli para transferlerine ilişkin mesaj taşıdığı iddiasını kesin bir dille yalanladı.
ARAŞTIRMANIN MERKEZİNDE AZERBAYCAN BULUNUYOR
Matthew Cole'un araştırmasının bölge açısından en dikkat çekici bölümlerinden birini Azerbaycan üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen para transferleri oluşturuyor.
İddiaya göre hem Dubai'deki yaklaşık 750 milyon dolarlık hesaba hem de İsrail'e gönderilen yaklaşık 1 milyar dolarlık kaynağa ilişkin işlemlerde Azerbaycan'daki bankalar kullanıldı.
Cole, söz konusu bankaların yabancı para transferlerinde aracı konumunda bulunduğunu ve bu işlemlerin gerçek para kaynağının belirlenmesini zorlaştırdığını öne sürdü.
Ancak yayımlanan bölümde transferlere aracılık ettiği belirtilen Azerbaycan bankalarının isimleri açıklanmadı.
