Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın, Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması Doğu Akdeniz'deki diplomatik dengeleri yeniden hareketlendirdi. Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim'de Bingazi'de aldığı karara en sert tepkilerden biri Mısır'dan geldi. Kahire yönetimi, yayımladığı resmî açıklamayla mutabakatı tanımadığını bildirdi.
Mısır, anlaşmanın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu ve ülkenin münhasır ekonomik bölgesi ile kıta sahanlığındaki egemenlik haklarına müdahale ettiğini savundu.
Kahire'nin açıklamasının ardından Yunanistan, İsrail ve Avrupa Birliği de Ankara ile Trablus arasında imzalanan anlaşmaya itirazlarını yineledi.
MISIR: ANLAŞMA KESİNLİKLE HÜKÜMSÜZ VE GEÇERSİZ
Mısır Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisinin 2019 tarihli mutabakatı onaylamasını kesin bir dille reddetti. Bakanlık açıklamasında, Türkiye ile dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es-Serrac arasında imzalanan anlaşmanın Mısır açısından hiçbir hukuki geçerliliği bulunmadığı belirtildi.
Kahire yönetimi, mutabakatın "hükümsüz ve geçersiz olduğunu, hiçbir hukuki etki taşımadığını" savunarak Libya Temsilciler Meclisinin onayının da bu durumu değiştirmeyeceğini vurguladı.
Açıklamada, anlaşmanın 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırlandırmalarına ilişkin hükümleriyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.
Mısır, Türkiye-Libya mutabakatının kendi deniz yetki alanlarına müdahale niteliği taşıdığını savunarak anlaşmaya daha önce yaptığı resmî itirazların geçerliliğini koruduğunu bildirdi.
KAHİRE'DEN ANKARA'YA: GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMA HAKKIMIZI SAKLI TUTUYORUZ
Mısır Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında yalnızca anlaşmayı reddetmekle kalmadı, deniz yetki alanlarındaki haklarını korumak için adım atabileceği uyarısında da bulundu. Kahire yönetimi, kendi ilan ettiği deniz sınırlarıyla çelişen işlemleri kabul etmeyeceğini belirterek, uluslararası hukuk çerçevesinde çıkarlarını korumak ve haklarını ihlal ettiğini düşündüğü girişimlere karşı koymak için gerekli önlemleri alma hakkını saklı tuttuğunu duyurdu.
Mısır, 2020 yılında Yunanistan ile Doğu Akdeniz'deki münhasır ekonomik bölgelerin kısmen sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşma imzalamıştı.
Türkiye ise Yunanistan ile Mısır arasında yapılan bu sınırlandırmanın kendi kıta sahanlığı haklarını ihlal ettiğini savunuyor.
Böylece Ankara ve Kahire'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin farklı hukuki yaklaşımları, Libya parlamentosunun kararıyla yeniden gündeme geldi.
LİBYA'NIN DOĞUSUNDAKİ PARLAMENTO ANLAŞMAYI OY BİRLİĞİYLE ONAYLADI
Tartışmanın fitilini ateşleyen karar, Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim'de Bingazi'de yaptığı toplantıda alındı. Meclis, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onayladı. Ayrıca 2020 yılında aynı mutabakatın onaylanmasını reddeden önceki karar da oy birliğiyle iptal edildi.
Karar, Libya'nın doğusundaki yönetimin uzun yıllar karşı çıktığı anlaşmaya yönelik tutumunu değiştirmesi bakımından önem taşıyor. Libya'da siyasi ve askerî otorite, uzun süredir ülkenin batısındaki Trablus merkezli yönetim ile doğudaki Halife Hafter'in etkili olduğu siyasi ve askerî yapı arasında bölünmüş durumda.
Ankara, 2019'da Trablus merkezli ve uluslararası alanda tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzalamıştı.
Türkiye'ye göre anlaşma 2019'dan bu yana yürürlükte bulunuyor. Libya Temsilciler Meclisinin yeni kararı ise doğudaki parlamentonun da anlaşmaya onay vermesi anlamına geliyor.
YUNANİSTAN VE MISIR'DAN ORTAK HAMLE: DENİZ YETKİ ALANLARI GENİŞLETİLEBİLİR
Mısır'ın Türkiye-Libya mutabakatına yönelik itirazının ardından Atina ve Kahire arasında yeni bir diplomatik temas gerçekleşti. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile Mısırlı mevkidaşı Bedir Abdulati, 22 Ekim Perşembe günü yaptıkları telefon görüşmesinde Libya Temsilciler Meclisinin kararını değerlendirdi.
Görüşmede iki ülkenin 2020 yılında imzaladığı münhasır ekonomik bölge sınırlandırma anlaşmasının, Kıbrıs yönünde doğuya doğru genişletilmesi ihtimali ele alındı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yerapetritis, olası yeni sınırlandırmanın uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde yapılacağını söyledi.
İki bakan, Türkiye-Libya anlaşmasına yönelik itirazlarını da yineledi.
AVRUPA BİRLİĞİ DE ANLAŞMAYI REDDETTİ
Avrupa Birliği de Libya Temsilciler Meclisinin kararına karşı çıktı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası deniz hukukuyla bağdaşmadığını savundu. AB, mutabakatın üçüncü devletler bakımından hukuki sonuç doğuramayacağı görüşünü yineledi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da 21 Ekim'de Brüksel'de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı görüşmede Türkiye-Libya mutabakatına ilişkin itirazlarını gündeme getirdi.
Avrupa Komisyonu, anlaşmanın olası sonuçlarının üye ülkelerle yakın koordinasyon içinde değerlendirildiğini, önceliğin diyalog ve bölgesel istikrarın korunması olduğunu açıkladı.
HAKAN FİDAN: TAMAMEN MEŞRU BİR ANLAŞMA, TARTIŞMAYA GEREK YOK
Mısır, Yunanistan, İsrail ve Avrupa Birliği'nden gelen tepkilere Dışişleri Bakanı Hakan Fidan cevap verdi. 21 Ekim'de Brüksel'de Anadolu Ajansına konuşan Fidan, Türkiye ile Libya arasındaki anlaşmanın hem hukuki hem de siyasi açıdan meşru olduğunu söyledi.
Fidan, tepkilere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bunların biz neden tepki gösterdiğini de biliyoruz. Bazıları tepki göstermeleri gerektiği için tepki gösteriyorlar. Bazılarının gerçekten bu konuyla ilgili stratejik problemleri var. Ama bu, gerek hukuksal açıdan gerek siyasal açıdan son derece meşru bir anlaşmadır. Bunu tartışmaya gerek yok."
Libya Temsilciler Meclisinin kararını Türk diplomasisinin başarısı olarak değerlendiren Fidan, anlaşmanın 2019'dan bu yana geçerli olduğunu belirtti.
Fidan, "Biz 2019'dan itibaren bunu zaten geçerli bir anlaşma olarak görüyorduk" dedi.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarı hedeflediğini belirten Fidan, Libya ile iş birliğinin bu doğrultuda sürdürüleceğini ifade etti.
ANKARA: ÜÇÜNCÜ ÜLKELERİN İTİRAZLARININ HÜKMÜ YOK
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 20 Ekim'de yayımladığı açıklamada Libya Temsilciler Meclisinin kararını memnuniyetle karşıladığını duyurmuştu. Bakanlık, mutabakatın uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözettiğini belirtti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise dışarıdan gelen itirazların Türkiye açısından herhangi bir hükmü bulunmadığını söyledi.
Kurtulmuş, "Türkiye ile Libya, kendi geleceklerine ilişkin kararları alma iradesine ve kudretine sahiptir" ifadelerini kullandı.
Milli Savunma Bakanlığı da 22 Ekim'de yaptığı değerlendirmede anlaşmanın hukuki geçerliliğinin üçüncü tarafların tek yanlı açıklamalarıyla sorgulanamayacağını belirtti.
