Sivas’ta yaşayan ve 20 yaşında olan Enes Öksüm, üniversite eğitimini yarıda bırakarak çiftçilik yapmaya başladı. Çiftçiliğin yanı sıra hayvancılık da yapan Öksüm, önemli olanın kişinin sevdiği işi yapması olduğunu vurguladı.
Sivas’ta yaşayan ve 20 yaşında olan Enes Öksüm, üniversite eğitimini yarıda bırakarak çiftçilik yapmaya başladı. Çiftçiliğin yanı sıra hayvancılık da yapan Öksüm, önemli olanın kişinin sevdiği işi yapması olduğunu vurguladı.
Eğitimini yarıda bırakarak dede mesleğine dönen Öksüm, çiftçilikle ilgili araştırmalar yaptıktan sonra Danimarka’dan Jersey sığırı getirdi. Ailesinin yaptığı üreticiliği üst seviyeye taşımayı isteyen Öksüm, işlerin idari ve saha kısmında bizzat yer alıyor. Kimi zaman resmi kıyafetlerle ticari konuların başında olan Öksüm, kimi zaman da çizmesini giyerek ahıra giriyor.
“GENÇ YAŞTA BAŞLAMAK İSTEDİM”
Küçüklüğünden beri çiftçiliğe ilgisi olduğuna dikkat çeken Öksüm, "Üniversiteyi bırakmamın asıl sebebi sevdiğim işi yapmaktı. Sevdiğim işi yaparken üniversiteyi de bitirebilirdim ama erkenden, genç yaşta başlamak istedim. Hayvancılık serüveni bize dededen geliyor; dededen sonra babadan devam etti. Dedem yıllardır tarım ve hayvancılık yapardı, ben de çocuk yaştan beri onun yanında bu işleri öğrendim. Küçükken sevdiğim için çiftçi olmaya karar verdim. Çevremdekiler çiftçiliği küçük görmüştü ama bizim yaptığımız normal çiftçilik değil, modern çiftçilik; makineleşmeyle insan yükü tamamen bitti, tamamen makine üzerinde çalışmaya başladık" ifadelerine yer verdi.
“KENDİ İŞİMİZİN PATRONUYUZ”
Ülkemiz için çiftçiliğin çok önemli olduğuna dikkat çeken Öksüm, süreci şöyle anlattı:
"Üniversiteyi bırakınca annem tepki gösterdi, babam ise karşı çıkmadı, tamamen destekçimdi; o da sevdiğim işi en iyi benim yapabileceğimi biliyordu. En rahat yönü saatimizin olmaması, izin alma durumunun olmaması; kendi işimizin patronuyuz. Evet, sorumluluk çok, tatil az ama kafamız rahat; hayvanlarla ve toprakla ilgileniyoruz. Ben sürekli şunu söylüyorum: Topraktan geldik, topraktan kazandık, toprağa gideceğiz. Yaşıtlarıma buradan söylemek istediğim şu: Eğer çiftçi olmak istiyorsanız ve aileniz karşı çıkıyorsa sevdiğiniz işi yapın, çiftçi olun; sevdiğiniz iş olsun, gerisi önemsiz. Ülkelerin ekonomisini çiftçiler sağlar. Üniversiteyi bıraktıktan sonra yabancı bir sosyal medya kanalı üzerinden Jersey ırkını gördüm; hayvanların insanlara yaklaşımını çok sevdim. Bu ırkı araştırdık ve Sivas’a getiren ilk kişiler biz olduk. Seri olarak süt satışı yapıyoruz ve Sivas’ta ilk olmanın gururunu yaşıyoruz. Irkımızın sütü yağ ve protein açısından zengin; yağ oranı yüzde 6,5 civarında. Sütümüz A2 süt olarak geçiyor, anne sütüne en yakın sütlerden biridir. Süt çok değerli ve biz de kendi alanımızda daha ileriye gitmeyi düşünüyoruz"