Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 38 üye ülkenin iş gücü piyasalarını incelediği 82 sayfalık raporunu yayımladı. Örgütün "Skills for Jobs" (İstihdam İçin Beceriler) veri tabanına dayanan araştırma; ücret değişimleri, çalışma saatleri, istihdam artışı, işsizlik oranları ve çevrim içi iş ilanları gibi parametreleri birlikte değerlendirerek mesleklerdeki yapısal iş gücü dengesini inceledi.
SAĞLIK, EĞİTİM VE MÜHENDİSLİKTE ÇALIŞAN AÇIĞI SÜRÜYOR
Araştırma sonuçlarına göre OECD genelinde en belirgin personel açığı sağlık, eğitim ve mühendislik alanlarında yaşanıyor:
Sağlık Sektörü: Yaşlanan nüfus ve artan hizmet talebine karşın ağır çalışma şartları ile yüksek personel devri nedeniyle sağlık uzmanı ve yardımcı personel ihtiyacı devam ediyor.
Eğitim: Avustralya, Fransa, İngiltere ve ABD gibi ülkelerde yaşlanan öğretmen kadrolarının emekliye ayrılmasıyla öğretmen açığı kronik bir soruna dönüşüyor.
Bilim ve Mühendislik: Yüksek uzmanlık gerektiren teknik işlerde, matematik ve elektronik bilgisine sahip çalışan ihtiyacı karşılanmakta zorlanıyor.
TEKNOLOJİ SEKTÖRÜNDE ÜLKELERE GÖRE FARKLILAŞAN TABLO
Dünya Gazetesi'nin haberine göre, dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarının artması Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) uzmanlarına olan talebi desteklese de, veriler ülkeler arasında belirgin farklılıklar olduğunu gösterdi:
ABD ve Fransa'da teknoloji uzmanı açığı devam ediyor.
Avustralya'da 2021 yılında personel açığı yaşanan bilişim sektöründe, 2025 verileri itibarıyla iş gücü fazlası oluştu.
İngiltere'de de teknoloji sektöründeki arz-talep dengesi iş gücü fazlası yönüne kaydı.
DÜŞÜK BECERİLİ İŞLERDE İŞ GÜCÜ FAZLASI
Yüksek uzmanlık isteyen alanların aksine, yemek hazırlama yardımcıları ile sokak satıcılığı ve benzeri hizmet işlerinde OECD ortalamasında iş gücü fazlası tespit edildi. Bununla birlikte, düşük ücretler ve ağır iş koşulları nedeniyle bu sektörlerde dahi işverenlerin dönemsel olarak eleman bulmakta güçlük çekebildiği kaydedildi.
ÖNE ÇIKAN YETKİNLİKLER VE BİLİŞSEL BECERİLER
Rapor, geleceğin iş gücü piyasasında sadece yazılım bilgisi gibi teknik becerilerin değil; eleştirel düşünme, okuduğunu anlama, etkin dinleme, akıl yürütme ile iletişim, ikna ve koordinasyon gibi sosyal yetkinliklerin de belirleyici olacağını gösteriyor. Otomasyonun zor olduğu insan ilişkilerine dayalı becerilerin öneminin arttığı vurgulanıyor.
TÜRKİYE VERİLERİNE İLİŞKİN NOT
Araştırma kapsamında Türkiye de yer alıyor. Ancak araştırmada kullanılan veriler ülkeler arasında farklı yıllara dayanıyor (Türkiye için 2023, Avrupa geneli için 2024, Avustralya ve Yeni Zelanda için 2025). Bu nedenle rapordaki bulgular, anlık açık iş ilanı sayılarını değil, iş gücü piyasalarındaki yapısal ve uzun vadeli eğilimleri yansıtıyor.
