Çorum’da tekstil işi yaparken şehir hayatından sıkıldığı için köyüne yerleşme kararı alan 49 yaşındaki Elif Dağlı, hayvancılıkla geçimini sağlıyor.
Çorum’da tekstil işi yaparken şehir hayatından sıkıldığı için köyüne yerleşme kararı alan 49 yaşındaki Elif Dağlı, hayvancılıkla geçimini sağlıyor.
2020 yılında köye taşındıktan sonra köydeki ev ve ahırı tamir ettiren Dağlı, annesinin doğum günü hediyesi olan 5 anaç koyun ve 1 koçla hayvancılığa adım attı. Kent merkezine 33 km uzaklıktaki köyde tek başına yaşayan Dağlı, hayvanların sayını 5 yılda 85’e çıkararak sürü sahibi oldu.
ANNESİNİN HEDİYESİ HAYATINDA DÖNÜM NOKTASI OLDU
Hayvancılığa başlarken annesinden destek gördüğünü söyleyen Dağlı, "Annem sağ olsun, bu kadar istememe kayıtsız kalamadı, doğum günü hediyesi olarak aldı hayvanlarımı. 'Beş tane anaç, bir de koç aldım. 5-6 yıl doğum günü hediyesi bekleme benden.' diye takıldı bana. Hayvanlarım doğum günümde, 23 Nisan'da geldi işletmeme ve ben doğum günümü o gün ahırda hayvanlarımla kutladım. Hayatımın en güzel doğum günüydü ve dönüm noktasıydı bence." dedi.
Sürüsünü zamanla büyüten Dağlı, sözlerine şöyle devam etti:
"Anaç sayımı artırmak için doğan dişileri elimde tuttum. Kuzularla toplam hayvan varlığım 85. Bu sektör ağır, yoğun mesai gerektiren bir sektör. Çizmenizi giyip işletmeye girecekseniz bu işe başlamalısınız. Bunu bilerek başladım ben. Gecesi gündüzü yok çünkü gece sabaha karşı doğumlarımız da olabiliyor. 24 saat sürekli hayvanların içindeyim. İstediğim zaman kendime vakit ayırıyorum, gezmelerime gidiyorum, sosyalleşebiliyorum. Ama ciddi bir iş hayvancılık. Yoruluyorum ama sabah güne çok büyük keyifle uyanıyorum."
“BURADA KENDİMİ BULDUM”
Araştırma yaparak hayvanlara doğum yaptırmayı, aşı yapmayı, hastalandıklarında ilgilenmeyi öğrendiğini söyleyen Dağlı, kentten köye dönerek doğru bir karar verdiğini vurguladı:
"Ben şehir hayatını, makyajlı, bakımlı, güzel bir hayatı, tertemiz bir hayatı bırakıp geldim köye ama burada kendimi buldum. Bana iyi geldi burası. Bence bu işi yapmak isteyen bayanlar etraflarındaki insanlar tarafından desteklenmeli. 'Yapamazsın' değil de tam tersine cesaretlendirilmeli, yüreklendirilmeleri lazım. Kendilerine güveniyorlarsa bir yerden başlasınlar mutlaka. Devletimizin kadın girişimcilere yönelik gelecekte çok güzel destekleri olacak."
Dağlı, "Köy hayatı zaten çocukluktan beri çok sevdiğim bir hayat. Doğal hayatı çok seviyorum. Temiz hava, mis gibi güneş. Yazın tadına da varıyorum burada, kışın karını, yağmurunu da görüyorum, ondan da keyif alıyorum mesela. Sobanın fırınında bir şeyler yapmak çok keyifli." ifadelerini kullandı.