Muğla’nın Milas ilçesinde yıllardır tartışmalara ve bölge halkının tepkilerine neden olan Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararına ilişkin yargı sürecinde yeni bir karar çıktı.
679 PARSEL İÇİN 96 AYRI DAVA AÇILDI
Milas ilçesinde bulunan Yeniköy-Kemerköy Termik Santralları’nın kömür ihtiyacını karşılamak amacıyla maden sahasının genişletilmesi için Akbelen Ormanı çevresindeki 6 köyde toplam 679 parselin acele kamulaştırılmasına karar verilmişti. Yurttaşlar, acele kamulaştırma kararına karşı toplamda 96 ayrı dava açmış, dava duruşması 16 Eylül’de Danıştay’da görülmüştü.
DANIŞTAY ACELE KAMULAŞTIRMA KOŞULLARININ OLUŞTUĞUNA HÜKMETTİ
Danıştay 6. Dairesi, dosyadaki bilgi ve belgeler ile tarafların savunmalarını değerlendirdi. Kararda, santralların mevcut kömür sahasındaki rezervlerin tükenmekte olduğu, Soma’dan kamyonlarla kömür taşındığı ve santralların elektrik üretimini sürdürmesinin amaçlandığı kaydedildi.
ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ GEREKÇE GÖSTERİLDİ
Daire, yerli linyitle çalışan santralların baz yük sağlayarak elektrik şebekesinin istikrarına katkıda bulunduğu ve yenilenebilir enerji kaynaklarındaki üretim dalgalanmalarını dengelediği değerlendirmesini yaptı. Kararda, elektrik arz güvenliğinin sağlanması, enerji açığının azaltılması ve santralların faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla maden sahasının genişletilmesinde acelelik koşulunun oluştuğu sonucuna varıldı. Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek, davanın reddine hükmedildi.
BİR ÜYEDEN KARŞI OY
Karara bir üye karşı oy kullandı. Karşı oy gerekçesinde, maden üretiminin sürdürülmesi için taşınmazların kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulmasının, tek başına acele kamulaştırma yöntemine başvurulmasını gerektiren olağanüstü koşulları ortaya koymadığı belirtildi. Karşı oy gerekçesinde, olağan kamulaştırma nedenleri dışında acelelik koşullarının ayrıca ortaya konulması gerektiği vurgulanarak, dava konusu kararın ilgili taşınmazlar yönünden iptal edilmesi gerektiği ifade edildi.
İKİZKÖYLÜ ESRA IŞIK: TOPRAĞIMIZI VERMEYİZ
Karara tepki gösteren İkizköylü Esra Işık, "Biz bu davadan da bu mücadeleden de asla vazgeçmeyiz. Biz bu yola yeni çıkmadık. Biz bu yola 8 sene önce çıktık. Bu şirket, '3-5 tane köylü' diye bizi hakir gördü, küçük gördü. Dedi ki 'Ben bunları ezer geçerim, paramla satın alırım, baskıyla bunları buradan gönderirim.' 8 senedir geçemedi buradan. Bu kararı da bu şirketlerin yüzü gülsün, bu patronları yüzü gülsün diye verdiniz. Bu iki şirkete verilecek bir karış toprak yoktur. Bir dal zeytin yoktur. Canımızı veririz, toprağımızı vermeyiz" dedi.
