Aşı anketinde dikkat çeken sonuç: Doktorlara güven alarm veriyor

Aşı anketinde dikkat çeken sonuç: Doktorlara güven alarm veriyor

Işık Üniversitesi Emotics Lab’ın “Sağlık Dezenformasyonu ve Toplumsal Dirençlilik” araştırması, Türkiye’de aşılar konusunda yanlış bilgiye açıklık ile kurumsal güven arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 44’ü doktorların ve bilim insanlarının vatandaşları aşılar konusunda yanlış bilgilendirdiğini düşünüyor. Bu görüşü açık biçimde reddedenlerin oranı ise yüzde 26’da kaldı.

Işık Üniversitesi bünyesindeki Emotics Lab tarafından hazırlanan “Sağlık Dezenformasyonu ve Toplumsal Dirençlilik” başlıklı araştırma raporu yayımlandı. Prof. Dr. Seda Demiralp, Doç. Dr. Uğur Özdemir ve Dr. Aykut Öztürk tarafından hazırlanan çalışmada, aşı dezenformasyonu üzerinden Türkiye’de kurumsal güven ile yanlış bilgiye açıklık arasındaki ilişki incelendi.

Araştırmada katılımcılara, “Aşılar çocukların gelişimini olumsuz etkileyebilir” ve “Bilim insanları ve doktorlar vatandaşları aşılar konusunda yanlış bilgilendiriyor” ifadelerine ne ölçüde katıldıkları soruldu. Raporda ilk ifade aşı güvenliğine ilişkin yaygın bir yanlış inanışın, ikinci ifade ise sağlık otoritelerine duyulan güvensizliğin ölçümü için kullanıldı.

DOKTOR VE BİLİM İNSANLARINA GÜVENSİZLİK YÜZDE 44

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri sağlık otoritelerine duyulan güven konusunda ortaya çıktı.

Katılımcıların yüzde 44’ü, doktorların ve bilim insanlarının vatandaşları aşılar konusunda “yanlış bilgilendirdiği” görüşüne katıldı. Bu görüşü açık şekilde reddedenlerin oranı yüzde 26 olurken, yaklaşık yüzde 30’luk kesim ortada kaldı.

Raporda, dezenformasyona karşı toplumsal direnç açısından en kırılgan alanın mesajın kendisinden çok “mesajı verene duyulan güven” olduğu değerlendirmesine yer verildi.

AŞININ ÇOCUĞA ZARAR VERDİĞİ İDDİASINI SADECE YÜZDE 36 NET BİÇİMDE REDDEDİYOR

Araştırmada aşıların çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceği yönündeki ifadeye verilen yanıtlar da dikkat çekti.

Katılımcıların yalnızca yüzde 36’sı bu ifadeyi net biçimde reddetti. Yüzde 33’lük kesim ifadeye katılırken yüzde 30’u ise kararsız kaldı. Buna göre yaklaşık her üç kişiden ikisi, raporun yanlış bilgi olarak tanımladığı bu ifadeyi ya kabul ediyor ya da kesin biçimde reddetmiyor.

GÜVENSİZLİK ARTTIKÇA DEZENFORMASYONA AÇIKLIK İKİ KATTAN FAZLA ARTIYOR

Çalışmanın dikkat çektiği bir diğer sonuç ise genel toplumsal güvensizlik ile aşı dezenformasyonuna açıklık arasındaki ilişki oldu.

Toplumsal güvensizliği düşük olanlarda aşı dezenformasyonuna açık kişilerin oranı yüzde 24 seviyesinde ölçülürken, güvensizliğin yüksek olduğu grupta bu oran yüzde 58’e çıktı. Araştırmacılar, yaş, cinsiyet, eğitim ve diğer değişkenler birlikte değerlendirildiğinde aşı dezenformasyonuna açıklıkla en güçlü ve tutarlı ilişkinin toplumsal güvensizlikte görüldüğünü belirtti.

Raporda ayrıca bir kuruma yönelik güven kaybının diğer kurumlara da taşınabildiği belirtildi. Adalet ve güvenlik kurumlarına güveni düşük bireylerde doktorlara ve bilim insanlarına yönelik güvensizliğin de daha yüksek olduğu tespit edildi. Araştırmacılar bunun, kurumsal güven kaybının tek bir alanla sınırlı kalmadığına işaret ettiğini kaydetti.

gvns.jpg

TOPLUMUN YÜZDE 79’U ÇOCUKLARIN UYUŞTURUCUYA BULAŞTIRILMASINDAN KORKUYOR

Araştırmada toplumsal güvensizliğin boyutunu ölçmek amacıyla güvenlik ve adalet algısına ilişkin sorular da yöneltildi.

Katılımcıların yüzde 57’si suç oranlarındaki artışın günlük hayatını etkilediğini belirtirken, yüzde 69’u mahkemelerin suçluları gerektiği gibi cezalandırmadığını söyledi.

“Çocukların uyuşturucu maddelere bulaştırılma ihtimalinden korkuyorum” ifadesine katılanların oranı ise yüzde 79'a ulaştı.

GENÇLERDE KARARSIZLIK YÜZDE 40’I AŞIYOR

Araştırmada 18-24 yaş grubunun hem aşı güvenliği hem de doktorlara güven konusunda diğer gruplardan daha fazla kararsız kaldığı görüldü.

Bu yaş grubunda her iki soruda da “ortada” kalanların oranının yüzde 40’ın üzerine çıktığı belirtildi. Raporda gençlerin konuya ilişkin tutumlarının diğer yaş gruplarına kıyasla daha az kesinleştiği değerlendirildi.

ÜNİVERSİTE MEZUNLARINDA DA GÜVENSİZLİK YÜKSEK

Çalışma, yüksek eğitim düzeyinin dezenformasyona karşı tek başına koruyucu olmadığı sonucuna da işaret etti.

Doktorlara güvensizlik eğitim düzeyi düştükçe bir miktar artsa da üniversite mezunları arasında da yüksek oranların görüldüğü belirtildi. Aşının çocuklara zarar verdiği yönündeki ifadede ise eğitim seviyesinin belirgin bir koruyucu etkisi tespit edilmedi.

UMUT HİSSEDENLERDE DEZENFORMASYONA AÇIKLIK DAHA DÜŞÜK

Araştırmanın duygulara ilişkin bölümünde ise katılımcıların yüzde 31’i güncel siyaset karşısında en baskın duygusunu hayal kırıklığı veya üzüntü, yüzde 31’i korku veya kaygı olarak tanımladı. Öfke yüzde 17 olurken, “umut” diyenlerin oranı yüzde 16’da kaldı.

Umut hissettiğini söyleyenlerde aşı dezenformasyonuna açıklık yüzde 28 olarak ölçülürken, umut hissetmeyenlerde oran yüzde 45’e yükseldi. Araştırmacılar, verinin kesitsel olması nedeniyle bu ilişkinin neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlanamayacağını özellikle belirtti.

ARAŞTIRMA 1500 KİŞİYLE YAPILDI

Emotics Lab ve Segmenta Araştırma iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmanın saha araştırması 6-9 Nisan 2026 tarihlerinde yapıldı.

CAWI yöntemiyle gerçekleştirilen ankete Türkiye genelinden 1500 kişi katıldı. Örneklem; yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve coğrafi bölge bakımından Türkiye nüfusunu temsil edecek biçimde oluşturuldu ve siyasi tercihlere göre ağırlıklandırıldı. Raporda yayımlanan yüzdelerin ağırlıklı değerler olduğu belirtildi.

RAPOR: ÖNCE GÜVEN, SONRA BİLGİ

Araştırmacılar, sağlık dezenformasyonuyla mücadelede yalnızca doğru bilginin tekrar edilmesinin yeterli olmayabileceğini belirtti. Raporda, insanların önemli bir kısmının doktor ve bilim insanlarının kendilerini yanıltabileceğine inandığı bir ortamda sağlık iletişiminin öncelikle güveni yeniden tesis etmeye yönelmesi gerektiği ifade edildi.

Araştırmada özellikle toplumun yaklaşık üçte birini oluşturan kararsız kesime dikkat çekilirken; aile hekimleri, yerel sağlık çalışanları ve toplum içinde güvenilir kabul edilen kişilerin sağlık iletişiminde önemli rol oynayabileceği değerlendirmesine yer verildi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN