Beştepe'den muhalefete 'ayağa kalkmama' tepkisi: Cumhurbaşkanına saygı anayasal bir ödev

Beştepe'den muhalefete 'ayağa kalkmama' tepkisi: Cumhurbaşkanına saygı anayasal bir ödev

TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada Genel Kurul salonunu terk eden Yeni Parti milletvekillerine ve ayağa kalkmayan muhalif sıralara Cumhurbaşkanlığı'ndan tepki geldi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, isim vermeden hedef aldığı eyleme ilişkin, "Bu davranışlar anayasal sisteme açıkça aykırıdır ve demokratik iradeyi tanımamak anlamına gelir. Cumhurbaşkanına saygı anayasal bir ödevdir" dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 1 Ekim 2026 tarihli yeni yasama yılı açılış oturumu, muhalefet sıralarının sergilediği dikkat çekici bir protestoya sahne oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul salonuna girişi sırasında bazı milletvekilleri ayağa kalkmazken; Erdoğan geleneksel yasama yılı açılış konuşmasını yapmak üzere Meclis kürsüsüne yöneldiği anda Yeni Parti milletvekilleri topluca Genel Kurul salonunu terk etti.

Meclis'teki bu salon protestosunun ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’dan kapsamlı bir açıklama geldi.

İSİM VERMEDEN YENİ PARTİ'NİN EYLEMİNİ HEDEF ALDI

Sosyal medya hesabı (X) üzerinden "Bir Kez Daha Cumhurbaşkanının Hukuku Üzerine!" başlığıyla bir açıklama yayımlayan Mehmet Uçum, isim zikretmeksizin Yeni Parti grubunun ve protestocu vekillerin tavrını "bir kısım muhalefet" nitelemesiyle eleştirdi.

Kürsü konuşması öncesinde yaşanan salonu terk etme ve ayağa kalkmama girişimlerinin meşru bir muhalefet tarzı olamayacağını belirten Uçum, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Ekim 2026 tarihili yeni yasama yılının açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı bir kısım muhalefet ayağa kalkmamak ve bazıları da Genel Kurul'u terk etmek şeklinde bir davranış sergiledi. Bu davranışlar anayasal sisteme açıkça aykırıdır. Ayrıca demokratik iradeyi de tanımamak anlamına gelir. Önceden defalarca ele aldığımız bu konuyu bir kez daha hatırlatmakta fayda var."

"POZİTİF HUKUKU TANIMAMAK GAYRİ MEŞRUDUR"

Açıklamasında Cumhurbaşkanının yasama yılı açılış konuşmasının Anayasa’nın amir bir hükmü ve anayasal teamül olduğunu hatırlatan Mehmet Uçum, Anayasa’nın 104. maddesinin 3. fıkrasına işaret etti.

Cumhurbaşkanının "gerekli gördüğü takdirde yasama yılının ilk günü TBMM’de açılış konuşması yapma" yetkisi bulunduğunun altını çizen Uçum, muhalefetin sınırlarına değinerek şunları kaydetti:

"Demokratik muhalefet anayasal sınırlar içinde yapılır. Hukukla kavga etmek ve hukuk dışına çıkmak demokratik muhalefet sayılmaz. Genel bir tespit olarak pozitif hukuku (örneğin Anayasayı) değiştirme talebi meşrudur ama pozitif hukuku (Anayasayı) tanımamak gayri meşrudur."

"CUMHURBAŞKANI SADECE DEVLETİN BAŞI DEĞİL, DEVLET BAŞKANIDIR"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yürütmenin doğrudan millete karşı sorumlu tek bir makamda toplandığını vurgulayan Uçum, parlamenter sistemdeki "devletin başı" kavramının artık doğrudan icrai yetkileri bulunan "Devlet Başkanı" makamına evrildiğini savundu.

Anayasa’nın 104. maddesinin ilk iki fıkrasını aktaran Uçum, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

"Buna göre Cumhurbaşkanı sadece devletin başı değil, DEVLET BAŞKANIDIR. İşin özü Cumhurbaşkanı hem Halkın (Cumhurun) Başkanıdır hem de Devletin Başkanıdır. Diğer deyişle 'Halkın İradesi Devlete Egemen' olmuştur. Anayasanın uygulanması ile tüm devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin etme görevi Cumhurbaşkanına aittir. Eski sistemde Cumhurbaşkanının sadece 'gözetme', başka bir ifadeyle nezaret etme görevi varken şimdi 'temin etme' yani icrai bir görev söz konusudur. TBMM’nin yasama yılı açılış konuşmaları da bu kapsamdadır."

Uçum ayrıca, Cumhurbaşkanının TBMM adına Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Başkomutanlığını temsil ettiğini ve milli güvenlik politikalarını belirleme yetkisine sahip olduğunu belirterek, Erdoğan’ın "Ülke Liderliği" vasfının anayasal temele dayandığını, Erdoğan'dan sonra makama gelecek tüm isimlerin de bu anayasal sorumluluğu taşıyacağını ifade etti.

5 MADDEDE 'CUMHURBAŞKANINA SAYGI' İLKESİ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, halkın yüzde 50'sinden fazlasının desteğiyle seçilen Cumhurbaşkanına gösterilecek kurumsal saygıyı beş gerekçeye dayandırdı:

Milli İradeye Saygı: Halkın genel iradesine saygı gösterilmesi,

Seçmen İradesine Saygı: Sandıktan çıkan tercihin meşruiyetinin tanınması,

Devlete Saygı: Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüzel kişiliğine ve temsil makamına riayet edilmesi,

Gelecekteki Görevdaşlara Saygı: Bundan sonra hangi siyasi çizgiden seçilirse seçilsin Cumhurbaşkanlığı makamına oturacak tüm haleflere peşinen saygı duyulması,

Anayasal Düzene Uyum: Anayasal nizamın ve kuralların gereğinin yerine getirilmesi.

"MİLLETVEKİLLERİNİN EVLEVİYETLE YAPMASI GEREKEN BUDUR"

Açıklamasının son bölümünde muhalefet milletvekillerine doğrudan anayasal sorumluluk hatırlatmasında bulunan Mehmet Uçum, vatandaşlık bağının ve halkı temsil yetkisinin Cumhurbaşkanının hukukunu korumayı gerektirdiğini kaydetti:

"Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına saygıyı aktüel siyasetin iç çekişmeleri üzerinden değil 'Devletin Genel İşleyişi' üzerinden değerlendirmek gerekir. Her vatandaşın, tabii ki eleştiri hakkı baki kalmak kaydıyla, anayasal hükümlerle tayin edilmiş Cumhurbaşkanının hukukunu koruması ve saygı göstermesi, anayasal bir ödevdir ve vatandaşlık bağının gereğidir. Halkın meşru temsilcisi olan milletvekillerinin de evleviyetle yapması gereken budur."

Uçum'un paylaşımının tamamı şu şekilde:

BİR KEZ DAHA CUMHURBAŞKANININ HUKUKU ÜZERİNE!

"Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Ekim 2026 tarihili yeni yasama yılının açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı bir kısım muhalefet ayağa kalkmamak ve bazıları da genel kurulu terk etmek şeklinde bir davranış sergiledi. Bu davranışlar anayasal sisteme açıkça aykırıdır. Ayrıca demokratik iradeyi de tanımamak anlamına gelir. Önceden defalarca ele aldığımız bu konuyu bir kez daha hatırlatmakta fayda var.

Cumhurbaşkanının her yasama yılının açılışında TBMM’de yaptığı konuşma Anayasa’nın gereğidir. Cumhurbaşkanı “gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapar” (Any. m. 104/3. fıkra).

Demokratik muhalefet anayasal sınırlar içinde yapılır. Hukukla kavga etmek ve hukuk dışına çıkmak demokratik muhalefet sayılmaz. Genel bir tespit olarak pozitif hukuku (örneğin Anayasayı) değiştirme talebi meşrudur ama pozitif hukuku (Anayasayı) tanımamak gayri meşrudur.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildiğinde parlamenter sistemden farklı olarak Cumhurbaşkanı sadece “Devletin başı” olarak tanımlanmadı. Cumhurbaşkanına Devlet Başkanı sıfatı da verildi.

Düzenleme şöyledir: Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder (Any. m. 104/1. ve 2. fıkra).

Buna göre Cumhurbaşkanı sadece devletin başı değil, DEVLET BAŞKANIDIR. İşin özü Cumhurbaşkanı hem Halkın (Cumhurun) Başkanıdır hem de Devletin Başkanıdır. Diğer deyişle “Halkın İradesi Devlete Egemen” olmuştur.

Anayasanın uygulanması ile tüm devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin etme görevi Cumhurbaşkanına aittir. Eski sistemde Cumhurbaşkanının sadece “gözetme” başka bir ifadeyle nezaret etme görevi varken şimdi “temin etme” yani icrai bir görev söz konusudur. TBMM’nin yasama yılı açılış konuşmaları da bu kapsamdadır.

Cumhurbaşkanı milli güvenlik politikalarını belirler, TBMM adına Başkomutanlığı temsil eder. Cumhurbaşkanı Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verme yetkisi vardır (Any. m. 104/13, 14 ve 15. fıkralar).

Anayasaya göre hem Halkın Başkanı, hem Devlet Başkanı hem de Başkomutan olan Cumhurbaşkanı Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder (Any. m. 104/2. fıkra).

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ülke Liderliği rolünün anayasal dayanağı bu hükümlerdir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra da Cumhurbaşkanı seçilecekler sadece bir mecranın siyasi lideri ve devletin yürütme organının görevlisi ve yetkilisi değil Ülke Lideri olma sorumluluğunu da üstlenecektir. Çünkü anayasal olarak diğer ad ve sıfatların yanısıra Türkiye Cumhuriyetini temsil etmenin ve Devlet Başkanı olmanın hukuki, siyasi ve sosyal sonuçlarından en önemlisi Ülke Lideri sorumluluğuyla hareket etmektir.

Bu durumda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bütün organlarını anayasal sınırlar içerisinde yönlendirebilme yetkisi olan, halkın yüzde elliden fazla oyuyla seçilmiş ve Ülke Liderliği sorumluluğuna da sahip Cumhurbaşkanına saygı gösterilmesi:

Birincisi halkın genel iradesi olan milli iradeye saygıdır.

İkincisi halkın demokratik iradesi olan seçmen iradesine saygıdır.

Üçüncüsü Devlete saygıdır.

Dördüncüsü bundan sonra hangi mecradan seçilirse seçilsin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevini üstleneceklere saygıdır.

Beşincisi Anayasal Düzene uymanın bir gereğidir.

Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına saygıyı aktüel siyasetin iç çekişmeleri üzerinden değil ‘Devletin Genel İşleyişi’ üzerinden değerlendirmek gerekir.

Her vatandaşın, tabi ki eleştiri hakkı baki kalmak kaydıyla, Anayasal hükümlerle tayin edilmiş Cumhurbaşkanının hukukunu koruması ve saygı göstermesi, anayasal bir ödevdir ve vatandaşlık bağının gereğidir. Halkın meşru temsilcisi olan milletvekillerinin de evleviyetle yapması gereken budur."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN