Güngören Belediyesi tarafından düzenlenen "Tek Soru, Tek Cevap" programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, gençlerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Programda, özellikle yurt dışı e-ticaret sitelerine getirilen gümrük vergisi düzenlemeleri ve gençlerin yurt dışına göç etme isteği öne çıkan başlıklar oldu.
YURT DIŞI ALIŞVERİŞ KISITLAMASI: DAHA SOFİSTİKE ÇÖZÜMLER ÜRETİLEBİLİR
Programda bir öğrencinin, "Yurt dışı alışverişlerinde neden gümrük vergisi getirdiniz?" şeklindeki sorusuna esprili bir dille "Bir kere ben getirmedim" yanıtını veren Erdoğan, düzenlemenin ekonomik gerekçelerini anlattı. Kendisinin restoran işiyle uğraştığını ve ticaret bakanlığı yetkilisi olmadığını belirten Erdoğan, son 5 yılda son tüketim ürünleri ithalatının 20 milyar dolardan 56 milyar dolar seviyesine yükseldiğine dikkat çekti.
Erdoğan, düzenlemenin cari açığı kapatmak amacıyla yapıldığını savunmakla birlikte, vatandaşın tepkisini anladığını şu sözlerle ifade etti:
"Şikayet edilmesinde haklı olunan yerleri de anlayabiliyorum. 'Dışarıdan 100 liraya aldığım şeyi Türkiye'de niye 1000 liraya alayım' diyorlar. Belki daha sofistike çözümler üretilse, vatandaş da mantığını anlayıp destek olsa aslında daha iyi çözümler üretilebilir."
"GENÇLERİN YÜZDE 40'I GİTMEK İSTİYOR AMA GERÇEĞİ BİLMİYORLAR"
Programın bir diğer önemli gündem maddesi ise beyin göçü tartışmaları oldu. Gençlere yönelik yaptıkları anketlerde, katılımcıların yaklaşık yüzde 40'ının yurt dışına gitmek istediği sonucunun çıktığını belirten Bilal Erdoğan, ilk tercihlerin Almanya ve Amerika olduğunu söyledi.
Erdoğan, gençlerin bu ülkelerdeki hayatın gerçeklerini tam olarak bilmediğini savunarak, ABD'deki yaşam koşullarına dair şu kıyaslamayı yaptı:
"Amerika'da işinizi kaybettiğiniz zaman kiranızı ödeyemezseniz kapıda kalırsınız. Türkiye'de kiracıyı kolay kolay kapının önüne kimse koyamaz. Türkiye'de Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi var; Amerika'da böyle bir sistem yok. Aylık sağlık sigortası masrafı 3-4 bin dolar civarında."
1999 yılında katsayı engeli nedeniyle yurt dışında okumak zorunda kaldığını hatırlatan Erdoğan, gençlere Selçuk Bayraktar örneğini vererek; yurt dışında eğitim alıp yetkinlik kazandıktan sonra Türkiye'ye dönmeleri tavsiyesinde bulundu.
"GIDA VE RESTORAN İŞİYLE UĞRAŞIYORUM"
Kişisel gelir kaynağına ilişkin "Neyden para kazanıyorsunuz?" sorusunu da yanıtlayan Bilal Erdoğan, ticari hayatına 2007 yılında başladığını belirtti. İlk olarak kozmetik sektörüne girdiğini, 2009 yılından bu yana ise gıda ve restoran işletmeciliği yaptığını açıklayan Erdoğan, "Dubai'de 1,5 yıl önce bir yer açtık, Bakü'de de açmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.
"ZENGİN OLMANIN ORTAK ÖZELLİĞİ ÇOK ZENGİN OLMALARIDIR"
Programın ilerleyen bölümlerinde gençlere kariyer ve hayat vizyonuna dair tavsiyelerde bulunan Bilal Erdoğan, televizyon dizilerindeki "zenginlik" algısını eleştirdi. Kore dizilerinde "çalışkanlık" vurgusu yapılırken, yerli dizilerde kaynağı belirsiz, konforlu hayatlar süren karakterlerin öne çıkarıldığını belirten Erdoğan, bunun gençlere "kolay yoldan zengin olma" hayalleri aşıladığını savundu.
Kendi tecrübelerine dayanarak zenginlikle ilgili dikkat çekici bir tespitte bulunan Erdoğan, şunları söyledi:
"Ben birçok zengin insan tanıdım. Bana deseniz ki 'Zenginlerde gördüğünüz bir ortak özellik söyleyin', bir ortak özellik söyleyebilirim: O da çok zengin oldukları. Çalışkan zengin de var, tembel zengin de var. Neden biliyor musunuz? Allah diyor ki 'Ben rızkı dilediğime veririm, ilmi dileyene veririm.' Mesele hayatta hedefleri olan, sevenleri olan, kendisinden başka insanlarla ilgili de merhamet sahibi olan insanlar olabilmek."
