Karadeniz'in doğasıyla ünlü kenti Ordu'da maden sahalarının yarattığı tahribat ve bölge halkı üzerindeki etkileri gündemden düşmüyor. CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, Fatsa'da yaptığı incelemelerde, bölgedeki siyanürlü altın madenini işaret ederek hükümetin tarım ve iskan politikalarını sert bir dille eleştirdi. Adıgüzel, bölgede uygulanan politikaların "vatandaşı bezdirip göçe zorlama" amacı taşıdığını iddia etti.
"AHA ORADA SARI BİR ÇIBAN VAR"
Fatsa kırsalında Aslancami mevkiinden maden sahasını gösteren Adıgüzel, karşıdaki manzarayı "sarı çıban" olarak nitelendirdi. Ordu'nun en önemli ormanlık alanı Kurşunçalı ormanlarının büyük tehdit altında olduğunu belirten Adıgüzel, "O sarı çıban siyanürle işletilen altın madeni. Hemen arkası da Kurşunçalı. Bu vatandaş buraları bıraksın gitsin, biz burada madencilik yapalım diye insanları bezdirmeye çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
"CAMİ CEMAATİNİN ÜÇTE İKİSİ YOK"
Bölgedeki nüfus kaybına dikkat çeken CHP'li vekil, Cuma namazı için gittiği Aslancami'de cemaatin geçmiş yıllara göre üçte iki oranında azaldığını gözlemlediğini belirtti. Bu durumun sadece doğal bir göç olmadığını savunan Adıgüzel, eğitim ve ulaşım imkanlarının kısıtlanarak vatandaşın çaresiz bırakıldığını söyledi.
"ÖNCE OKULU KAPATTILAR, SONRA SERVİSİ KALDIRDILAR"
Adıgüzel, bölge halkının yaşadığı eğitim mağduriyetini bir vatandaşla yaşadığı diyalog üzerinden şöyle anlattı:
"Bir kadın vatandaşımız 'Çocuğumu liseye gönderemiyorum' diyor. Neden? Çünkü servisi kaldırmışlar. Önce köydeki okulu kapatmışlar, taşımalı eğitim getirmişler. Şimdi servisi de kaldırınca çocuk okula gidemez hale gelmiş. Bu ekonomik darlıkta vatandaş çocuğunu nasıl okutsun? Mecburen göç etmek zorunda kalıyor."
"DEVLET VATANDAŞINA 'ÇEK GİT' DER Mİ?"
Bölgedeki 2B arazileriyle ilgili sorunlara da değinen Adıgüzel, rayiç bedellerin fahiş oranda yüksek tutulduğunu belirtti. "10 liralık yere 100 lira bedel biçmişler. Vatandaş satmaya kalksa o paraya satamıyor ama devlet vatandaştan bu parayı istiyor" diyen Adıgüzel, tüm bu uygulamaların vatandaşa "toprağını bırak git" demek anlamına geldiğini vurguladı.
"BU İNSANLAR TOPRAĞIN JANDARMASIDIR"
Hükümetin fındık üreticisine teşvik vermesi gerekirken köstek olduğunu savunan Adıgüzel, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu insanlar burada üretim yaparken aslında ormana bekçilik, toprağa jandarmalık yapıyorlar. Fındık diktikleri zaman toprağı erozyondan koruyorlar. Akıllı bir devlet, vatandaşı toprağında tutmak için teşvik verir. Bunlar ise üstüne para istiyor.".
