DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu Gelecek Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Görüşmenin ardından liderler açıklama yaptı.
Davutoğlu, özellikle Suriye merkezli bölgesel gelişmelere dikkati çekerek, Türkiye’nin çevresine barış yayan bir politika benimsemesi gerektiğini vurguladı. “Öyle bir tarih eşiğindeyiz ki, iktidarda olsun muhalefette olsun bütün siyasi liderlerin ve aydınların sağduyulu bir tutum alma ihtiyacı var” dedi.
BÖLGESEL RİSKLER VE BARIŞIN ÜÇ AYAĞI
Uluslararası sistemde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Davutoğlu, Hürmüz Boğazı, İsrail’in provokatif tutumu ve Rusya-Ukrayna savaşına işaret ederek, “Anadolu gibi Avrasya’nın tam merkezinde yer alan bir ülkede yaşayanlar olarak artık Türkiye’den başlayarak çevreye barış yayan bir politikayı benimsemek zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.
Orta Doğu’da olası büyük çatışma riskine dikkat çeken Davutoğlu, barışın ancak bölgesel ve çok ayaklı bir yaklaşımla sağlanabileceğini söyledi. “Bu sürecin üç ayağı var: Türkiye, Irak ve Suriye. Irak ayağı silahsızlanma açısından kritik. Kuzey Irak’ta örgütün silahlı yapısı var oldukça Türkiye’de barışı tesis etmek zor. Suriye ayağı ise, Suriye’deki Kürtlerin yaşadığı acıyı Türkiye’deki Kürtler ve Türkler hissetmeden barışı korumamız mümkün değil” dedi.
Türkiye ayağında ise demokratik bir çerçeveye işaret eden Davutoğlu, “Türkiye’nin tüm unsurlarıyla toplumsal barışı tesis ederek yoluna devam etmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
SURİYE MUTABAKATI VE ETNİK GÜVEN
Davutoğlu, Suriye’de SDG ile Şam yönetimi arasında sağlanan uzlaşmaya dikkat çekerek, “30 Ocak mutabakatı Suriyelilerin kendi uzlaşmasıdır. Kimse yabancı güçlere dayanarak savaş başlatmamalı. Afganistan bunun en çarpıcı örneğidir” dedi. Mutabakatın arkasında durulması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, etnik ve mezhepsel güvenin önemine de işaret etti: “Türk, Kürt’e güvenecek; Kürt, Türk’e güvenecek. Türk, Arap’a; Arap, Türk’e güvenecek. Aramıza fitne sokanlar hepimizi yok etmek için bunu yapar.”
Suriye’de merkezi devlet yapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, “Suriye ordusunda tek bir hiyerarşi olmalı. Kürtler, Araplar, Türkmenler, Aleviler ve Dürziler Suriye devletinin içinde yer almalı. Suriye devleti güçlü olursa Suriye Kürtleri de refah içinde olur” dedi.
İNSANİ YARDIMLAR VE KAYYUM POLİTİKASI
Davutoğlu, Türkiye’nin Suriye’de güvenlik riskleri azalınca tüm kesimlere yardım elini uzatması gerektiğini vurguladı. Sınır kapılarının anlaşmaya uygun şekilde devredilmesinin ardından insani ve ekonomik yardımların artırılabileceğini belirtti.
Ayrıca, kayyum uygulamalarına da değinen Davutoğlu, “Partimizin kayyumla ilgili politikası nettir. En başından beri kayyum uygulamalarına karşı çıktık. Kayyum uygulamalarına son verilmeli” dedi.
BÖLÜNMEYE KARŞI UYARI
6 Şubat depremlerine atıfta bulunan Davutoğlu, “Depremde ‘Sesimi duyan Türk var mı, Kürt var mı, Arap var mı?’ diye bakılmadı, ‘Sesimi duyan insan var mı?’ dendi. Bugün dünyada bir jeopolitik deprem yaşanıyor. Türk-Kürt-Arap ayrımı üzerinden bizi bölmek isteyen varsa bilin ki orada bir düşman parmağı vardır” ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, tüm siyasi aktörlere çağrıda bulunarak, “Dili sakinleştirmek, Türkiye’nin ve çevre bölgenin barışına odaklanmak ve birbirimize güvenmek zorundayız” dedi.
