Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunu tasfiye sürecine almasının ardından başlayan tartışmalar büyüyor. Tasfiye sürecinde kamuoyunun gündemine gelen yaklaşık 800 milyar liralık fon büyüklüğüne dikkat çeken DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, rakamın boyutunu Borsa İstanbul’un en değerli şirketlerinin piyasa değerleriyle karşılaştırarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Karal, söz konusu tutarın yalnızca finans piyasalarına ilişkin teknik bir veri olarak görülemeyeceğini, arkasında ciddi bir denetim, yönetim ve mağduriyet boyutu barındırdığını ifade etti.
"BORSA İSTANBUL LİSTESİNDE ZİRVEYE ORTAK BİR BÜYÜKLÜK"
Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin piyasa değerlerini anımsatan Hasan Karal, listenin ilk sırasında yaklaşık 1,6 trilyon liralık piyasa değeriyle ASELSAN’ın yer aldığını belirtti. Tasfiye kapsamındaki fonların ulaştığı 800 milyar liralık hacmin borsanın zirvesindeki ilk birkaç şirketin hemen ardına yerleştiğine işaret eden Karal, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Borsa İstanbul'da Türkiye'nin en değerli şirketleri açıklandı. Listenin zirvesinde 1,6 trilyon lirayla ASELSAN var. Peki, fon vurgunu iddialarıyla gündeme gelen yaklaşık 800 milyar liralık büyüklük bu listede nereye denk geliyor, biliyor musunuz? İkinci sıranın hemen arkasına! Yanlış duymadınız. Tüpraş'ı, Garanti Bankası'nı, Koç Holding'i, Halkbank'ı, Ford Otosan'ı geride bırakan bir büyüklükten söz ediyoruz. Düşünebiliyor musunuz?"
"YILLARIN EMEĞİYLE KURULAN ŞİRKETLERDEN DAHA BÜYÜK BİR PARA KONUŞULUYOR"
Türkiye’nin köklü sanayi ve finans kuruluşlarının üretim, ihracat ve istihdamla değer yarattığını vurgulayan Karal, 800 milyar liralık fon hacminin somutlaştırılması gerektiğini belirtti:
"Tüpraş, Koç Holding, Ford Otosan... Bunlar Türkiye'nin yıllardır üretim yapan, yatırım gerçekleştiren, binlerce insana istihdam sağlayan köklü kuruluşları. Bugün ise bu şirketlerin piyasa değerlerini aşan bir büyüklük, fon iddialarıyla birlikte konuşuluyor. Bu karşılaştırmayı yapmamızın nedeni, kamuoyunun 800 milyar liranın nasıl bir ekonomik büyüklüğe karşılık geldiğini somut olarak görebilmesidir. Bu kadar büyük tutarların söz konusu olduğu bir süreçte hiçbir soru cevabsız bırakılamaz."
YATIRIMCI HAKLARI VE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
Tasfiye sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi, sorumluların ortaya çıkarılması ve tasarruf sahiplerinin haklarının korunması gerektiğini ifade eden DEVA Partili Karal, hukuki sürecin tavizsiz işletilmesi çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Ortada, Türkiye'nin en büyük şirketleriyle kıyaslanacak büyüklükte bir para var. Bir kez daha ve ısrarla söylüyoruz: Böylesine devasa bir tutarın nasıl yönetildiği, kimlerin sorumlu olduğu ve yatırımcıların uğradığı zararlar bütün açıklığıyla ortaya konulmalı, sorumlulardan hesap sorulmalıdır. Hiçbir para milletin alın terinden, hiçbir makam da hukuktan üstün değildir."
