Geleneksel sınıf ortamını açık havaya taşıyarak eğitimin sınırlarını kaldıran Diyarbakır’ın Çermik ilçesine bağlı Bintaş İlk-Ortaokulu bünyesindeki Alakoç Anaokulu, sıra dışı eğitim modeliyle takdir topluyor. Dört duvar arasına sıkışmak yerine gün boyu tabiatla baş başa kalan minik öğrenciler; toprakla uğraşarak, hayvanları besleyerek, sanat ve mutfak etkinliklerine katılarak öğrenmenin keyfini çıkarıyor.
Sosyal medyada ve çevre köylerde büyük yankı uyandıran bu uygulamayı gören eğitimciler ve vatandaşlar, köylerdeki potansiyelin doğru kullanıldığında dünyanın en gelişmiş eğitim sistemlerine dahi taş çıkarabileceğini belirterek "Bu eğitim Finlandiya'da bile yok" yorumunda bulunuyor.
OTLARIN ARASINDA RESİM, MUTFAKTA BÖREK: HAYATIN TAM İÇİNDELER
Alakoç Anaokulu'nda eğitim rutini bildik sıralarda değil, yeşilliklerin tam ortasında işliyor. Defterlerini ve boya kalemlerini alarak çimlerin üzerine uzanan çocuklar hayal güçlerini kağıda döküyor.
Günün belirli saatlerinde okul mutfağına geçen minikler, hamur yoğurup börek ve yemek hazırlığına yardım ederek el becerilerini geliştiriyor. Gün sonunda ise piyano başına geçerek temel müzik eğitimi alan minik öğrenciler, tuvallere fırçalarıyla hayat vererek hem estetik bakış açısı kazanıyor hem de günün enerjisini sanata dönüştürüyor.
ATA TOHUMU SERASINDAN KÜMESE: SIFIR ATIKLA DÖNGÜSEL TARIM
Okulda hayata geçirilen ekosistemin temelinde üretim ve sürdürülebilirlik bilinci yer alıyor. Ata tohumu serasında sebze fidelerini kendi elleriyle diken minikler; çilek ve lavantaların büyüme evrelerini adım adım gözlemliyor, hasat zamanı geldiğinde ise zeytinleri tek tek çizip kovalara dolduruyor.
Uygulanan doğa temelli modelin detaylarına ilişkin okul yönetiminden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Çocuklarımızın soyut bilgilerle boğuşması yerine hayatın, toprağın ve üretimin tam içinde yer almasını sağlıyoruz. Oluşturduğumuz ata tohumu seramızda öğrencilerimiz fideleri toprakla buluşturup bakımını bizzat üstleniyor. Kümesten elde ettiğimiz doğal gübreyi seramızda kullanarak döngüsel tarımı deneyimliyor, seradan artan organik atıklarla ise tavuklarımızı besleyerek tam anlamıyla bir sıfır atık yaşamı inşa ediyoruz. Seradan topladığımız taze mahsuller ile kümesimizden aldığımız günlük yumurtaları birleştirip öğrencilerimizle birlikte kahvaltılar hazırlıyoruz. Açık havada yapılan dersler ve kurulan bu güçlü bağ, çocuklarımızın üreten ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesini sağlıyor."
