Uluslararası veri kuruluşu World Population Review, küresel nüfus hareketliliğini ve kentleşme eğilimlerini ortaya koyan "Dünyanın En Hızlı Büyüyen Şehirleri 2026" raporunu açıkladı. Asya ve Afrika kentlerinin hızlı nüfus artışıyla öne çıktığı raporda, dünyanın en kalabalık şehirleri sıralamasında zirve el değiştirdi.
DÜNYANIN EN KALABALIK ŞEHRİ ZİRVESİNDE DEĞİŞİM
Yayımlanan verilere göre Endonezya'nın başkenti Cakarta, 41,9 milyonluk nüfusa ulaşarak uzun yıllar listenin başında yer alan Japonya'nın başkenti Tokyo'yu geride bıraktı ve ilk sıraya yerleşti.
Bangladeş'in başkenti Dakka 36,6 milyonluk nüfusuyla ikinci sıraya yükselirken, Tokyo 33,4 milyonluk nüfusuyla üçüncü sıraya geriledi. Birleşmiş Milletler (BM) projeksiyonlarına göre Dakka'nın 2050 yılına kadar dünyanın en kalabalık kenti konumuna geleceği öngörülüyor.
İSTANBUL 18'İNCİ SIRADA YER ALDI
Dünya Gazetesi'nin haberine göre, küresel sıralamada Türkiye'den İstanbul, yaklaşık 16 milyonluk nüfusuyla 18'inci sırada yer bularak Moskova ve Ho Chi Minh gibi metropolleri geride bıraktı.
Dünyanın en kalabalık ilk 10 şehri sırasıyla Cakarta, Dakka, Tokyo, Delhi, Şanghay, Guangzhou, Kahire, Manila, Kalküta ve Seul olarak sıralandı.
YILLIK EN HIZLI BÜYÜYEN ŞEHİR: GHAZİABAD
Yıllık nüfus artış oranlarına göre yapılan değerlendirmede, Hindistan'ın Ghaziabad kenti yıllık yüzde 5,2'lik büyüme oranıyla ilk sırada yer aldı. Ghaziabad'ı yüzde 4,99 ile Hindistan'ın Surat, yüzde 4,74 ile Afganistan'ın başkenti Kabil ve yüzde 4,44 ile Nijerya'nın Lagos kentleri takip etti.
Beş yıllık dönemdeki nüfus artış oranlarında ise Hindistan'ın Malappuram kenti yüzde 44'lük artışla ilk sırada yer alırken, Vietnam'ın Can Tho ve Çin'in Suqian şehirleri yüzde 37'lik büyüme kaydetti.
KENTSEL NÜFUS ORANI 2050'DE YÜZDE 68'E ULAŞACAK
Raporda, günümüzde dünya nüfusunun yüzde 55'inin kentlerde yaşadığı, bu oranın 2050 yılında yüzde 68'e ulaşmasının beklendiği ifade edildi. 2018-2050 dönemindeki küresel kentsel nüfus artışının yüzde 35'inin Hindistan, Çin ve Nijerya'da gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Hızlı nüfus artışının özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki altyapı, barınma, temiz su ve kanalizasyon hizmetlerine erişimde ciddi yetersizliklere yol açtığı vurgulandı.
