Ekrem İmamoğlu 3. gün savunmasında neler söyledi? 85 milyar dolarlık imar rantı iddiası (Savunmanın tam metni)

Ekrem İmamoğlu 3. gün savunmasında neler söyledi? 85 milyar dolarlık imar rantı iddiası (Savunmanın tam metni)

İBB davasında savunmasının üçüncü gününde yeniden kürsüye çıkan Ekrem İmamoğlu, önceki belediye yönetimine ilişkin yolsuzluk iddialarından imar planı değişikliklerine, yargılamadaki uygulamalardan ailesine yönelik işlemlere kadar birçok konuda açıklama yaptı. İmamoğlu, 33 dosyanın toplam tutarının 2,5 milyar dolar olduğunu ileri sürerken, 130 projede 85 milyar dolarlık imar rantı oluşturulduğunu savundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik davada yargılanan Ekrem İmamoğlu, 16 Ekim 2026 Cuma günü savunmasının üçüncü gününde İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi huzuruna çıktı. Silivri'deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen 436 sanıklı davada İmamoğlu, önceki İBB yönetimine yönelik iddialarını, belediyecilik dönemindeki çalışmalarını ve hakkındaki yargı sürecine ilişkin itirazlarını anlattı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun da takip ettiği duruşmada İmamoğlu, çeşitli belgeler, tablolar ve fotoğraflar üzerinden açıklamalarda bulundu.

İmamoğlu'nun savunmasında özellikle 2,5 milyar dolarlık 33 dosya iddiası, 85 milyar dolarlık imar rantı hesabı, Kanal İstanbul ve Melen Barajı'na yönelik eleştirileri ile ailesinin mal varlığına ilişkin açıklamaları öne çıktı.

EKREM İMAMOĞLU'NUN ÜÇÜNCÜ GÜN SAVUNMASINDA NELER ÖNE ÇIKTI?

İmamoğlu, 16 Ekim'deki savunmasında İBB'nin önceki dönemine ait işlemlerle ilgili çeşitli iddialar ortaya koydu.

İmamoğlu'nun konuşmasında öne çıkan başlıklar arasında 33 dosyanın İçişleri Bakanlığı tarafından devralındığı iddiası, arsa alımlarına ilişkin kamu zararı hesaplamaları, imar değişiklikleri ve belediyenin sosyal hizmetleri yer aldı.

Yargılama sürecinde bilirkişi raporlarına ve sanık ifadelerine ilişkin eleştirilerde de bulunan İmamoğlu, savunmasının bir bölümünü ailesinin ticari geçmişine ve mal varlığına yönelik işlemlere ayırdı.

“2,5 MİLYAR DOLARLIK 33 DOSYAYA İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EL KOYDU”

2019 yılında İBB Başkanlığı görevine geldikten sonra önceki dönemin işlemlerini incelettiklerini anlatan İmamoğlu, belediyenin Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan dosyalara ilişkin bilgi verdi.

İmamoğlu, 64 dosya hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, 146 dosyanın ise farklı kurum ve kuruluşlara iletildiğini söyledi.

Bu dosyalar arasında yer alan 33 dosyanın toplam tutarının yaklaşık 2,5 milyar dolar olduğunu ileri süren İmamoğlu, söz konusu dosyaların İçişleri Bakanlığı tarafından devralındığını belirtti.

İmamoğlu, “İçişleri Bakanlığı, tüm teamüllerine aykırı olarak daha önce hiç görülmemiş şekilde İBB müfettişlerimizce görülen dosyalara el koydu” ifadelerini kullandı.

Dosyalarda kamu zararına ilişkin tespitler bulunduğunu savunan İmamoğlu, bazı soruşturmaların kovuşturmaya yer olmadığı kararlarıyla sonuçlanmasını da eleştirdi.

BAŞAKŞEHİR'DEKİ ARAZİ İÇİN 11,5 MİLYON DOLARLIK KAMU ZARARI İDDİASI

İmamoğlu, önceki belediye yönetimine ilişkin örneklerden birinin Başakşehir'de bulunan askeri stratejik alan niteliğindeki bir arazi olduğunu söyledi.

Söz konusu taşınmazın 24 Ekim 2016'da yaklaşık 13,5 milyon dolar karşılığında İBB tarafından satın alındığını belirten İmamoğlu, arazinin belediyenin hizmetlerinde kullanılabilecek durumda olmadığını savundu.

2021 yılında yapılan değerlemede taşınmazın yaklaşık 2 milyon dolar karşılığında bir değere sahip olduğunun belirlendiğini öne süren İmamoğlu, aradaki farkı 11,5 milyon dolarlık kamu zararı olarak nitelendirdi.

Bu hesaplamalar ve kamu zararına ilişkin değerlendirmeler, İmamoğlu'nun duruşmada dile getirdiği iddialara dayanıyor.

KİPTAŞ'TAKİ ARSA SATIŞI: “4 GÜNDE 27 MİLYON DOLAR”

İmamoğlu'nun savunmasında ele aldığı bir diğer işlem, KİPTAŞ'ın Bahçeşehir'deki arsa alımı oldu.

İmamoğlu, bir firmanın 7 Ocak 2016 tarihinde 49,5 milyon liraya satın aldığı araziyi, dört gün sonra 11 Ocak 2016'da KİPTAŞ'a 130 milyon liraya sattığını söyledi.

İki satış arasındaki farkın dönemin döviz kuruyla yaklaşık 27 milyon dolara karşılık geldiğini belirten İmamoğlu, işlemin kamu zararına yol açtığını ileri sürdü.

Söz konusu işlem hakkında hazırlanan müfettiş raporunun savcılığa gönderildiğini anlatan İmamoğlu, dosyada 14 Ağustos 2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini ifade etti.

VATAN CADDESİ'NDEKİ LUNAPARK ARAZİSİ İÇİN 106 MİLYON DOLAR İDDİASI

İmamoğlu, İstanbul'da Vatan Caddesi üzerinde bulunan ve geçmişte lunapark olarak kullanılan araziye ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Söz konusu taşınmazın 2011 yılında Fatih Belediyesinden yaklaşık 13 milyon dolara satın alındığını, 2017 yılında ise İBB'ye yaklaşık 119 milyon dolar karşılığında satıldığını söyledi.

Araziye ilişkin imar planlarının bu süreçte değiştirildiğini belirten İmamoğlu, daha sonra taşınmazın yeniden önceki imar durumuna döndürüldüğünü ileri sürdü.

İmamoğlu, iki işlem arasındaki tutar farkını esas alarak 106 milyon doları aşan kamu zararı bulunduğunu savundu.

“130 PROJEDE 85 MİLYAR DOLARLIK İMAR RANTI OLUŞTURULDU”

İmamoğlu'nun savunmasındaki önemli başlıklardan biri de İstanbul'da 2009-2019 yılları arasında gerçekleştirilen imar planı değişiklikleri oldu.

Önceki yönetim döneminde incelenen 130 projede, mevcut imar haklarının üzerine eklenen inşaat alanlarının o dönemdeki değerinin yaklaşık 85 milyar dolar olarak hesaplandığını ileri sürdü.

Bu tutarın yaklaşık 10 yıllık İBB bütçesine karşılık geldiğini savunan İmamoğlu, söz konusu hesabın projelerdeki mevcut yapılaşma haklarını değil, plan değişiklikleriyle sağlanan ilave hakları kapsadığını belirtti.

İmamoğlu, İstanbul'da 2009-2019 yılları arasında 2 bin 278 parsel bazlı imar artışı veya imarsız alanların imara açılması işlemi gerçekleştirildiğini söyledi.

Kendi yönetim döneminde ise 69 parsel bazlı değişiklik yapıldığını belirten İmamoğlu, bunların kamu yararına veya hukuki hakların uygulanmasına yönelik olduğunu savundu.

İmamoğlu, kendi yönetiminin hazırladığı rant amaçlı imar artışı planı bulunmadığını öne sürdü.

KANAL İSTANBUL VE SAZLIDERE BARAJI HAKKINDA NE SÖYLEDİ?

Savunmasında Kanal İstanbul projesine de geniş yer ayıran İmamoğlu, projenin güzergâhındaki Sazlıdere Barajı'nın içme suyu statüsünden çıkarılmasına tepki gösterdi.

Söz konusu statü değişikliğinin Cumhurbaşkanının imzasıyla gerçekleştirildiğini ileri süren İmamoğlu, kararın aylar boyunca İBB'den gizlendiğini savundu.

İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Sazlıdere Barajı çevresinde başlatıldığını söylediği konut inşaatlarına ilişkin fotoğrafları da mahkeme salonunda gösterdi.

Kanal İstanbul güzergâhında yapılması planlanan yerleşim alanlarının doğal alanlara ve su kaynaklarına etkisine ilişkin itirazlarını dile getirdi.

MELEN BARAJI İÇİN “1 MİLYAR DOLAR KAMU ZARARI” İDDİASI

İmamoğlu, İstanbul'un su ihtiyacına yönelik Melen Barajı projesinin tamamlanamamasını da eleştirdi.

Barajın 7 Aralık 2016 tarihinde açılacağının duyurulduğunu hatırlatan İmamoğlu, aradan geçen yıllara rağmen projenin tamamlanamadığını söyledi.

Barajın gövdesinde çatlaklar bulunduğunu ve proje ile zemin uygulamalarında hatalar yapıldığını ileri süren İmamoğlu, yapım süreci ve enerji kayıpları birlikte değerlendirildiğinde kamu zararının yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu savundu.

İMAMOĞLU'NUN “23 HÂKİM DEĞİŞTİ” AÇIKLAMASI

İmamoğlu, hakkındaki yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerinde hâkim değişikliklerini gündeme getirdi.

Hakkında açılan 15'i aşkın davada toplam 23 hâkimin görev yerinin değiştirildiğini öne süren İmamoğlu, bu değişikliklerin yargılamaların bağımsızlığı bakımından soru işaretleri doğurduğunu savundu.

İmamoğlu, duruşmaların canlı yayımlanması yönündeki talebini de yineledi.

İBB davasındaki iddialara karşı kamuoyu önünde savunma yapmaya hazır olduğunu belirten İmamoğlu, “87 milyon insan canlı izleseydi bu dava ilk hafta biterdi” dedi.

BİLİRKİŞİ RAPORLARINA VE İTİRAFÇI İFADELERİNE İTİRAZ ETTİ

Savunmasında iddianamenin dayandığı bilirkişi raporlarını eleştiren İmamoğlu, bazı incelemelerde usulsüzlük bulunduğunun önceden kabul edildiğini öne sürdü.

10 Nisan 2025 tarihli bir savcılık yazısına dikkat çeken İmamoğlu, bilirkişilerden usulsüzlük olup olmadığının araştırılması yerine usulsüzlüklerin tespit edilmesinin istendiğini savundu.

İmamoğlu, bazı bilirkişi değerlendirmelerinde aynı işlemlerin farklı biçimlerde yorumlandığını ileri sürdü.

Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren sanıkların beyanlarına ilişkin de açıklamalar yapan İmamoğlu, kimi ifadelerin baskı altında alındığını ve bazı sanıkların duruşmalarda önceki anlatımlarını kabul etmediklerini savundu.

“19 BELEDİYEYE 60 OPERASYON YAPILDI”

İmamoğlu, son dönemde belediyelere yönelik soruşturma ve operasyonlara ilişkin çeşitli rakamlar paylaştı.

Savunmasında 19 belediyeye yönelik 60 operasyon gerçekleştirildiğini ileri süren İmamoğlu, bu süreçte bin 568 kişinin gözaltına alındığını, 336 kişinin tutuklandığını söyledi.

Tutuklananlar arasında 20 belediye başkanı ve başkan vekilinin bulunduğunu belirten İmamoğlu, toplam tutukluluk süresinin 90 bin güne ulaştığını ifade etti.

İmamoğlu, 19 Mart protestoları kapsamında tutuklandığını belirttiği 238 üniversite öğrencisinin de daha sonra beraat ettiğini söyledi.

İSTANBUL'DAKİ BELEDİYECİLİK ÇALIŞMALARINI ANLATTI

İmamoğlu, savunmasının bir bölümünde Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden başlayarak İBB'deki hizmetlerini anlattı.

Yaşam vadileri, kent ormanları, metro projeleri, içme suyu ve altyapı yatırımları ile sosyal destek programlarına ilişkin veriler paylaşan İmamoğlu, belediyecilik anlayışlarının kamu kaynaklarını vatandaşlara hizmet için kullanmaya dayandığını söyledi.

Yılda ortalama 14 kilometre metro üretimi gerçekleştirdiklerini belirten İmamoğlu, öğrenci yurtları, kreşler, Kent Lokantaları, Halk Süt, Anne Kart ve üniversite öğrencilerine yönelik destekleri örnek gösterdi.

İmamoğlu, İstanbul dışındaki şehirlerde de çeşitli kamu yatırımları gerçekleştirdiklerini, 44 ilde 81 proje hayata geçirdiklerini ifade etti.

“BABAMIN EMEKLİ MAAŞINA BİLE EL KOYDULAR”

Savunmasının aile hayatına ilişkin bölümünde İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu'nun emekli maaşına yönelik işlemleri eleştirdi.

Ailesinin uzun yıllardır ticaretle uğraştığını belirten İmamoğlu, babasının emekli maaşını alamadığını ileri sürerek bunun gerekçesinin açıklanmasını istedi.

İmamoğlu, 28 yaşındaki oğlu Selim İmamoğlu hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını da söyledi.

Söz konusu işlemlerin ailesini etkilediğini savunan İmamoğlu, aile bireylerinin yargılama sürecine dahil edilmesine tepki gösterdi.

AİLE ŞİRKETİNE KAYYUM ATANMASINA TEPKİ GÖSTERDİ

İmamoğlu, üç kuşaktır faaliyet gösterdiğini belirttiği İmamoğlu İnşaat'ın mal varlığına yönelik işlemleri de savunmasında ele aldı.

Aile şirketine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyım atandığını belirten İmamoğlu, ticari faaliyetlerinin yasal ve kayıtlı olduğunu savundu.

İmamoğlu, şirket bünyesinde 35 proje geliştirdiklerini ve 3 binin üzerinde bağımsız bölüm ürettiklerini söyledi.

Şirkete ait taşınmaz alım satımları, ortaklıklar ve çeşitli ticari işlemlerin iddianamede suçlamaya konu edilmesine itiraz eden İmamoğlu, işlemlerin banka kayıtları, tapular, sözleşmeler ve diğer belgeler üzerinden incelenebileceğini belirtti.

“SİYASİ ETİK YASASI ÇIKSIN, HEP BİRLİKTE HESAP VERELİM”

İmamoğlu, savunmasında siyasetçilerin ve kamu görevlilerinin mal varlıklarının denetlenmesine yönelik bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

Siyasete girmeden önceki ve sonraki mal varlıklarının karşılaştırılması gerektiğini savunan İmamoğlu, “Siyasi Etik Yasası” çıkarılmasını istedi.

İmamoğlu, “Hep birlikte hesap verelim” diyerek kamu görevi üstlenen kişilerin mali durumlarının şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi.

İMAMOĞLU'NUN SAVUNMASI NE ZAMAN DEVAM EDECEK?

İBB davasında 16 Ekim Cuma günü gerçekleştirilen duruşmada Ekrem İmamoğlu, savunmasını tamamlamak için kısa bir süreye daha ihtiyacı olduğunu belirtti.

Mahkeme heyetiyle yapılan görüşmenin ardından savunmanın kalan bölümünün 17 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 10.30'da devam etmesi kararlaştırıldı.

İmamoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından soru-cevap aşamasına geçilmesi bekleniyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN