Ankara’da uzun süredir gündemde olan su kriziyle ilgili tartışmalara eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın da katıldı. Karayalçın, çözümün belediyeden ziyade Devlet Su İşleri’nin (DSİ) sorumluluk alanında olduğunu vurguladı.
Gazete Pano’ya konuşan Karayalçın, nüfusu 100 binin üzerindeki kentlerde su havzalarının belirlenmesi ve tahsisinin DSİ’nin görevi olduğunu belirtti. Ankara için geçmişte Gerede ve Kızılırmak havzalarına yönelik tahsislerin yapıldığını hatırlatan Karayalçın, mevcut koşulların yeni bir planlamayı zorunlu kıldığını söyledi.
ESKİ ANA PLAN NEYİ ÖNGÖRÜYORDU?
Karayalçın, geçmişte hazırlanan su ana planında Ankara nüfusunun esas alındığını ve aşamalı bir sistem kurgulandığını anlattı. Buna göre 2025’e kadar Gerede’den, sonrasında ise Kızılırmak havzasından su temin edilmesi planlanmıştı. DSİ’nin barajları inşa ederek suyu arıtma tesislerine ulaştırdığını, belediyenin ise arıtma ve şehir içi dağıtımdan sorumlu olduğunu ifade etti.
ÇAMLIDERE VE GEREDE HATTI HATIRLATMASI
1989 yılında Çamlıdere Barajı’nın tamamlandığını anımsatan Karayalçın, bu barajın Ankara’nın en önemli su kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Gerede havzasından gelen suların kademeli barajlarla toplanarak Çamlıdere’de depolandığını ve uzun bir isale hattıyla Ankara’ya taşındığını aktardı.
“YENİ KOŞULLAR, YENİ ANA PLAN GEREKTİRİYOR”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın dile getirdiği kuraklık ve öngörülmeyen nüfus artışına dikkat çeken Karayalçın, bu gerekçelerin son derece haklı olduğunu belirtti. Belediye tarafından yeni kaynak talep edilmesinin doğal olduğunu söyleyen Karayalçın, bu kaynakları bulma ve tahsis etme yetkisinin DSİ’de olduğunun altını çizdi.
KAYIP-KAÇAK TARTIŞMALARINA YANIT
Ankara’daki içme suyu hatlarında kayıp-kaçak oranının yüksek olduğu eleştirilerine de değinen Karayalçın, kendi dönemlerinde Büyük Ankara Su ve Kanal Projesi (BAKAY) kapsamında çok büyük bir yatırım yapıldığını hatırlattı. Kayıp-kaçağın yalnızca belediyelerin değil, tüm şehirlerin ortak sorunu olduğunu vurguladı.
“BU SORUN SADECE ANKARA’YA ÖZGÜ DEĞİL”
Karayalçın, kayıp-kaçak meselesinin Mansur Yavaş’a özel bir durum olmadığını, tüm belediyelerin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. DSİ’nin bu konuda belediyeleri eleştirmesini doğru bulmadığını söyleyerek, esas yapılması gerekenin yeni ve güncel bir su ana planı hazırlamak olduğunu dile getirdi.
YENİ KAYNAKLAR GÜNDEMDE
Mevcut ana planda öngörülen baraj yatırımlarının tamamlandığını belirten Karayalçın, artık yeni baraj inşasından ziyade yeni kaynakların tahsis edilmesinin konuşulduğunu söyledi. Köprübaşı ve Koyunbaba gibi barajların bu kapsamda değerlendirildiğini ifade etti.
GEÇMİŞTE DEVLET-BELEDİYE İLİŞKİLERİ
Karayalçın, kendi görev döneminde merkezi hükümetle belediye arasındaki ilişkilerin siyasi farklılıklara rağmen sağlıklı yürüdüğünü belirtti. Dönemin başbakanları ve Meclis Başkanı’nın Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ettiğini hatırlatarak, bugünkü tabloyla kıyaslama yapılabileceğini söyledi.
