Henüz gözleri açılmadan annesinden ayrılan ve yanlış beslenme sonucu ölümün eşiğine gelen Yoda, uzman veterinerlerin elinde adeta yeniden doğdu. Epileptik nöbetlerden güçsüzlüğe kadar pek çok sorunla boğuşan minik sincap, şimdi ağaçlara tırmanıyor ve kendi besinini saklamayı öğreniyor.

ÖLÜMÜN EŞİĞİNDEN DÖNDÜ
Geçtiğimiz yıl Batman’dan Ankara’ya nakledilen Yoda, kliniğe ilk ulaştığında durumu oldukça kritikti. Henüz bebeklik döneminde annesiz kalan kızıl sincapta, yetersiz beslenmeye bağlı gelişim geriliği, titreme nöbetleri ve ciddi kas güçsüzlüğü tespit edildi. Veteriner hekimler tarafından hazırlanan özel bir yoğun bakım programıyla hayata tutunan Yoda, uzun süre biberonla beslendi. Sağlık durumu stabilize olduktan sonra ise en zorlu aşama olan "doğaya adaptasyon" süreci başlatıldı.
DOĞAL YAŞAMI İÇİN BİR ORTAM HAZIRLANDI
Yoda’nın ev ve klinik ortamında evcilleşmesini önlemek adına uzmanlar tarafından adeta bir "doğa simülasyonu" kuruldu. Ağaç kabuklarından hazırlanan yuvalar ve karanlık köşelerle, sincapların doğal uyku alışkanlıklarını kazanması sağlandı. Fizyoterapistlerin gözetiminde arka bacaklarını güçlendiren Yoda, artık ağaçlara tırmanabiliyor ve dişlerini törpüleyebiliyor. En önemlisi ise hayatta kalma içgüdüsünü tetiklemek için yiyecekleri saklama ve bulma eğitimleri veriliyor.

ABUR CUBUR SEVDASI YERİNİ DOĞAL BESİNLERE BIRAKIYOR
İlginç bir detay ise Yoda’nın insanlarla iç içe büyümesi sonucu gelişen damak tadı. Pizza, sufle ve makarna gibi karbonhidratlı yiyeceklere büyük ilgi gösteren minik sincabın bu alışkanlığı, rehabilitasyonun bir parçası olarak kademeli şekilde değiştiriliyor. "Anne şefkatiyle" ona bakan Veteriner Teknikeri Yağmur Denli, Yoda’nın bu tür yiyecekleri tadımlık aldığını ancak asıl odağın kabuklu yemişler ve ağaç kabukları olduğunu belirtiyor.

İLK GELDİĞİNDE BESLENMEYİ BİLMİYORDU
Veteriner Teknikeri ve Fizyoterapisti Yağmur Denli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yoda'nın beslenme düzeni ve vitamin desteğiyle sincabın kendini toparlamaya başladığını ve nöbetlerinin azaldığını anlattı.
Minik sincabın eğitimlerle artık kabuklu yiyecekleri yediğini, mama saklamayı ve bulmayı öğrenmeye başladığını söyleyen Denli, şöyle konuştu:
"İlk geldiğinde beslenmeyi bilmiyordu. Bizimle olduğu için evde bir kedi ve köpekle büyüyor. İster istemez onlara ayak uyduruyor, onlarla uyuyordu. Normalde ağaç kovuklarında uyuması gerekirken bunu bilmiyordu. Tamamen kendi beslenmeye başlayınca da evde ona bir uyku alanı hazırladık. Ağaç kabuklarından ev yaptık, içerisini kabuklarla doldurduk. Bir tane kese koyduk, içine saklanabilsin diye. Çünkü onlar karanlık ve kuytu köşe yerlerde uyumayı seviyor. Şimdi onu öğrendi.
Beni anne olarak gördüğü için yiyecekleri ben saklıyorum, arkamdan o da aynı yere saklıyor. Önceden elinde mama varken herkesle paylaşıyordu ve herkesin yanına gidiyordu. İnsanlardan koparmaya çalışıyoruz, çünkü çok insancıl ve sıcakkanlı. Doğada kalabilmesi için insanlardan uzaklaşması gerekiyor. Hepsini adım adım öğretiyoruz."
