Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde gayrimenkul danışmanlığı yapan Ali Süslü, Adana'da yaşayan adaşının kesinleşmiş hapis cezası yüzünden 10 gün boyunca suçsuz yere Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu koğuşunda kaldı.
Türk sinemasının meşhur 'Pardon' filmini aratmayan skandal, kısa süre önce cerrahi operasyon geçiren masum bir vatandaşın hem özgürlüğünden hem de işinden olmasına yol açtı.
İsim benzerliği nedeniyle yaşanan vahim karışıklık, cezaevinde görevli bir uzmanın dikkati sayesinde gün yüzüne çıktı.

Ali Süslü
AMELİYATLI HALDE ÇAĞRILDIĞI KARAKOLDA GÖZALTINA ALINDI
Geçirdiği ameliyat nedeniyle evinde dinlenen Ali Süslü, 26 Temmuz 2026 tarihinde polis merkezinden gelen bir telefonla sarsıldı.
Kendisini arayan emniyet mensubunun polis merkezinde bir imza işi olduğunu söylemesi üzerine karakola giden esnaf, burada aniden gözaltı işlemiyle karşılaştı.
Görevlilere hakkındaki suçlamayı soran Ali Süslü, sistemde dosya içeriğinin görünmediği cevabını aldı.
Ekranda kendi T.C. kimlik numarasını ve vesikalık fotoğrafını gören polisler, suçun detayını bilmediklerini öne sürerek şahsı adliyeye sevk etti.
Savcılık makamına çıkarılmayı bekleyen Ali Süslü, adliye binasında hiçbir yetkiliyle görüştürülmeden doğrudan nezarethaneye kapatıldı.

"SEN SUÇUNU BİLİRSİN" DEYİP CEZAEVİ KOĞUŞUNA KAPATTILAR
Nezarethanede geçirdiği pazar gününün ardından hakkında 10 günlük kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu söylenen Ali Süslü, hiçbir mahkeme heyeti görmeden Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapısına teslim edildi.
Neden cezaevine yollandığını öğrenmeye çalışan talihsiz esnaf, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:
"Pazar günü savcı ile görüşeceğimi ve suçumu öğreneceğimi düşünüyordum.
İkinci gün gardiyan ve polis arkadaşlara suçumun ne olduğunu hâlâ bilmediğimi söyledim.
'Sen suçunu kendin bilirsin' dediler ve beni cezaevine götürdüler.
Orada ameliyatlı halde 9 gün kaldım.
Hakime karşı geldiğim iddia edildi, oysa hiçbir hakim veya savcı görmedim."

SKANDAL GERÇEĞİ 9. GÜNDE PSİKOLOG ORTAYA ÇIKARDI
Cezaevinde sağlık sorunları yaşayan ve dikişleri sebebiyle iki kez acil servise sevk edilen Ali Süslü, suçsuz olduğunu defalarca anlatmasına rağmen personeli inandıramadı.
İnanılmaz adli hata, cezaevindeki 9. günde kurum psikoloğu ile yapılan rutin görüşme sırasında açığa çıktı.
Bilgisayar ekranındaki adli kayıtları inceleyen uzman personel, dosyada adı geçen hükümlünün Adana'da ikamet eden 23 yaşındaki bir başka Ali Süslü olduğunu saptadı.
İsimlerin aynı olmasına karşın T.C. kimlik numaralarının, anne-baba adlarının ve ikamet adreslerinin tamamen farklı olduğu resmi kayıtlara geçti.

YANLIŞLIK ANLAŞILDI AMA 10 GÜNLÜK CEZAYI TAMAMLATTILAR
Korkunç yanılgının anlaşılması üzerine kurum görevlilerinin kendisine, "Pardon, özür dileriz. Galiba yanlışlık oldu. Bu gerçekten sen değilmişsin. Bu sana ait olan bir suç değil, özür dileriz" dediğini belirten Ali Süslü, hemen salıverilmeyi beklerken yeni bir bürokratik engelle karşılaştı.
Yetkililer, infaz sistemindeki kesinleşmiş ceza kaydı nedeniyle 10 günlük sürenin dolması gerektiğini söyleyerek esnafı koğuşta tutmaya devam etti.
9 gün boyunca suçsuz yere yatan esnaf, cezasını tamamlamasının ardından 10. günde hastane nezaretinde serbest kaldı.
Yaşadığı mağduriyete isyan eden Ali Süslü, "Pardon filmi başıma geldi. Şükür 10 günle kurtuldum, ya 5-6 yıl olsaydı derdimi kime anlatırdım" dedi.

İŞİNDEN OLAN MAĞDUR ESNAF SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Cezaevinden tahliye olduktan sonra çevresinde dolandırıcılık iddiasıyla hapse girdiği yönünde asılsız söylentiler yayılan Ali Süslü, ticari itibarını ve müşterilerini kaybetti.
Gayrimenkul sözleşmeleri iptal olan ve psikolojik sarsıntı geçiren esnaf, avukatı Abdullah İlkkahraman aracılığıyla adli mercilere başvurdu.
Sorumlu kamu görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma, görevi ihmal ve hürriyeti tahdit suçlarından suç duyurusu yaptıklarını açıklayan avukat, müvekkilinin ameliyatlı halde iki kez hastanelik olduğunu, suçsuzluğu belgelendiği halde fazladan tutulduğunu ve maddi-manevi tüm haklarını arayacaklarını vurguladı.
Canlı yayında takipçisi 'Açma Hürrem!' diye haykırdı; kapıyı açtığı an gerçek ortaya çıktı
