Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olduğu belirtilen yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönelik operasyonun ardından yumurta hücresi bağışı ve satışı tartışılmaya başlandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre, 14 ilde yürütülen operasyon kapsamında 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı, 36 kişi gözaltına alındı. Soruşturmada 41 kadının toplam 811 kez yumurta satışı yaptığına ilişkin tespitler de yer aldı.
TÜRKİYE’DE YUMURTA SATIŞI YASAL MI?
Türkiye’de yardımcı üreme tedavilerinin eşlerin kendi üreme hücreleriyle gerçekleştirilmesi esas alınıyor. Mevzuat, başka kişilere ait yumurta, sperm veya embriyoların kullanılmasını ve bu materyallerin bağışlanması ya da ticaretinin yapılmasını yasaklıyor.
Aldatılan eş, yasa dışı yumurta ticareti ağını çökertti: "Sarı saç, mavi göz, her türlü buluruz"
2238 sayılı Kanun kapsamında, yasa dışı üreme hücresi ve embriyo ticareti ile bu işlemlere aracılık edilmesi cezai yaptırımlara tabi. İlgili düzenlemede, kanuna aykırı işlemler için üç yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülüyor.
YUMURTA TOPLAMA İŞLEMİ HANGİ RİSKLERİ TAŞIYOR?
Yumurta hücresi elde etmek, basit bir örnek alma işlemi değil. Süreçte yumurtalıkların birden fazla yumurta geliştirmesi için hormon tedavisi uygulanıyor; ardından yumurtalar tıbbi bir müdahaleyle toplanıyor.
Hormon tedavisine bağlı yan etkiler ve nadir görülebilen yumurtalıkların aşırı uyarılması gibi komplikasyonların yanı sıra, yumurta toplama işlemi de kanama ve enfeksiyon gibi riskler taşıyabiliyor. Bu nedenle donör adaylarının işlem öncesinde sağlık değerlendirmesinden geçirilmesi, olası riskler konusunda bilgilendirilmesi ve tıbbi gözetim altında tutulması önem taşıyor.
ETİK TARTIŞMALARIN MERKEZİNDE NE VAR?
Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TUBİD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Gazi Yıldırım, T24’te aktarılan değerlendirmesinde, üreme hücresi bağışının etik açıdan önemli sorunlar barındırdığına işaret etti.
Yıldırım’ın dikkat çektiği başlıklardan biri, aynı donörden elde edilen hücrelerle farklı ailelerde çocukların dünyaya gelebilmesi. Genetik bağları bilinmeyen bu kişilerin ilerleyen yıllarda karşılaşması ve birbirleriyle akrabalık ilişkilerinden habersiz olması, olası riskler arasında gösteriliyor. Donörün genetik hastalık geçmişinin yeterince bilinmemesi de çocukların sağlığı açısından önem taşıyor.
Öte yandan, maddi karşılığın devreye girmesi ekonomik güçlük yaşayan kadınların kararlarını etkileyebilir. Üreme tıbbı alanındaki etik değerlendirmeler, ödeme veya tazminat uygulamalarında kişinin özgür iradesinin korunması, risklerin açıkça anlatılması ve sağlık masraflarına ilişkin güvencelerin sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Yumurta hücresi ticareti böylece yalnızca bir ceza hukuku meselesi olarak değil; kadınların beden bütünlüğü, bilgilendirilmiş onam, genetik sağlık ve dünyaya gelecek çocukların hakları açısından da ele alınması gereken bir konu olarak öne çıkıyor.
