KARAR gündeme getirmişti Babacan da paraların üzerindeki üç imzayı gösterdi: Siz paramızı kimlere emanet etmişsiniz?

KARAR gündeme getirmişti Babacan da paraların üzerindeki üç imzayı gösterdi: Siz paramızı kimlere emanet etmişsiniz?

KARAR’ın, eski Merkez Bankası başkan yardımcılarının banknotlardaki imzalarını gündeme taşımasının ardından Özgür Özel, “KARAR’ın manşetinde gördüm” diyerek konuya dikkat çekmişti. Bu kez DEVA lideri Babacan, TBMM kürsüsünde üç banknot gösterdi. Bir eski başkan yardımcısının fon soruşturmasında tutuklandığını, diğer ikisinin farklı adli süreçlere konu olduğunu hatırlatan Babacan, “Siz paramızı kime emanet etmişsiniz?” diye sordu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol'un TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, KARAR'ın daha önce manşetine taşıdığı, Türk lirası banknotlarının üzerindeki üç imza ile finans sektöründeki soruşturmalar arasındaki bağlantıyı gündeme getirdi. KARAR, 17 Ekim tarihli manşetinde, fon soruşturması ve bağlantılı adli süreçlerde isimleri gündeme gelen eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) başkan yardımcılarının imzalarının 200 ve 50 liralık banknotlarda bulunduğuna dikkat çekmişti.

whatsapp-image-2026-10-21-at-17-04-57.jpeg

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de aynı gün Kırıkkale'de düzenlenen partisinin il başkanlığı ön seçim toplantısında KARAR'ın manşetine atıfta bulunmuştu.

Özel, "Bugün KARAR gazetesinin manşetinde gördüm. İki tane 200 TL'nin üzerindeki imza, 50 TL'nin üzerindeki imza, üçünün de Merkez Bankası adına atılmış imzalar, fon vurgununda Erdoğan tarafından görevlendirilmiş ve suçüstü yakalanmış kişilere aittir" ifadelerini kullanmıştı.

KARAR'ın gündeme getirdiği ve Özel'in de işaret ettiği üç imza, bu kez Ali Babacan tarafından Meclis kürsüsüne taşındı.

Üç ayrı banknot gösteren Babacan, imzaların sahibi olan eski Merkez Bankası başkan yardımcılarının farklı soruşturma ve adli tedbir süreçlerinde gündeme geldiğini belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üst düzey kamu görevlerine yaptığı atamaları eleştirdi.

"ÜÇ PARA GÖSTERECEĞİM, ÜÇ İMZA GÖSTERECEĞİM"

Türk lirasının itibarı ile Merkez Bankası yönetiminde görev yapan kişilerin sorumluluğu arasında bağlantı kuran Babacan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"İçimiz yanıyor. Gerçekten bir zamanlar 6 sıfırı atıp bütün dünyanın en değerli, en itibarlı para birimlerinden birisi haline gelen Türk lirasının hâli ne? Ne yaptılar bunlar?"

Ardından banknotları gösteren Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yerli paramızın, milli paramızın ne hale geldiğini bakın birkaç örnekle göstereceğim size. Bu paramızın üzerinde kimlerin imzası var bir bakın.

3 tane para göstereceğim. 3 imza göstereceğim. Bu imzaların hepsi Merkez Bankası başkan yardımcısı olmuş insanların imzası. Bu 3 kişi de Merkez Bankası başkan yardımcısı olmuş."

İLK İMZA: BANKALARARASI KART MERKEZİ SORUŞTURMASINDA TUTUKLANAN İSİM

Babacan, ilk banknottaki imzanın sahibi olan eski Merkez Bankası başkan yardımcısının Bankalararası Kart Merkezi (BKM) hakkındaki soruşturmada adının geçtiğini söyledi.

Söz konusu kişinin Ekim 2025'te tutuklandığını, Kasım 2025'te ise ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle tahliye edildiğini hatırlattı.

Babacan, bu durumu "Paranın altına imza atmış" sözleriyle eleştirdi.

İKİNCİ İMZA: TERA'DA YÖNETİCİLİK YAPTI, FON SORUŞTURMASINDA TUTUKLANDI

Babacan'ın gösterdiği ikinci banknotta ise Merkez Bankasındaki görevinden ayrıldıktan sonra Tera Finansal Yatırımlar Holding'de yöneticilik yapan eski bir başkan yardımcısının imzası bulunuyordu.

Bu kişinin Eylül 2026'da sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında tutuklandığını belirten Babacan, Merkez Bankası yönetiminden özel sektöre uzanan bu ilişkiye dikkat çekti.

ÜÇÜNCÜ İMZA: MAL VARLIĞINA TEDBİR, YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI

Babacan, üçüncü banknottaki imzanın sahibi olan eski Merkez Bankası başkan yardımcısının da finans sektöründeki gelişmeler kapsamında adli tedbirlerle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Bu kişinin büyük bir hayat ve emeklilik sigortası şirketindeki genel müdürlük görevinden geçen hafta istifa ettiğini belirten Babacan, mal varlığına tedbir konulduğunu ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildiğini aktardı.

Babacan'ın sıraladığı üç örnek farklı adli süreçlere ilişkin. Bunlardan biri doğrudan Tera bağlantılı fon soruşturmasındaki tutuklama, biri BKM soruşturmasındaki tutuklama ve tahliye, diğeri ise mal varlığı ve yurt dışına çıkışa ilişkin tedbirleri kapsıyor.

"BİR ÜLKENİN PARASI O ÜLKENİN İTİBARIDIR"

Üç banknot üzerindeki imzaları gösterdikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve iktidara seslenen Babacan, para politikasından sorumlu kurumların yönetimine ilişkin eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

"Bir ülkenin parası o ülkenin istikrarıdır. Bir ülkenin parası o ülkenin itibarıdır. Bir ülkenin parası o ülkenin egemenliğidir.

Ey iktidardakiler! Siz paramızı kime emanet etmişsiniz? Nasıl bir kadro kurmuşsunuz etrafınıza? Kimlerle çalışmışsınız, kimlerle? Tek tek ortaya çıkıyor. Böyle bir şey olur mu?"

"200 LİRA 134 DOLARDAN 4 DOLARA DÜŞTÜ"

Babacan, Türk lirasındaki değer kaybını da gündeme getirerek 200 liralık banknotun ilk tedavüle çıktığı dönem ile bugünkü dolar karşılığını kıyasladı.

"200 lira ilk çıktığında piyasaya 134 dolar ediyordu. Şimdi 4 dolar. 134 dolardan inmiş değeri 4 dolara" diyen Babacan, para birimindeki değer kaybını ekonomi yönetimindeki kadro tercihlerine bağladı.

Babacan, "Eğer bu kadar büyük bir değer kaybı varsa bu kifayetsiz, beceriksiz ve üstelik kötü niyetli kadrolar sonucudur. Başka bir şey değil" ifadelerini kullandı.

ŞİMŞEK'E 10 AY SORUSU: "ELİNİZİ KOLUNUZU KİM TUTTU?"

Konuşmasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 4 Kasım 2025'te yaptığı açıklamanın görüntülerini de izleten Babacan, fonlardaki işlemlere ilişkin uyarıların neden daha önce değerlendirilmediğini sordu.

Şimşek'in, "Özellikle bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların da yapıldığını biliyoruz" sözlerini hatırlatan Babacan, şöyle konuştu:

"Belli ki bu dolandırıcılık hadisesinden haberi varmış. Buradan kendisine tekrar soruyorum. Tam 10 ay boyunca sizin elinizi kolunuzu kim tuttu?

Cumhurbaşkanı'na bu dolandırıcılık meselesiyle ilgili bilgi verdiniz mi? Haberi var mıydı, yok muydu?"

Babacan, sorularının yanıtlanmadığını savunarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceden bilgilendirilmiş olması veya olmaması ihtimallerinin her ikisinin de ciddi bir yönetim sorununa işaret ettiğini ileri sürdü.

"BİR KOYUNU DEĞİL, KOSKOCA SÜRÜYÜ KAPTIRDINIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2014 yılında yaptığı konuşmada kullandığı, "Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır" sözlerini de Meclis kürsüsünden izleten Babacan, Erdoğan'a şu sözlerle seslendi:

"Sayın Erdoğan, siz bir koyunu değil, koskoca bir sürüyü kaptırdınız."

Babacan, fon işlemlerinden kazanç sağlayanların listesinin kamuoyuyla paylaşılmasını ve TBMM'de bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

"7 MİLYON HANE ETKİLENDİ, ŞİRKETLERİN DEĞERİ 100 MİLYAR DOLAR DÜŞTÜ"

Fon krizinin ekonomik boyutunu da değerlendiren Babacan, borsada 7 milyon bireysel yatırımcı bulunduğunu belirterek Türkiye'deki 27 milyon hanenin 7 milyonunun yaşananlardan etkilendiğini savundu.

Babacan, kriz sırasında Borsa İstanbul'daki şirketlerin toplam piyasa değerinde 100 milyar dolarlık kayıp yaşandığını ileri sürdü.

Bu tutarın büyüklüğünü tarımsal üretimle karşılaştıran Babacan, 100 milyar doların Türkiye'deki çay üreticilerinin yaklaşık 100, fındık üreticilerinin ise 50 yıllık üretim değerine karşılık geldiğini söyledi.

Babacan'ın verdiği 100 milyar dolarlık rakam, doğrudan dolandırıcılık konusu olan fonlarda tespit edilmiş zarar tutarı değil, krizle ilişkilendirdiği toplam borsa değer kaybına ilişkin hesaplaması.

"DOLANDIRICI PARAYI İADE EDİNCE SUÇU DÜŞMEZ"

Fon soruşturmasına ilişkin alınan önlemleri de değerlendiren Babacan, küçük yatırımcıların zararlarının karşılanmasına yönelik düzenlemelerin yeterli olmadığını savundu.

Devlet Denetleme Kurulu ve yargı mekanizmalarının bağımsız çalışmadığını ileri süren Babacan, soruşturmanın TBMM denetimine açılması gerektiğini söyledi.

Haksız kazançların iadesinin cezai sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Babacan, "Dolandırıcı parayı iade ettiğinde, hırsız çaldığını geri getirdiğinde suçu düşmez" dedi.

2027 BÜTÇESİNE DE TEPKİ: "EN BÜYÜK BAKANLIK FAİZ BAKANLIĞI"

Babacan, grup toplantısında 2027 yılı bütçe teklifine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Faiz giderlerine yaklaşık 3 trilyon 975 milyar lira ayrıldığını belirten Babacan, bu tutarın 2026 yılına göre yüzde 41 arttığını söyledi.

2027 yılı için beklenen enflasyonun yüzde 21 olduğunu hatırlatan Babacan, faiz ödeneğindeki artışın emekli, asgari ücretli ve çiftçi gelirleriyle karşılaştırılması gerektiğini savundu.

"Bütçedeki en büyük bakanlık şu anda artık Faiz Bakanlığı" diyen Babacan, bütçeyi yoksuldan varlıklı kesimlere gelir ve servet transferi olarak nitelendirdi.

Babacan, konuşmasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM denetimine açılması gerektiğini de belirterek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışında görevlendirilmesine ilişkin anayasal yetkilerin korunması çağrısında bulundu.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN