Dehşete düşüren olay, 4 Ekim günü saat 14.00 sıralarında Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Reşatbey Mahallesi’nde meydana geldi. Kuyumcu Zahir Cız, tanıdığı Hüseyin Altunbulduk ile iş yerinin önünde oturduğu sırada silahlı saldırıya uğradı.
Başından vurulan Cız, olay yerinde hayatını kaybetti. Karnına isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Altunbulduk ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Adana Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlanan Cız’ın cenazesi, yakınları tarafından alınarak Sarıçam ilçesindeki Buruk Mezarlığı’nda defnedildi.

SALDIRI ÖNCESİNDE KEŞİF YAPMIŞ
Cinayetin aydınlatılması için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği bünyesinde özel ekip kuruldu. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, saldırıyı gerçekleştiren kişinin daha önce “Kasten yaralama”, “Hırsızlık” ve “Mala zarar verme” suçlarından tutuklandığı, bir süre önce denetimli serbestlikle tahliye edildiği belirlenen Osman Altun olduğunu tespit etti.
Yapılan incelemede Altun’un saldırıdan önce bölgede keşif yaptığı ve Zahir Cız’ı gözetlediği, uygun zamanı bulduğunda ise silahlı saldırıyı gerçekleştirdiği belirlendi.

KUYUMCUNUN ÖNÜNE ZIRHLI ARAÇ YERLEŞTİRDİ
Soruşturma kapsamında Zahir Cız’ın, saldırının gerçekleştiği apartmanın önüne zırhlı araç yerleştirdiği ve bir süredir binadan ayrılmadığı tespit edildi.
Adana merkezli organize suç örgütlerinden “Şirinler” grubuna yakın olduğu belirtilen Cız’ın yaklaşık iki yıl önce “Bayğaralar” suç örgütünün elebaşlarından F.Ç. ile telefonda görüştüğü ve bu görüşmede tehdit edildiği öğrenildi.
Cinayet dedektifleri, bu bilgilerin ardından soruşturmayı örgüt bağlantısı ihtimali üzerinde yoğunlaştırdı. Yapılan araştırmada Osman Altun’un yargılandığı davalardan 18 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu, “Bayğaralar” suç örgütünün ise Cız’ı öldürmesi karşılığında Altun’a yurt dışına kaçırılacağı vaadinde bulunduğu öne sürüldü.

Zahir Cız
CİNAYETİN ARDINDAN SIK SIK ADRES DEĞİŞTİRMİŞ
Polis ekiplerinin yaptığı incelemede Osman Altun’un saldırının ardından bir ara sokakta tişörtünü değiştirdiği ve motosikletle Seyhan ilçesindeki İsmetpaşa Mahallesi’nde bulunan evine gittiği belirlendi.
Altun’un daha sonra taksiyle Çukurova ilçesindeki Söğütlü Mahallesi’nde bulunan bir portakal bahçesine geçtiği ve burada bir süre saklandığı tespit edildi. Şüphelinin ardından Küçük Dikili Mahallesi’ne, daha sonra da Demetevler Mahallesi’ndeki bir eve gittiği belirlendi.

JET SKİYLE YUNANİSTAN'A KAÇIRILMASI PLANLANDI
Plaka Takip Sistemi (PTS), Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, Osman Altun’un otoyol girişine yakın bir noktada durdurulan şehirler arası yolcu otobüsüne binerek Aydın’ın Söke ilçesine gittiğini belirledi.
Şüphelinin izini sürdüren cinayet dedektifleri, Altun’un son olarak Kuşadası’ndaki bir otele yerleştiğini tespit etti. Araştırmada, Altun’un jet skiyle Ege Denizi açıklarında bulunan bir tekneye götürülmesinin, buradan da Yunanistan’a kaçırılmasının planlandığı ortaya çıkarıldı.
OSMAN ALTUN İLE 9 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Tespitlerin ardından Adana polisi, Osman Altun’un kaldığı otele operasyon düzenledi. Polis ekiplerini görünce kaçmaya çalışan Altun, yapılan takip sonucunda yakalandı.
Cinayetin gerçekleştirilmesine, şüphelinin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettikleri belirlenen Recep Çağan (42), Mustafa Eser (28), Ali Can Yıldırım (26), Yahya Aktan (23), Abdurrahim Öner (32), Serhat Yıldız (25), Ayhan Akdağ (46), Memduh Akyol (22) ve Gürhan Özkan (28) da gözaltına alındı.

“İSMİNİ HATIRLAYAMADIĞIM BİR KİŞİ SALDIRIYI YAPMAMI İSTEDİ”
Emniyetteki sorgusunda ifade veren Osman Altun, saldırıyı bir kişinin isteği üzerine gerçekleştirdiğini ve karşılığında yurt dışına kaçırılacağının söylendiğini belirtti.
Altun ifadesinde, “Saldırıyı, ismini hatırlayamadığım bir kişi yapmamı istedi. Karşılığında beni yurt dışına kaçıracaklardı” dedi.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Osman Altun ile diğer 9 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
